Browsing Category

Ekonomi

Ekonomi,

Sıcak para bizi istiyor mu?

sıcak para nedirÜlkemizde yurtiçi tasarruflar, yatırımlara dönüşecek düzeyde yeterli gelmiyor. Bu ekonomimizin aynı zamanda tarihi problemi. Bu nedenle yatırım için yabancı tasarruflara ve bunları ülkemize çekmeye ihtiyacımız var, dışarıdan borçlanabildiğimiz ölçüde yatırım ve üretim yapabilmekteyiz. Üretim yapabilmek için ithalat yapmak zorundayız ( enerji – makine vb ) ihracatımız ithalatımızı karşılayacak düzeyde değil çünkü yüksek katma değer yaratacak teknolojik ürün üretemiyoruz. Bu nedenle de öncelikle dış ticaret açığımız ve dolayısıyla cari işlemler açığımız artıyor.

Sıcak para, faiz almak, borsada para kazanmak için bir ülkeye “şıp diye giren, şıp diye çıkan” paradır. (1) Ne kadar ve ne zaman geleceği, çıkacağı belli değildir. (2) Büyük ölçüde girince ülkede döviz fiyatını düşürür.

Yabancı yatırımlar iki yolla ülkeye nasıl gelir?

Doğrudan yabancı sermaye yatırımı : yabancıların ülkemizde fabrika açarak ya da şirket alarak imalat yapmasıdır. Bu sermaye kalıcıdır, istihdam yaratır ve üretim yapar. Bu tür yabancı şirketler gittikleri ülkede yatırım yaparak kar elde eder ve bunun bir bölümünü kendi ülkelerine götürürler.

Portföy yatırımları : hisse senedi almak veya borsaya yatırım yapmak, devlet tahvili veya bono satın almak ya da kredi vermek şeklinde ülkeye gelir. Kısa vadeli dış kaynaklı finansal sermaye deriz. Amacı kısa sürede anaparasıyla birlikte hisse senedinin değer artışından ya da tahvil veya mevduatın faizinden yararlanıp ülkesine dönmektir. Portföy yatırımı dediğimiz finansal sermaye yatırımında kısa sürede para kazanıp geri gittiği için SICAK PARA olarak adlandırılır.

Bir ekonomide ne kadar az sıcak para olursa ve bunun giriş çıkışı ne kadar kısıtlı olursa ekonomiye etkileri de o kadar az olur. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde tercih edilen elbette istihdam doğrudan yabancı sermaye dediğimiz fiziksel yatırımlardır.

Sıcak para her zaman risk taşır eğer bir ülkede siyasi ve / veya ekonomik olarak işler kötüye giderse borçlanma ve doğrudan ( fiziksel ) ve portföy ( finansal ) sermaye yatırımlarında zorluklar ortaya çıkar. Oluşan ani risk algısı ile ekonomi ve siyasete duyarlı hale gelen yabancı yatırımcılar yurt dışına çıkmak isteyebilir bu durum da sıcak para ülkeden kaçıyor şeklinde yorumlanıyor. Sıcak paraya bağımlı olmak, küreselleşen dünyada bağımsız ekonomik ve siyasi karar almayı zorlaştırıyor.

Sıcak parasız yapamayız, sıcak para girişi devam etsin ama, bu kadar çok sıcak para gelmesin istenir. (arz-talep fazlası nedeniyle) dolar fiyatı ucuzlar yani kur düşer. Dolar ucuzlayınca, ithalat ucuzlar ve İthalatta patlama yaşanır. Ucuz ithalat nedeniyle iç talep büyür ve İç talep büyüyünce dış ticaret açığı artar. Sonuçta cari açık (döviz açığı) tırmanışa geçer.

Sıcak para girişi nasıl engellenebilir?

Merkez bankaları sıcak para girişini genelde sıcak paraya vergi koyarak , bankaların kredilerini sınırlayarak ve iç talebi kısarak yapmaya çalışırlar. Ülkede serbest döviz sistemi var ve döviz giriş ve çıkışı kontrole tabi değil ise, sıcak para girişi sadece sıcak paranın getirisi küçültülerek engellenebilir. Borsa ve faiz kazandırıyor ise giriş çıkışta vergi yoksa sıcak para girişi devam eder.

Sıcak paranın sağladığı avantajlar nelerdir ?

Türkiye gibi döviz darboğazı yaşayan ülkelerin herhangi yeterli miktarda ihracat yapmadan da döviz kazanmasını sağlayarak, döviz krizine girmesini engeller. Toplam talebi artırır ve ekonomiyi canlandırır. Döviz girişi kurun yükselmesini engellediği ve ithalat maliyetlerini düşürdüğü için de enflasyonun gerilemesine yardımcı olur.

Bizim ligimizdeki gelişmekte olan finansal piyasalara sahip ülkeler için uluslar arası literatür göstermektedir ki ; tek başına cari işlemler açığı dahi ülkeyi finansal krize sürükleyebilmektedir.

