2018 yılında iş kurmak isteyenler için iş kurma rehberi!

Ana Sayfa » İş Kurmak - 2018 yılında iş kurmak isteyenler için iş kurma rehberi! - haber24

Girişimcilik, Türkiye’de altın çağını yaşıyor. İşte iş kurmak istiyorum ne iş yapabilirim diyenler için düşük sermayeli iş fikirleri 2018 iş kurma rehberi…

iş kurmak ne iş yapabilirim 2018İş kurmak isteyen herkesin aklında bir iş fikri var. Bunu biz değil yapılan araştırmalar söylüyor. Örneğin, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 34 ülkenin incelendiği “Workmonitor İnsan Kaynakları İstihdam Araştırması Raporu“nun sonuçları oldukça dikkat çekici. Rapora göre, Türkiye’de katılımcıların genel olarak yüzde 76’sı girişimci olmak istiyor. Çünkü girişimci olmanın birçok avantajı olduğuna inanıyor. Dünya genelinde genç ve erkek katılımcılar, kadınlara nazaran başarısızlıktan daha fazla korkuyor. Türkiye’de başarısızlık korkusunda yüzde 52’lik oranla, ülkeler arasında 25’inci sırada yer alıyor.

Bu konuyla ilgili olarak girişim uzmanlarına ve kendi alanında söz sahibi isimlere danıştık. Birbirinin benzeri, taklit, yaratıcılıktan uzak işlerden uzak durulması, hepsinin ilk önerilerinin başında geliyor. Özetle, “Ne iş yaparsanız yapın bir fark yaratmalısınız” diyorlar. Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya, hedefleri olan insanların, olmayanlardan daha başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle de iş planı özellikle bir şirketin ilk beş yılında son derece önemli. Her yılı ve büyüme süreci dikkatlice planlamalı.

İş kurmak isteyenler için düşük sermayelerle yapılabilecek iş fikirleri

ÇOCUK KAMPÇILIĞI ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

Okul dışı eğitimin en önemli unsurlarından biri olan kamplara (doğa aktiviteleri, spor, sanat, İngilizce, bilim, bilişim, liderlik, vb.) ilgi görülmemiş düzeyde artıyor. 2017’de Türkiye’de, 5-17 yaş arası 1 milyon 500 bin çocuğun kampa gittiği belirtiliyor. Bu yaş aralığında 16 milyon çocuğun olduğunu belirtirsek pazarın muazzam büyüme potansiyeli ortaya çıkıyor.

“Geleceğin Yıldızları” adlı organizasyon şirketinin kurucusu Fahrettin Gözat, “Türkiye’de üç yıl sonra dünya kamp sektöründe söz sahibi ülkelerden biri haline gelecek” diyor. Kampçılık alanında en gelişmiş ülkeler Rusya, ABD, Kanada ve Japonya. ABD’de 14 bin civarı kamp var ve yılda 14 milyon çocuk kamplara katılıyor. ABD kamp pazarının hacmi 24 milyar düzeyinde.

Türkiye’de ise bu pazarın hacminin 350 milyon dolara yükseldiğini belirten Gözat, “Eskiden Türk öğrenciler yurtdışına kamp faaliyetleri için gidiyordu, şimdi ise yabancı öğrenciler Türkiye’yi tercih ediyor” diyor. Türkiye’de sayıları 10 bini bulan kampların yüzde 90’ı devlet tarafından organize ediliyor. Gençlik Spor Bakanlığı, İl Müdürlükleri, İl ve ilçe belediyelerden spor kulüplerine, derneklere ve vakıflara kadar düzenlenen kamplar bulunuyor. Özel kamplar sektörün ancak yüzde 10’unu oluşturuyor.

SİZ HAYAL EDİN, MAKİNESİ HAZIR

Bir dönem sadece büyükşehirlere hapsolmuş imalathaneler artık geride kaldı. Köyde bile istediğiniz imalathaneyi kurabiliyorsunuz. Yeter ki pazarı olan bir ürün bulup üretmeye karar verin. Örneğin, siyah sarımsak tozu, mercimek cipsi, Trabzon hurması kurusu, soslu mısır. Bu ve benzeri ürünlerin büyük bölümü hala ithal ediliyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün…

Eğer bu konularda bir girişim fikriniz varsa, binlerce makine çeşidiyle hemen her sektörden gelebilecek taleplere anında yanıt veren, anahtar teslimi imalathane, fabrika kuran firmalar imdadınıza yetişiyor. Üstelik bu firmaların faaliyet alanı sadece makine temini ya da makine parkuru kurmakla da sınırlı değil. Anahtar teslimi üretim tesisi kurmak, satış sonrası destek ve ihracat danışmanlığı da verilen hizmetler arasında. Bu firmalar, kurulan tesislerde üretilen malların pazarlaması konularında da yol gösteriyor. Örneğin, girişimcilere nasıl ihracatçı olacakları öğretiliyor. Bu konuda danışmanlık hizmeti veriliyor. Diğer yandan, işin başında, fizibilite çalışmaları sırasında girişimcilere daha önceki tecrübeler aktarılıyor.

