Fransa’nın denizaşırı toprakları: Fransız Polinezyası

Ana Sayfa » Gezi Rehberi - Fransa’nın denizaşırı toprakları: Fransız Polinezyası - haber24

Fransız Polinezyası, Polinezya’da dağınık hale bulunan 118 küçük ve volkanik adadan oluşan takımadaların ismi. Burası Fransa’nın denizaşırı toprakları. Güney Amerika ile Avustralya’nın tam ortasında, Batı Avrupası kadar bir alan kaplayan Fransız Polinezyası, Kaşif Louis Antoine de Bougainville’nin 1771’de buradaki yerli kadınların “Tanrıça Venüs’ün yeryüzündeki yansıması” olduğunu yazmasından beri rüyaları süslüyor.  Fransız ressam Paul Gauguin, yaklaşık 75 yıl sonra bu adalar topluluğuna gelip yarı giyinik yerlilerin resimlerini yapmasıyla iddia tamamlandı ve Venüs(ler) artık aramızdaydı.

Yakıcı güneşin altında, açıklardaki mercan kayalıklarından birinin üzerinde çıplak ve yalnız güneşleniyorsunuz. Okyanus, birkaç adım ötenizdeki resiflere çarpıp size en güzel yalnızlık şarkılarını kısık sesle mırıldanıyor, rüzgar hafifçe masaj yapıyor teninize. Karada size hizmet etmek için bekleyen palmiye ağaçları, birkaç yüz metre ileride sizi bekleyen lagünler… İşte Fransız Polinezyası’nda minimum hissiyatınız bu kıvamda olacak.

Ada insaları sıcakkanlı, sempatik ve bir o kadar da egzotikler. Adalar, Avrupalılar tarafından keşfedilmeden ve göç hareketleri başlamadan önceki yaşantısı hakkında bilgi veriyor. Dünyanın hemen her tarafında İlk Çağlara yönelik bilgi ve buluntulara rastlanmasına rağmen Pasifik Adaları ile ilgili böyle bir bilgi yok. Bu konudaki en önemli bilgi ve belgeler ada halkının kendi. Görünümleri, dilleri, inançları, ayinleri, dansları, efsaneleri, gelenekleri adanın geçmişini aydınlatan canlı kanıt ve belgeler.

Bu adalar topluluğunun en bilinenleri Sosyete Adaları’dır. Akarsuları ve dağlarıyla sonsuz güzelliktedirler. Sinvri doruklarıyla Moonrea adaları, salaş kalabalığı ve şekilciliğiyle ressamların gönlünü çalan Tahiti, mercan resifleriyle Huahine, Raiatea, Tahaa, kraliçe Bora Bora, fosfat zengini Makatea, ıssız Mangareva, yalın Tuamotu, çoğunluğu bakir ormanlardan oluşan Tubuai, kale kalıntılarıyla Rapa Adası, 2007 yılında Polinezya’ya dahil olan Clipperton Adası ve Fransız Polinezyası’nın diğer ada üyeleri.

Burada zaman kavramı, bilinenden çok farklı işliyor. Güneşin doğayı sarmaladığı bir an, okyanusun resiflere çıktığı dakikalar, suyun en güzel saatleri, kumun serinlemeye başladığı zaman dilimi, şarkı söyleyip dans etmeniz gereken akşamlar var.

Sükunetin sizi misafir edeceği bu adalarda modern dünyaya ait arayacağınız tek şey bir fotoğraf makinesi olacak belki de. Ama sonra birden gülmeye başlayacaksınız. Çünkü nerede olduğunuzun farkına varacaksınız, burası bakir kaldığınca güzel…

Tahiti Adasıtahiti adası

Pasifik Adaları’nın ve Polinezya Üçgeni’nin tüm güzelliklerine sahip, egzotik, macera ve romantizm dolu bir vaha. Güney Pasifik Okyanusu’nun altında konumlanmış bu ada, suyun üzerindeki alımlı bungalovları ile inziva ve mahremliğin adası.

Polinezya SPA’sıyla kendiniz şımartabileceğiniz bu adada gezinti yapmak, yürüyüş kavramının anlamıyla yeniden tanışmanıza vesile olacak. Balayı çiftinin nihai mekanlarından olan Tahiti, cennete yolculuğun provası olarak kabul edilir.

Doğasını, havasını, kumunu, denizini tek şekilde tarif edebiliriz: Gidip görmeniz lazım! Bu adalar arasında yelkeni, motorlu tekne, yat turuna çıkabilir ya da mercan resiflerini uçak turuyla manzaralı olarak seyredebilirsiniz.

Bora Bora Adası

Bora Bora AdasıBembeyaz narin kumsalları, kristal suları, mercan gölleri ile cennete nispeten Bora Bora Adası‘nda Temmuz’dan Ağustos’a kadar süren Heiva Festivali düzenleniyor. Güney Polinezya’dan gelenlerle şenlenen festival boyunca şarkı söyleyip dans edeceksiniz.