Fatma Acar Ünlü / Ekonomist

Ekonomi,

JPMorgan Çin’in 2018 büyüme tahminini yükseltti

JPMorgan, Çin’in 2018 yılına dair büyüme tahminini yüzde 6.5’ten yüzde 6.7’ye yükseltti.

çin 2018 büyüme tahminiHong Kong merkezli Haibin Zu yönetimindeki ekonomistler, yazdıkları notta, “İç politikaya ilişkin görünümün 2018’e girilirken beklentilerimizle büyük ölçüde paralel olmasına karşın küresel büyüme görünümü, son dönemde daha güçlü hale geldi” ifadesini kullandı.

JPMorgan tarafından yapılan yukarı yönlü revize, Çin ihracatına olan talebin hızlandığına dair kanıtlara bağlı olarak gerçekleşti. Yine de, ABD ve Çin arasında ticarete dair gerginliğin artması, endişe yaratmaya devam ediyor.

JPMorgan Boosts China 2018 GDP Outlook to 6.7% on Global Demand

Borsa,

Hisse senetleri pahalı mı?

Boston Consulting Group, 250 yatırımcıyla yaptığı bir ankette “Hisse senetleri pahalı mı?” sorusuna “Evet” cevabını verenlerin oranı yüzde 68.

hisse senetleri pahalı mıBoston Consulting Group’un toplam 500 milyar dolar civarında bir portföy yöneten 250 yatırımcıyla yaptığı bir ankette katılımcıların yüzde 46’sı 2018’de hisse senedi piyasası için “karamsar” olduklarını söylemiş. Bu oran geçen yıl sonunda 2017 yılı için yüzde 32’ymiş.

Ankete katılanların yüzde 68’i hisse senetlerinin aşırı pahalı olduğunu ifade etmiş. Geçen sene “Hisse senetleri pahalı mı?” sorusuna “Evet”cevabını verenlerin oranı sadece yüzde 29’muş. Karamsarlık oranında çok ciddi bir artış var.

Bu yıl hem hisse senedi piyasalarına hem de makroekonomik ortama yönelik düşüş eğilimi 2009’dan bu yana en yüksek seviyededir. Ankete katılanların yaklaşık% 2’si (% 46) önümüzdeki yıl hisse senedi piyasaları konusunda kötümser olup, 2016’da% 32’den önemli bir sıçrama 2016’da ise% 19’dur. Yatırımcıların üçte birinden fazlası (% 36) önümüzdeki üç yıl boyunca piyasanın potansiyeli hakkında düşüş eğilimi gösteriyor ve 2016 araştırmasının kendini tanımlayan ayılar yüzdesini iki katına çıkarıyor (% 16). Katılımcıların% 68’i pazarın aşırı değerlendiğini düşünürken ortalama 15 puanlık bir orana sahip. Geçen yıl yapılan ankette, yatırımcıların% 29’u pazarın aşırı değerlendiğini düşünenlerin iki katından fazla. 2017 araştırmasında kendini tanımlayan ayılardan% 79’u, kötümserliğinin nedeni olarak pazarın aşırı değerlenmesini belirtti.

boston consulting group hisse senedi anketi

Yatırımcıların endişeleri değerleme seviyeleri ile sınırlı değildir. Finansal krizin yaşanmasından neredeyse on yıl sonra, yatırımcıların yaklaşık% 80’i önümüzdeki üç yıl içinde bir durgunluğun başlamasını bekliyor ve katılımcıların yarısından fazlası önümüzdeki iki yıl içinde birinin olmasını bekliyor. Bu kötümser görüşün altında yatan en sık nedenler, faiz oranlarının yükselmesi (ayıların% 45’i), ABD’nin siyasi iklimi (% 40) ve istikrarsız jeopolitik (% 31) gibi makro etkenlerdir.

Increasingly Bearish Investors Seek Long-Term Value Creation

Ekonomi,

Türk şirketleri Yunanistan’da büyük başarılara imza atıyor

Avrupa Birliği’ne girdikten sonra kişi başına milli gelirin 20 bin euroya yükseldiği Yunanistan’da halk rahata alıştı. Çalışmayı seven ve bu pazara giren Türk şirketleri büyük başarılara imza atıyor.

Ancak çalıştıracak personel bulmakta zorlanıyorlar. Ayrıca geç saatlere kadar çalışan Türk çalışanlar, Yunan şirketlerin de gözdesi haline geldi. Kıbrıs sorunu hala iki ülke arasında büyük bir sorun olarak dururken, son dönemde devlet başkanlarının ikili temasları Yunanistan ile olan ilişkilerimizin daha sağlıklı zemine oturmasını sağladı. Bu da yeni fırsatları beraberinde getirdi. Yatırım fırsatları yazı dizisi Yunanistan ile devam ediyor. Sınır komşumuz Yunanistan son yıllarda en iyi ticaret partnerimiz oldu. Özellikle bir biri ardına Türk mağazaları şehrin en merkezi yerlerinde açılıyor. Güllüoğlu, Tike, Koton, İpekyol, Machka, İnci Ayakkabı ve Gizia Yunanistan’da öne çıkan Türk yatırımları. Bu yatırımlar Yunan hizmet sektörünün şeklini dahi değiştiriyor. Mesai dışında çalışmayan Yunan halkına karşına fedakarca çalışan Türk işçileri, yunan mağazaları transfer listesinde yer alıyor.

