Asgari ücret çok yüksek denilerek burnumuzdan mı getirilecek?


asgari ücretCumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Avrupa’da asgari ücret 200 Euro” diyerek Türkiye’de asgari ücretin Avrupa’ya göre yüksek olduğu imasında bulunması tartışmaları beraberinde getirdi. Tartışmada öne çıkan soru şöyle özetlenebilir: Asgari ücret 1300 lira yapılırsa, ‘çok yüksek’ denilerek burnumuzdan mı getirilecek?

Rakamın artmasıyla birlikte işçilerin başına gelebilecekler şöyle sıralanıyor: İşçi atma, kayıtdışı çalıştırma, işçileri daha çok çalıştırıp ücret artışının etkisin azaltma, kağıt üzerinde artış yapıp vermeme.

HİLEYE DİKKAT!

Sosyal-İş Sendikası tarafından hazırlanan ‘Asgari Ücret Raporu’na göre 1 milyon 434 bin 262 işyerinde 10’dan az işçi çalışmakta. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre bu iş yerlerinde 3 milyon 900 bin işçi istihdam edilmekte. Bu işyerlerinde çalışan işçilerin önemli bir kısmı asgari ücretli.

Mevzuat uyarınca, ücretleri bankadan ödeme zorunluluğu, 10 veya daha fazla işçi çalıştıran işverenleri kapsamakta. 10’dan az işçi çalıştıran işverenler, ödemeleri elden yapabilmekte. Bu tür küçük ölçekli işyerlerinde, işverenler işçilere asgari ücretin altında ödeme yapabilmekte, ancak işçilere tam ödeme yapmış gibi belgeler imzalatabilmekte.

Özellikle küçük ölçekli işletmelerde işverenlerin kanuna aykırı bu hilelerinin asgari ücretin 1.300 TL’ye çıkarılması durumunda artış göstermesi kuvvetle muhtemel. Dolayısıyla milyonlarca işçinin 1.300 TL’lik asgari ücreti eksiksiz alabilmesi için önlem alınması gerekmekte. Acilen 10 işçi şartı kaldırılmalı, tüm işyerlerinde ücretin banka kanalı ile ödenmesi zorunluluğu getirilmeli. Ve denetlenmeli.

İKİ YILDA BİR Mİ ARTACAK?

Basında yer alan bazı haberlere göre, İş Yasası’nın 39. maddesindeki “asgari ücretin en geç iki yılda bir belirlenebileceği” hükmüne dayanılarak, asgari ücretin 1.300 TL’ye çıkarılması durumunda 2016 ve hatta 2017 yılında asgari ücrete başka hiçbir artış yapılmayabileceği öngörülmekte.

Oysa yerleşik uygulamada, asgari ücret her yıl için yılın birinci ve ikinci altı ayları için ayrı ayrı belirlenmektedir. Bu uygulama sürdürülmediği takdirde, asgari ücrette kayda değer reel bir artış yaşanmayacak; sadece iki yılda yapılacak toplam artış peşin yapılmış olacak.

FATURA İŞÇİLERE KESİLMEMELİ!

Basında yer alan haberlere göre, AKP iktidarı, asgari ücretteki artışın işverenlere en az maliyet getirmesi için formüller arıyor. Bu formüllerin çoğu, işçi haklarının kısıtlanması anlamına geliyor.

Asgari ücretteki artışın işverene maliyetinin düşürülmesi için, işverenlerin sigorta primi ödeme ya da işsizlik sigortası primi ödeme yükümlülüklerinde indirime gidilmesi ya da asgari ücretteki artışın bir kısmının işsizlik sigortasından karşılanması halinde, işçiler için hayati öneme sahip olan sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası zayıflatılacaktır.

Öte yandan asgari ücretteki artışın oluşturacağı maliyetin bir kısmının Hazine’den karşılanması halinde, kamu bütçesine binen yükün, yeni zam ve vergiler olarak topluma yansıtılacağı aşikârdır. Toplumun büyük çoğunluğunu da asgari ücretliler ve hayatını ücret geliri ile sürdürenler oluşturmaktadır. Böyle bir yöntemin uygulanması halinde asgari ücrete yapılan artış emekçilerden geri alınmış olacaktır.

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ DIŞTA TUTULMALI

Hazırlanan ‘Asgari Ücret Raporu’nda, “Asgari ücret 1.300 TL’ye çıkarılacaksa, bu rakam, en düşük asgari geçim indirimi alan asgari ücretli işçinin eline geçen tutar olmalıdır” vurgusu yer alıyor.

Söz konusu vurgu net asgari ücretin, asgari geçim indirimi de dâhil edilerek hesaplanmasından dolayı yapılmış.  Asgari geçim indirimi işçinin evli ve çocuklu olup olmamasına, eşinin çalışıp çalışmamasına göre farklılık göstermekte. En az indirm ücreti bekâr ve çocuksuz asgari ücretliye verilmekte. Bu nedenle, eğer sırf kamuoyu nezdinde “asgari ücreti 1.300 TL yaptık” demek için, en yüksek asgari geçim indirimi alan işçinin eline geçecek net asgari 1.300 TL’ye çıkarılırsa en az alanlarla fark oluşacak. Bu durumda en asgari geçim indirimi alan bekâr ve çocuksuz asgari ücretlinin eline geçecek net asgari ücret 1.300 TL değil yaklaşık 1.230-1.240 TL civarında olacak.