Polinezyalı yerleşimcilerin adaya ilk olarak 4. yüzyılda ayak bastıkları düşünülüyor. Tahiti dilinde “İlk Doğan” anlamına gelen Bora Bora’yla Avrupalılar ilk kez 1722 yılında tanışıyor. 1842’de ise ada, Fransız himayesinde giriyor. İnsanların hayallerini süslemek gibi bir misyonu olan ada, Sosyete Adaları’nın içindeki Leeward Adaları’na bağlı. Mercan kayalıklarının içinde sönmüş iki yanardağ oluşturduğu bu volkanik ada, çok büyük bir kuş cinsine barınaklık ediyor ve 500’e yakın balık ve kaplumbağa türü de adayı çevreleyen denizde ikamet ediyor. Bu nedenden dolayıdır ki adanın en turistik olayı sualtı dünyası ve dalış etkinlikleri. Köpekbalığı beslemek gibi bir fanteziniz varsa Bora Bora doğru adres. Doğal güzellikleri dışında dolaşıp görebileceğiniz tek espirisi ise II. Dünya Savaşı’ndan kalma toprakları: zira Amerika savaş esnasında bu adayı üs olarak kullanıp silahlandırmış. Ancak ada çatışmaya hiç katılmamış ve savaşı zayiatsız kapatmış. Adada lüks olarak Pasifik’in derin mavi suları, bir kum tanesi olmak isteyeceğiniz sakinlikteki bembeyaz kumsalları, mercan gölleri, yeşilin hakkını veren doğası, daimi yerleşikleri dışında ultra modern otelleri ve resortları bulunuyor. Buranın en ayırt edici özelliği okyanusun üzerindeki bungalov evler. Altları camdan yapılmış olan bu bungalov evlerle ilgili söylenebilecek tek şey; umarız sağlam hayal gücünüz vardır ve altınızdan geçen köpekbalıklarına karşı tepkisiz kalabilirsiniz. Tabii ekonomik sınıf oteller ve pansiyonlar da alternatifler arasında.

Fransız Polinezyası’nın ıslak ve kuru olmak üzere iki mevsimi var: Islak Mevsim, Polinezya yazı; Kuru ise Polinezya kışı. Ancak burada yaz kış kavramı bizimkinden farklı olduğundan adaya kışın gitmekte fayda var. Çünkü buranın yazı saunadan farksız oluyor. Kışları ise 24-28 derece arasında değişiyor ve en uygun zamanlar da Mayıs ve Ekim ayları arası.

Moorea Adası

Moorea AdasıBurası olabildiğine sakin ama bir o kadar da hırçın. Göl dağlarının çevrelediği yeşil rengiyle okyanusun derinliklerinden fırlayan Moorea Adası, fotojenik şelalelerin geçtiği, eğrelti otlarının kayalıklardan aşağı aktığı, vanilya ve ananas arazileriyle kaplı, Hindistan cevizi ağaçlarının arasında saklı uluslararası mutfakları, Fransız şaraplarının en iyilerine sahip restoranlarıyla güney denizi hayali kuranların adası. Engebeli tepeleri ve keskin dorukların vadilere sokulduğu volkanik kalıntılarıyla Polinezya rüyasının başladığı yer burası.

Moonrea Adası’nda meyve içkileri fabrikaları ve otantik zanaatleri görebileceğiniz Tiki Köyü’ne uğramalısınız. Tiki Köyü’nde Rom Punch karşılaması, ateş dansçılarının geleneksel ve davetkâr gösterileri, barbekü ve şarabın tadını çıkarabilirsiniz. Okyanusun sularına inerek tropik balıklarıla yüzebilir, yunuslarla konuşmayı deneyebilirsiniz.

Tuamotu Adaları

Tahiti, Moonrea, Bora Bora gibi modern dünyanın çoktan ulaştığı bu adalar değil de, dünyanın bir ucunda, kitaplardaki gibi adı konmamış bir yerse aradığınız Tuamotu Adaları’na gitmelisiniz. 78 mercan adası, palmiye ağaçları, kumdan oluşan bu adada bir tane şaraphane var.

Huahine Adası

O da her şeye rağmen tatilde olduğunuzu hatırlatmak için. Yeşilin ne kadar çok tona sahip olduğunu Huahine Adası’nda öğrenebilirsiniz. Huahine yani Vanilya Adası, Moorea ve Bora Bora adalarının yanında çok fazla popülarite kazanmamış bir ada. Sessiz, sakin ve turusti az olan Huahine, iki adadan oluşuyor. Ortalarından deniz geçen ve mercan kayalıkları ile çevrili adalar birbirlerine köprü ile bağlanmışlar.


personel alımı, memur alımı 2018, memur forum, memurlar.net, kpss, iş ilanları 2018, eleman.net, secretcv, kariyer.net, açıklandı mı, işçi alımı, yenibiris.com hürriyet gazetesi iş ilanları, takvim gazetesi, posta gazetesi iş ilanları sitesi.