TİCARET HIZLA ARTIYOR

Bu arada, Yunanistan ile yapılan ticaret Türkiye ekonomisi için önemli bir noktaya geldi. 2000 yılında 420 Milyon dolar olan ihracatımız, 2007 yılı sonunda 2 milyar doları ulaştı. Yunanistan, beyaz eşyadan otomobil yedek parçasına, elektronikten inşaat malzemelerine toplam talebinin yüzde 80’ini dışardan sağlıyor. Bu da ülkeyi Türk ihracatçısı açısından cazip kılıyor. Yunanistan’da 2008 yılında ortalama büyümenin yüzde 3.8 civarında olacağı bekleniyor. Bu rakam Avrupa Birliği ülkelerine göre oldukça iyi bir büyüme oranı olarak gösteriliyor. Yunanistan’ın hızlı büyüdüğü sektör ise finans. Yunanlıların bu sektördeki başarısını yakından biliyoruz. Çünkü, Türkiye’de de iki önemli bankayı alarak finans sektöründe söz sahibi konumuna geldiler. Diğer taraftan, Yunan bankaları 1.100 den fazla şube kurarak, Batı Avrupa bankacılık pazarının yüzde 20’sine hükmediyor.
Öte yandan Türkiye’de, 80 Yunan firması faaliyet gösteriyor ve bunların yatırımlarının toplamı 7 milyar euroyu aşmış durumda.

DÜNYA DENİZ TAŞIMACILIĞININ YÜZDE 20’Sİ ELLERİNDE
Yunanistan üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada olmanın avantajlarını kullanmasını bilen dünyadaki ender ülkelerden biri. Halen dünya deniz taşımacılık filosunun yüzde 20’sini elinde bulunduruyor. Öte yandan yer üstü ve yer altı doğal kaynakları açısından ise fakir denebilecek ülkeler arasında yer alıyor. Ülkenin sadece yüzde 23’ü tarıma elverişli. Geri kalan kısmı genellikle bozkır ve makilerden oluşuyor.

KENDİNİZİ YABANCI HİSSETMİYORSUNUZ
Yunanistan’ın başkenti Atina’da kendinizi asla yabancı hissetmiyorsunuz. Şehir, İstanbul’dan beter bir trafiğe sahip. Her tarafta Smart arabalar ve motorsikletler göze çarpıyor. Şehrin içinde ise teknolojisi eskimiş olsa da troleybüsler hala vızır vızır çalışıyor. Yunan halkının tavırları, diyalogları neredeyse Türkiye ile aynı. Şehir de devamlı bir hareketlilik ve koşturmaca hâkim. Dikkat çeken başka bir nokta ise mülteciler olarak gösterilebilir. Atina’nın özellikle biraz dışına çıkıldığında kendinizi bir Afrika ülkesinde zannedebilirsiniz. Resmi rakamlara göre bugün sadece Atina’da 100 bini aşan mülteci yaşıyor. Ülke genelinde ise bu rakam 500 bini buluyor

KOUTSİKOS: TİCARETMİZİ KATLANARAK ARTIYOR
Yunanistan araştırmamızın ilk durağı olan Yunan Türk İş Konseyi Başkanı Panagiotis Koutsikos, ülkelerinin, Türkiye için çok ciddi bir potansiyel taşıdığını söylüyor. Türk işadamlarının her türlü sanayi ürününü gümrüksüz ve kotasız olarak Yunanistan’a satabilme şansına sahip olduğunu belirten Koutsikos, “Türk girişimcisine Yunanistan’da ihtiyaç var. Burada özellikle hizmet sektöründe Türklerin önü çok açık. Türk ihracatçısı için de Yunanistan bulunmaz bir nimet. Sınır komşusu olmasının ötesinde, kültürel benzerliklerimiz var. Bir birimiz iyi tanıyoruz. Bu da ticaret için önemli bir avantaj. Ayrıca Yunan halkı Türkiye menşeli ürünlerin kalitesi ve standardı konusunda da hiçbir ön yargı taşımıyor. Ticaretimiz her yıl katlanarak gelişiyor. Türk girişimcileri burada görmek istiyoruz” diyor.

