Big data fırsat mı tehdit mi?


Büyük veri (big data) fırsat mı yoksa tehdit mi? Against All Odds Productions’ın kurucu ortakları olan Rick Smolan ve Jennifer Erwitt tarafından hayata geçirilen “The Human Face of Big Data” (Büyük Verinin İnsani Yüzü) belgesel filmi, sadece bilgisayarlar, akıllı telefonlarla değil, sosyal medya ve online alışveriş başta olmak üzere internetteki her hareketimizle beslediğimiz Büyük Veri’nin (Big Data) insanlığa sunduğu fırsatlar ile birlikte, oluşturduğu riskleri de gözler önüne seriyor.

big data
Tüm bu cihazlar ve makineler, bugünlerde yarattığımız her şey, telefonlar, bilgisayarlar veya arabalar ya da buzdolapları olsun, etrafa veri saçıyor.

Bilgi, karayolu gişelerinden park yerlerinden, internet aramalarından, Facebook’tan veya telefonunuzdan alınıyor. Yaptığınız her şey, dijital bir iz bırakıyor.

Artık egzabayt ve perabaytlar boyutunda veriyi topluyoruz ve bu veri setinden bakıp, daha önce hiç görmediğimiz bir dünyayı görmek için inanılmaz güçlü algoritmaları kullanıyoruz.

2003’ten beri, tarih boyunca yaratılan tüm kayıtlardan daha fazla veri üretildi. Tüm dünya gerçek zamanlı olarak kaydediliyor. Bu veri, bilgiyi ve anlamayı yaratıyor. Her yerde bulunabilen ve çok ucuz olan sensörler ile bilgi toplama çağına giriyoruz, bu bilgiyi devamlı olarak işleyebilir ve bazı şeyleri gerçekten bilmeye başlayabiliriz. Yani ne kadar çok bilgi toplarsak çözdüğümüz sorunlar da o kadar büyük olur.

Her güçlü cihazın karanlık bir yanı vardır. Dünyayı değiştirecek her şeyin, tanımsal olarak, iyi olduğu kadar kötü yönde de değiştirebilmesi gerekir. Biri olmadan diğeri olmaz.

Artık bugün, gerçekten anonim olmak neredeyse imkânsız. İnsanların hayatı da şeffaf hale geldikçe, ilginç sorular da olacaktır. Bu büyük verinin en temel sıkıntılarından biri. Hem iyi yönde hem de sistemimizi mahvetme yönünde çok fazla fırsatı var.

Bu iklim değişimi sorunu değil, sağlık veya iş değil. Tüm sorunlardan bahsediyoruz. Yapmamız gereken şey toplum olarak düşünmek. Yaşam kalitesini yükseltmek için çok fazla fırsat var. Veri konusunda en heyecan verici şeylerden biri, size ekstra algılar verdiğini biliyor olmak. Bu yeni fonksiyonlara sahip küresel bir beyin inşa ediyoruz. Dünyayı algılama yeteneğimizle doğru oranda genişliyor.

Bu bilim işin çok daha başında. Her türden veriler ve bilgiler her gün yaşadığınız dünyanın içinde duruyor. Asıl olan şey ise bunun toplamaya başalyacağız ve bunu görüp anlam kazandırmaya başlayacağız. Ve bu değişim dalgası bizleri alıp hayal bile edemeyeceğimiz yerlere götürecek.

Büyük veri yolcuğunun daha başındayız. Bir şeyleri nasıl değiştireceğinizi bilmiyorsunuz, ama değiştirecek.

The Human Face of Big Data” (Büyük Verinin İnsani Yüzü) belgeseli her 2 yılda bir ikiye katlanarak artan veri ile 2020 yılına kadar 40 trilyon gigabayt hacminde (40 zetabayt) verinin hayatımıza gireceği belirtiliyor. Analytics Center ve Sabancı Üniversitesi Veri Analitiği Yüksek Lisans Programı tarafından gerçekleştirilen “The Human Face of Big Data” özel belgesel gösteriminde, bu olağanüstü bilgi devriminin tüm vaatleri ve riskleri birlikte değerlendirilerek merak edilen sorulara yanıtlar arandı.


Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.