Eline net en düşük ücret geçen işçinin, ücreti net 1.300 TL’ye çıkarılmadığı sürece, asgari ücret vaadi yerine getirilmiş olmayacak.

TÜRKİYE ASGARİ ÜCRETTE AVRUPA ORTALAMASININ ALTINDA!

AVRUPA’da asgari ücret uygulamasının olduğu 27 ülkeye ilişkin verileri değerlendiren Sosyal-İş Sendikası şu sonuçlara ulaşmış:

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Avrupa’da asgari ücret 200 Avro’ sözü gerçeği yansıtmıyor. Avrupa’da asgari ücretin ortalaması brüt 706 Avro. Avrupa’da asgari ücretin brüt 200 Avro’nun altında olduğu sadece iki ülke var, asgari ücret Bulgaristan’da brüt 194, Arnavutluk’ta 157 brüt Avro.
  • Türkiye, Avro üzerinden yapılan sıralama bakıldığında, asgari ücrette, 27 ülke arasında 14’üncü sırada yer almakta. Avrupa’da asgari ücretin ortalaması brüt 706 Avro iken, Türkiye’de asgari ücret brüt 425 Avro. Türkiye’de asgari ücret, Avrupa ortalamasının ancak yüzde 60’ı düzeyinde.
  • Türkiye’de asgari ücret tüm gelişmiş Avrupa ekonomilerinin gerisindedir. Türkiye’de asgari ücret Birleşik Krallık, Hollanda, Belçika, Almanya, Fransa gibi ülkelerdeki asgari ücretin 3’te birinden daha az.
  • Türkiye’de asgari ücret çok ağır bir ekonomik kriz süreci içinde olan İspanya ve Yunanistan’ın altında.

TÜRKİYE OECD’DE ASGARİ ÜCRETTE SON SIRALARDA

  • Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verilerine bakıldığında da Türkiye’nin asgari ücrette ‘nerede’ olduğu görülmektedir.
  • OECD’nin satın alma gücü üzerinden yaptığı “yıllık gerçek asgari ücret” hesaplamasına göre Türkiye asgari ücretin uygulandığı 25 OECD ülkesi arasında 17’nci sırada yer almaktadır.
  • OECD’de yıllık gerçek asgari ücret ortalaması 14.597 iken, Türkiye’de 11.038’dir.
  • Bu hesaplamaya göre de Türkiye’de asgari ücret, birçok gelişmiş ekonomideki asgari ücretin ancak yarısı kadardır.

ASGARİ ÜCRET REFERANS OLMAKTAN ÇIKTI

SOSYAL-İŞ’in Asgari Ücret Raporu’ndaki bir başka tespit de şöyle:

  • ASGARİ ücretin amacı, ülkedeki ücret düzeyini belirlemek değil; ödenecek en düşük ücreti belirlemek, ücretler için bir referans noktası oluşturmaktadır. Dolayısıyla, asgari ücretin bir istisna olması gerekmektedir. Ancak Türkiye’de asgari ücret, bir referans ücreti olmaktan ziyade, işçilerin yaklaşık yüzde 40’ının ücretidir.
  • Bu koşullarda işçilerin asgari ücrete mahkûm olmaması için başta işkolu ve işyeri/işletme barajları olmak üzere sendikal hakların önündeki tüm engeller kaldırılmalı, işçi ücretleri toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilmelidir.

2016 YILI EKİM AYINDA 1230 TL’YE DÜŞECEK!

Son iki yılın toplamında gelir vergisi dilimlerindeki artış oranı, asgari ücret artış oranının gerisinde kaldığı için asgari ücretlinin yüksek vergi dilimi içerisinde yer alması kolaylaştı.

Asgari ücretli, 2015 yılının Aralık ayında yüzde 15’lik gelir vergisi diliminden yüzde 20’lik gelir vergisi dilimine geçecek. Bunun sonucunda Aralık ayında asgari ücretlilerin ödeyeceği gelir vergisi 31,29 TL artacak, asgari ücret 31,29 TL düşecek!

Asıl düşüş, asgari ücretlilerin ikinci gelir vergisi dilimine girmemesi için güncellenme olmazsa 2016 yılı ekim ayında yaşanacak. Ve asgari ücret 1230 TL’ye düşecek!

Asgari ücretin 1.300 TL olacağına ilişkin vaadin gerçekten tutulması için, ikinci gelir vergisi diliminin en az yüzde 30 artırılması şart. Aksi takdirde, asgari ücretli, ücretine yapılan artışın dörtte birini Ekim ayından itibaren devlete geri ödeyecek. (EVRENSEL)


Recommended for you

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.