TUNCER: YUNANİSTAN TİCARİ PARTNER OLARAK TÜRKİYE’Yİ SEÇTİ
Görüşlerine başvurduğumuz bir başka isim İse Atina Ticaret Müşaviri Bülent Tuncer. Yunan sanayisinin çok ciddi bir krizde olduğunu ve iç talebi zorunlu olarak ithalat ile karşıladığı bilgisini veren Tuncer, “Başlangıçta 200 ya da 300 milyon dolar olan ticaret hacmimiz şimdi 3 milyar doların üzerine çıktı. Çünkü Yunanistan artık ticaret partneri olarak Türkiye’yi seçti. Avrupa menşeli ürünler kaliteli ancak çok pahalı. Çin’e verilen bir siparişin gelmesi ise en az 3 ayı buluyor. Türkiye hem kalite anlamında hem de lojistik avantajı ile en şanslı ülke konumunda. Öte yandan mağazacılık açısından bu pazar çok önemli. Yunanistan Türk markaları için Avrupa’ya açılan bir kapı. Burada deneyim kazanan markalar Avrupa pazarında hızlı bir yükselişe geçiyor” diyor

COTON: EN BÜYÜK SORUN ÇALIŞACAK İNSAN BULMAK
Yunanistan’da 2 adet mağaza açan Koton ise ülkeyi Avrupa’ya açılan bir kapı olarak görüyor. Mağazanın Genel Müdürü Mihalis Kosta’ya göre son dönemde artan Türk mağazaları Yunanistan hizmet sektörüne büyük bir ivme kazandırdı. Özellikle kaliteli hizmeti ile dikkat çeken Türk girişimcileri, Yunan mağazaları dahi örnek olmaya başladı. Öte yandan Kosta, Yunan hizmet sektörüne ilişkin ilginç bilgiler de veriyor. Yunan halkının çalışmayı pek sevmediğini bu nedenle de hizmet sektöründe çalışacak eleman bulmakta zorlanıldığını anlatan Kosta, “Diyelim ki saat 6’da mesai bitti. İstediğiniz kadar prim verin o kişiyi bir dakika mağazada tutamazsınız. Ancak Türkiye’den gelen çalışanlar hem işi biliyor, hem de fedakârca çalışıyor. Bu nedenle Türk mağazalarının yanı sıra Yunan mağazaları da Türkiye’den hizmet sektörü için işçi ithal etmeye başladı. Mevcut Türk işçileri de Yunan mağazalarının transfer listesinde yer alıyor. Ülkede çok fazla mülteci var. Ancak bunlar ortadoğu ve Afrika kökeni ve hizmet sektöründe çalışacak deneyimleri yok” Öte yandan Ticaret Müşavirliği verilerine göre, Türkiye’den gelen çalışan sayısı son iki yılda üç kat artmış durumda. Bugün Atina’da hizmet sektöründe çalışan 3 bine yakın Türk işçi bulunuyor.

YUNANİSTAN’IN YATIRIMCIYA VERDİĞİ TEŞVİKLER

  • Yatırım projelerinin belli bir oranını doğrudan devlet sübvanse ediyor.
  • İstihdam ve üretime yönelik olarak yeni makine ve ekipman kiralanmasında, projenin belli bir oranının devlet karşılıyor.
  • Yatırımın tamamlandıktan sonra on yıl boyunca gelir vergisi alınmıyor.
  • istihdam edilen işçilerin iş verene maliyetini de belli ölçülerde devlet karşılıyor

Türk şirketleri Yunanistan’a ne satıyor?

– Demir ve Çelik
– Tekstil Elyafı ve Mamulleri
– Taşkömürü Katranı ve Ham Petrolden Ürünler
– Kara Ulaşım Araçları
– Giyim Eşyası ve Aksesuarları
– Elektrikli Makine ve Cihazlar
– Sebzeler, Meyveler ve Mamulleri
– Metal Dışı Mineral Mamuller
– Haberleşme, Hayal-Ses Kayıt Cihazları
– Sıhhi Tesisat, Isıtma ve Aydınlatma
– Mobilyalar
– Sanayi Kollarında Kullanılan Makina ve Cihazlar
– Çeşitli Mamul Eşya
– Metallerden Nihai Ürünler
– Balıklar, Balık Müstahzarları
– Plastikler ve Mamulleri
– Kağıt-Karton ve Kağıt, Karton Esaslı Mamuller
– Mineral Maddeler, Gübre Ham Maddeleri
– Plastikten Mamuller

Ekonomi,

Bulgaristan’a ihracat yapmak ister misiniz?

Türk firmaları için Bulgaristan’a ihracat yapmak, Türkiye iç pazarına mal satmak kadar kolay ve avantajlı hale gelmesine rağmen bu fırsattan yeterince yararlanamıyoruz.

Bulgaristan, 7 milyondan fazla nüfusa, 110.910 km² alana sahip, Doğu Avrupa’da en çok tarihsel geçmişe sahip olduğumuz ülkelerden biridir. Yıllık GSYİH’nin 39.07 milyar dolar olduğu ülkede büyüme hızı %6.1, enflasyon ise %7.8’dir. Avrupa Birliği’ne dahil olan Bulgaristan’ın ekonomisi gün geçtikçe düzelmekte olup, 2007 yılı itibariyle kişi başına düşen milli geliri yaklaşık 11.800 dolardır.