İmalathane yatırım maliyetlerine örnek vermek gerekirse..

Sarımsak tozu üretmek için en az 100 metrekare kapalı alana ihtiyaç var. Toplam yatırım maliyeti 20 bin ile 200 bin dolar arasında değişiyor.

Dondurma üretim alanı 10 metrekare ile 300 metrekare arasında değişiyor. Toplam yatırım maliyeti ise 40 bin dolar ile 150 bin dolar arasında değişiyor.

ORGANİKTE MARKA DÖNEMİ

Organik tarımda yüksek cirolar elde etmeyi başaran çiftçi sayısı hızla artıyor. Cirosu 20 milyon TL’ye ulaşan keçi çiftliği Japonya’ya meyve suyu, Almanya’ya organik makarna, Dubai’ye organik tavuk ihracatı yapan firmalar var. Uluslararası Organik Tarım Hareketi Federasyonu’nun verilerine göre, Türkiye organik tarım alanlarının en hızlı büyüdüğü ülkeler arasında dünya genelinde dördüncü sırada. İlk üçte sırasıyla Yunanistan, Meksika ve Kazakistan var. 2012’de 12 bin organik ürünler üreten çiftçi sayısı günümüzde 70 bini aştı. Organik tarım bitkisel üretim alanı ise 89 bin hektardan 515 bin hektara yükseldi.

Üretim miktarları ise 310 bin tondan 1 milyon 829 bin tona ulaştı. Yatırımcıların ve iş kurmak isteyen girişimcilerin bu alana ilgisi sürekli artıyor.

Özetle, üretimde oldukça iyi bir noktadayız. Ancak satış, pazarlama ya da markalaşma konularında pazar yeterince hızlı büyümüyor. Oysa dinlenmiş organik sertifikalı ürünlere özellikle gelişmiş ülkelerde muazzam bir talep var. Türkiye’de üretilen organik ürünlerin büyük bölümü ihraç ediliyor. Kendi markasıyla üretilen ürünleri ihraç edebilen üretici sayımız ise son derece sınırlı. Bu alanda kendi işinizi kurmak istiyorum istiyorsanız, markalaşma ve pazarlama konusunda öncelikle eğilmeniz gerekiyor.

PASTANELER ŞENLENİYOR

Avrupa’da çok hoş, çok farklı pastane konseptleri görebilirsiniz. Bizde ise pastane kavramı daha dar ve kısıtlıdır. Ancak bu görümüm hızla değişiyor. Artık tercihlerde en önemli kriter ucuzluk değil. Kalite, hijyen, konfor, çevreye saygı gibi unsurlar da tercih nedenleri arasında yer alıyor. İşte, bu yeni trend pasta ve unlu mamuller pazarında markalaşmayı sağladı. Şık dekorasyonları ve son derece konforlu oturma mekanlarıyla müşterilerin beğenisini kazanan modern pastanelerin sayısı hızla artıyor. Üstelik bu tarz mekanlarda artık kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinin yanı sıra zengin içecek seçenekleri de var. İşte bu markalar şimdi birbiri ardına şubeler açarak başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok il ve ilçesine hizmet vermeye başladılar. İşin özü, pastane açma girişimi olanlar, değişen bu trendleri çok iyi takip etmeli ve tüketici kitlesinin talepleri doğrultusunda mekanlar geliştirmeye yönelmeli.

BİSİKLET PAZARI ÇOK DİNAMİK

İş kurmak istiyorum ne iş yapabilirim diyenler için bisiklet Türkiye’de yükselen bir trend. Şöyle etrafınıza bir bakın. Sokaklarda artık daha fazla bisikletlere olan ilgi arttı. Hem kullanım kolaylığı hem de konfor sunan bu tarz bisikletler oldukça ilgi görüyor. Dağ bisikletleri ise gençler arasında ilgi görmeye devam ediyor. Hedef kitlenin büyümesi, üretici firmaların tasarım konusunda atılımlar yapmasını sağladı.

Nüfusun yüzde 75’i 40 yaşın altında olan ülkemizin de bisiklet sektörü hitap ettiği kitle yönüyle de büyük bir potansiyele sahip. İstanbul, İzmir, Adana, Antalya başta olmak üzere birçok gelişmiş il ve ilçede bisiklet kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Bunda belediyeler tarafından yapılan bisiklet yollarının katkısı büyük. Diğer yandan özellikle çevreye ve doğaya duyarlı gençler arasında bisiklet tutkusu giderek yaygınlaşmakta. Yerli üreticilerin yanı sıra Uzakdoğu menşeli bisikletleri Türkiye’ye getiren ve bunları batileri aracılığıyla müşterilerine sunan distribütör firmalar da var. Bu firmaların distribütörlük fırsatları değerlendirilebilir.