Türk firmaları için Bulgaristan’a ihracat yapmak, Türkiye iç pazarına mal satmak kadar kolay ve avantajlı hale gelmiştir. Bulgaristan’ın konum olarak Türkiye’nin İstanbul, Kocaeli ve Bursa gibi sanayi ve ticaret merkezlerine yakın olması nakliye maliyetini düşürmektedir. Ayrıca, AB mevzuatı uygulamaya başlayan Bulgaristan Türk ihracatçıları için marjinal bir pazar olmaktan çıkmıştır.

1997 yılında alınan ekonomik istikrar programı kararları ile birlikte hükümetin para ve döviz politikaları üzerindeki yetkisi sınırlandırılarak bir Para Kurulu oluşturulmuştur. Döviz kuru istikrara kavuşturulmuş ve bilahare 1 Avro/1Bulgar Levası 1,95583 oranında sabitlenmiştir. Bankaların kamu tarafından desteklenmesi politikasına son verilerek, Merkez Bankası özerk bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu kararların ardından Bulgaristan tarihinin en uzun ekonomik büyüme dönemine girmiştir.

Bulgaristan 1 Ocak 2007’de AB’ye tam üye olmuştur. AB üyeliği koşulları Bulgaristan’ın ekonomik yapısında önemli reformların yapılmasına neden olmuştur. Bulgar Hükümetlerinin sıkı para ve maliye politikaları ile AB üyeliği süreci sayesinde Bulgaristan son 8-9 yıllık dönem içinde % 5- 6 arasında bir büyüme oranı yakalamıştır.

2006 yılında % 6,5’lik bir büyüme gerçekleştirilirken, büyümenin sürükleyicileri sanayi, hizmet ve ticaret sektörleri olmuştur. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının tutarı 3.5 milyar Avro’yu bulmuştur. Tüketici fiyat endeksi artış oranı % 6.5 olmuş, işsizlik oranı ise % 9 oranına gerilemiştir. Kurumlar vergisi oranı aşamalı bir şekilde 1 Ocak 2007’de % 10’a düşürülmüştür. İş ve ticaret ortamı açısından bu tür olumlu verilerin yanısıra birtakım sıkıntılı alanlar da mevcuttur. Bunların başında nitelikli personel eksikliği gelmektedir. Meslek eğitiminde kalitenin son yıllarda düştüğü sıklıkla dile getirilmektedir. AB fonlarının sağlanmasında ve kullanımında yeterince etkin olunamadığı rapor edilmektedir. Turist sayısında ve turizm gelirlerindeki artış düşük kalmıştır. Demiryolu taşımacılığında gerileme yaşanmaktadır.

Bulgaristan çoğu eski “Doğu Bloku” ülke gibi sanayisini kapalı ekonomi ve sınırlamalar yüzünden geliştirememiştir. Mevcut sanayisi de hafif sanayi olup, gelişmiş teknolojili Avrupa gibi ülkelere uluslararası alanda rekabeti gerçekleştirememektedir. Aynı zamanda Bulgaristan’ın kendi iç piyasasına da sağladığı ürünler açısından makine ve ekipmanların yetersiz olduğu gerçeği, Bulgaristan’ın sanayisini ve üretimini geliştirmek için yeni makine, ekipman ve teknolojileri bünyesinde toplamasını gerektirmektedir

Başlıca sanayisi tarım olan Bulgaristan, tarım ürünleri ihracatını artırmak ve iç piyasa talebini karşılamak için tarım makine, ekipman ve teknolojilerini geliştirmek zorundadır. Bu da Bulgaristan’ın ithalat yoluyla çeşitli tarım makine ve ekipmanlarını, tohum ve gübre gibi tarımsal ihtiyaçlarını karşılaması anlamına gelmektedir. Bu aşamada Türkiye coğrafi yakınlığın verdiği maliyetin azalması nedeniyle büyük bir avantaja sahiptir. Ayrıca Türkiye’nin tarım ürünleri konusundaki ilerlemesi de Bulgaristan’daki ithalatçılar tarafından olumlu olarak karşılanmaktadır.

Bulgaristan’ın başlıca ihracat ürünleri hazır giyim, ayakkabı, demir-çelik, makine ve ekipmanlar ve çeşitli yakıtlardır. Başlıca ithalat ürünlerini ise yüksek teknolojili makine ve ekipmanlar, metal ve cevherler, kimyasallar, plastik ürünleri, çeşitli yakıtlar ve mineral ve hammaddeler oluşturmaktadır. 2006 yılı itibariyle Bulgaristan’ın en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında %7.2 ile 3. sırada olan Türkiye aynı zamanda Bulgaristan’ın ihracat yaptığı ülkeler arasında %12 ile ilk sıradadır. Bulgaristan’ın dış ticaret hacmi 48.56 milyar dolardır.

Bulgaristan ile Türkiye Arasındaki Mevcut Anlaşmalar

  • Ticaret ve Ekonomik, Sınai ve Teknik İşbirliği Anlaşması (1994)
  • Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (1994)
  • Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması (1994)
  • Turizm İşbirliği Anlaşması (1997)
  • Enerji ve Altyapı Alanlarında İşbirliği Anlaşması ve Protokolü (1998)
  • Uzun Vadeli Sözleşme (1999)
  • İkili Hava Ulaştırma Anlaşması (2004)
  • Deniz Ticareti Taşımacılık Anlaşması (2004)

Doğal Kaynaklar: Boksit, Bakır, Kurşun, Kömür, Çinko, Kereste
Başlıca İhracat Ürünleri: Giyim Ürünleri, Ayakkabı, Demir – Çelik, Makine ve Ekipmanlar, Yakıt
Başlıca İthalat Ürünleri: Makine ve Makine Ekipmanları, Metal ve Cevherler, Kimyasal ve Plastikler, Yakıt, Mineraller ve Hammaddeler
Başlıca İhracat Yaptığı Ülkeler: Türkiye %12, İtalya %10.4, Almanya %10, Yunanistan %8.2, Belçika %6.8, Fransa %4.3
Başlıca İthalat Yaptığı Ülkeler: Almanya %15, İtalya %10.6, Türkiye %7.2, Yunanistan %6.3, Çin %5, Fransa %4.9, Romanya %4.5

Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticaret hangi kurallara dayanmaktadır?

AB üyeliğinin ardından Türkiye – AB Gümrük Birliği’nin bir tarafı haline gelen Bulgaristan ile Türkiye arasında gümrük birliği kapsamı sanayi ürünlerinin ticaretinde gümrük vergisi alınmamaktadır. Tarım ürünleri içinse AB’nin Türk tarım ürünlerine uyguladığı tercihli vergi oranları uygulanmaktadır. Türkiye ile Bulgaristan arasında imzalan bazı ikili anlaşmalar da ikili ticareti şekillendirmektedir: Ticaret ve Ekonomik, Sınai ve Teknik İşbirliği Anlaşması (1994), Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (1994), Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması (1994).

Hangi ülkeler Bulgaristan’ın en büyük ticaret partnerleridir?

Bulgaristan’ın ihracatında 2013 yılında AB üyesi ülkeler ile Türkiye dahil olmak üzere komşu Balkan ülkeleri ağırlıktadır. 2013 yılında da Almanya, Bulgaristan’ın en çok ihracat yaptığı ülke olmuştur. Türkiye, Bulgaristan’ın en çok ihracat yaptığı ikinci ülke olmuştur. İtalya, Romanya, Yunanistan Bulgaristan’ın ihracatında diğer büyük partner ülkelerdir. İthalatında ise birinci sırayı Rusya Federasyonu alırken ülkemiz 5. sırayı almaktadır. İthalatta diğer büyük partner ülkeler Almanya, İtalya ve Çin’dir.

Bulgaristan’ın en çok dış ticaretini yaptığı ürün grupları nelerdir?

Petrol ürünleri, demir dışı metaller, gıda sektörü hammaddeleri, diğer hammadde ve malzemeler, giysi ve ayakkabı, makina ve cihazlar, gıda, yedek parça ve teçhizat, ilaç ve kozmetik, mobilya, plastik ve kauçuk en çok ihraç edilen ürün gruplarıdır. Ham petrol ve doğalgaz, makina ve cihazlar, diğer hammadde ve malzemeler, cevherler, yiyecek, içecek ve sigara, yağlar, plastik ve kauçuk, tekstil sektörü hammaddeleri, ulaşım araçları, ilaç ve kozmetik, demir-çelik, elektrikli makinalar ise en çok ithalatı yapılan ürün gruplarıdır.

Türkiye’nin Bulgaristan’ın dış ticaretindeki yeri nedir?

Türkiye, 2 milyar Euro ve Bulgaristan’ın toplam ihracatında % 9’luk pay ile en çok ihracat yapılan üçüncü ülkelerin başında yer almış, ülkenin genel ihracatında ise 2012’deki ikinci yerini muhafaza etmiştir. Yine 2013 yılında Türkiye, Bulgaristan’ın ithalatında 1,4 milyar Euro ve % 5,4’lük payı ile iki sıra yükselerek 5. sıraya yerleşmiştir. Diğer taraftan 3,4 milyar Euro değerindeki ticaret hacmi ise ikili ticareti şu ana kadar ulaşılamayan yeni bir rekor seviyeye taşımıştır. 2013 yılında Bulgaristan’ın Türkiye ile ticaret hacminin Bulgaristan’ın toplam ticaretindeki payı % 7,1 olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye’nin Bulgaristan ile ticaretine konu olan belli başlı ürün grupları nelerdir?

Bulgaristan Türkiye’den en çok mineral yakıtlar, mineral yağlar, bakır, plastik, elektrikli makina ve cihazlar, diğer makinalar, metal cevherleri, demir ve çelik ithal etmektedir. Türkiye’ye ihracatına ise mineral yakıtlar, mineral yağlar, bakır, demir ve çelik, yağlı tohum ve meyvalar, elektrikli makina ve cihazlar, ağaç ve ahşap eşya, plastik, kurşun gibi ürün grupları hakimdir.

Türkiye’nin Bulgaristan’a ihracatını olumlu etkileyen faktörler nelerdir?

  • Bulgaristan ile Türkiye’nin coğrafik yakınlığı: Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle yaptığı ticaretin karayolu ile taşınan kısmının büyük bir bölümü Bulgaristan üzerinden yapılmaktadır. Ayrıca Bulgaristan, Balkanlar’ın coğrafi olarak merkezi konumundadır. İstanbul, Kocaeli ve Bursa gibi Türkiye’nin üretim merkezlerine de çok yakındır.
  • Bulgaristan’ın AB üyesi olması: Gümrük Birliği nedeniyle ikili ticarette sanayi ürünleri gümrük vergisinden muaftır, tarım ürünleri içinse tercihli vergi oranları uygulanmaktadır. Büyük ölçüde iki ülkenin teknik mevzuatı uyumludur.
  • Kalite-fiyat oranının Türk ürünlerinin Bulgaristan piyasasındaki rekabet gücünü artırıcı nitelikte olması.

Türkiye’nin Bulgaristan’a ihracatını olumsuz etkileyen faktörler nelerdir? 

  • Bulgaristan piyasasının küçük olması
  • Vatandaşların satın alma gücünün göreceli olarak düşük olması
  • Önceki dönemlerde düşük kaliteli ürünlerin ithalatından dolayı Türk ürünlerinin imajının zedelenmiş olması
  • Yerli ithalatçıların kredi bulmakta zorluklarla karşılaşması
  • Mal ve kişilerin serbest dolaşımı nedeniyle Bulgarların AB ülkeleri ile ticaret yapma kolaylığı

Bulgaristan’a mal ve hizmet ihracatı çerçevesinde Türk firmalarının istifade edebileceği fırsatlar nelerdir?

  • Bulgaristan’da AB operasyonel programları çerçevesinde bir çok altyapı projesinin gerçekleştirilmesinin gündemde olması bir çok fırsat yaratmaktadır. Bu kapsamda hem müteahhitlik firmalarına hizmet sunmakla doğrudan, hem de ihracatçılara ihalelerden kaynaklanan mal ihtiyaçlarının karşılanmasında dolaylı yoldan bahse konu şüreçte yer alma fırsatı doğmaktadır.
  • Bulgaristan sanayisinin krizden olumsuz etkilenmesi nedeniyle piyasada oluşan ve yerli mallarla karşılanamayan talebin Türkiye’nin göreceli olarak rekabet gücü yüksek ürünleri ile giderilmesi değerlendirilebilir başka bir fırsattır.
  • 2010 yılında 41,4 olan ortalama yaş 2030 yılında 46,5’a yükselecektir. Yaşlı nüfus için hayatı kolaylaştıracak ve sağlığını koruyacak yaşlı dostu ürünler (akıllı sensörlere sahip tesktil ürünleri, ev içi ekipman, dekorasyon ürünleri, ilaç, doğal-sağlıklı yaşam temalı gıda ürünleri) potansiyel arz etmektedir.

Bulgaristan’a ithalatta aranan standartlar, teknik gerekler ve sertifikalar nelerdir?

AB üyeliğinin ardından Bulgaristan’da AB’nin ticarette teknik engellerin kaldırılmasına dair mevzuatı ve sistemi uygulanmaktadır. Bu kapsamda, Bulgaristan’da AB’nin ürün güvenliği, standardizasyon, akreditasyon, metroloji, uygunluk değerlendirmesi, test, muayene ve belgelendirme mevzuatına geçilmiştir. Bulgaristan’a ihraç edilen ürünlerin insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm kuralları karşılaması gerekmektedir. AB’nin bu alandaki “yeni yaklaşım” mevzuatı kapsam dahilindeki ürünlere “CE” işaretinin iliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. AB’nin bu alandaki mevzuatı Türkiye tarafından da uyumlaştırıldığından ihracatçılarımızın bu konuda ihtiyaç duydukları bilgiyi temin ederek uyum sağlamalarında herhangi bir zorluk beklenmemektedir. Diğer taraftan, Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında bulunmayan tarımsal, hayvansal ve su ürünlerinin Türkiye’den Bulgaristan’a ihracatında veya bu ülkeden transit geçişlerinde mevzuata uygunluk konusunda bir takım sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Bu konuda gerekli uygunluk değerlendirme belgelerinin ve sertifikaların kuralına uygun düzenlenmesi önem arz etmektedir.

Bulgaristan’da ithalat aşamasında ve transit geçişlerde sıkça sorun yaşanan ürünler ve konular ile bunlara ilişkin dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında bulunmayan tarımsal, hayvansal ve su ürünlerinin Türkiye’den Bulgaristan’a ihracatında veya bu ülkeden transit geçişlerinde mevzuata uygunluk konusunda bir takım sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Bu konuda gerekli uygunluk değerlendirme belgelerinin ve sertifikaların kuralına uygun düzenlenmesi önem arz etmektedir.

Tarım Ürünü İthalatı ve Bitki Sağlığı Kontrolleri: Bitki sağlığı kontrolü sınır kapılarında Tarım ve Gıda Bakanlığı’na bağlı Gıda Güvenliği Ajansı tarafından gerçekleştirilir. Aşağıdaki ürünler bitki sağlığı kontrolüne tabidirler:

  • Tohumlar ve fideler dahil olmak üzere tüm bitkiler;
  • Bitkisel ürünler;
  • Besin takviye (nutrient media) ürünleri;
  • Bitki koruma preparatları;
  • Bitki nakliye vasıtaları;
  • Bitki paketleri.

Veterinerlik Kontrolleri: Tüm hayvansal ürünler ile su ürünlerinin veterinerlik kontrolleri Bulgaristan sınır kapılarında Gıda Güvenliği Ajansı tarafından icra edilmektedir. Söz konusu ürünlerin ithalatı veya transit geçişlerinde ilgili AB mevzuatına dayanılarak iki belge aranmaktadır. Bunlardan ilki ortak ithalat belgesidir ve Bulgarca’dır. Ortak ithalat belgesinin bir gün önceden giriş yapılacak hudut kapısı yetkililerine ibraz edilmesi gerekmektedir. Söz konusu belgenin yanısıra ithalatta veya transit geçişte veterinerlik sağlık sertifikası da malın beraberinde olmalıdır. Söz konusu sağlık sertifikası AB’ye giriş ülkesinin dilinde (Bulgaristan ise Bulgarca) ve AB’de gideceği son ülkenin dilinde (Avusturya ve Almanya ise Almanca) olmalı ve hazırlandıktan/doldurulduktan sonra yetkili organlarca onaylanmalıdır.

Yaş Meyve ve Sebze İthalatı: AB Komisyonu’nun 669/2009/EC sayılı “Bir Takım Yem ve Hayvansal Olmayan Gıdaların İthalat Denetimlerinin Artırılmasına Dair Komisyon Yönetmeliği”ne göre ülkemiz menşeli bazı biber türleri % 10 sıklıkla zirai ilaç kalıntısı tespiti için analize tabi tutulmaktadır. Söz konusu ürünlerin tamamı ise bahsi geçen Yönetmelik kapsamında Ortak Giriş Belgesi denetimine tabi bulunmaktadır. Bu denetimleri Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı’na bağlı Gıda Güvenliği Ajansı yürütmektedir.

Söz konusu Ortak Giriş Belgesinin her bir ürün için ayrı ayrı hazırlanması, ilk sayfasının Bulgarca ve eksiksiz olarak doldurulması ve araç gümrük kapısına gelmeden en az 24 saat öncesinden faksla e-posta ile ilgili gümrüğe bildirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, denetim işlemleri için araç sürücüsünün yanında test ve belgelendirmeyi karşılayabilecek yeteri kadar nakit para bulundurması önem oluşturmaktadır.

Ayrıca, özellikle domates, biber, narenciye, kayısı, kiraz, nar, salatalık başta olmak üzere pek çok ürün %100 oranında bitki sağlığı denetimine tabi tutulmaktadır.

 

  • Zirai teçhizat mail
Ekonomi,

Vehbi Koç nasıl zengin oldu?

Vehbi Koç, 1901 yılında Ankara’da Çoraklık semtindeki yazlık evde doğdu. Doğduğu günü hiç bilmedi. Annesi “üzüme alaca düştüğü günlerde” deyince, sonradan çocuklarıyla birlikte 20 Temmuz’u doğum günü kabul etti.

10 yaşında mahalle mektebine başladı. Hacı Bayram Camii’nin yanındaki “Topal Hoca’nın Mektebi”nde ilk dersini aldı. Mahalle Mektebi’nden sonra yine Hacı Bayram Camii’nin yanında kiralık bir evde ders görülen ilkokula başladı. Bu okulu birincilikle bitirdi. Daha sonra, bugün Tıp Fakültesi (İhtisas Hastanesi)’nin bulunduğu yerde olan “Taş Mektep” denilen Ankara İdadi’sine (lise) gitti. Ancak idadi hayatı uzun sürmedi.

Vehbi Koç çalışma hayatına, 1917 yılında babasının onun için açtığı küçük bakkal dükkanında ayakkabı lastiği, şeker, kaşar peynir, zeytin, makarna gibi mallar satarak başladı.

Ekonomi,

Katar’da ihaleye nasıl girilir?

Petrol gelirleri ile büyüme rekoru kıran Katar’da Türk firmalarının yeni adresi olmaya başladı. Düzenlenen milyar dolarlık ihalelere teklifte bulunabiliyor.

Katar’da ihale girmek isteyen firmalar öncelikle yatırım projesini Katar devletine açıklıyor. Müracaatlar yapıldıktan sonra tanıtım toplantısı yapılıyor ve bu toplantılara şirketleri gruplar halinde alıp, projelerini anlatıyorlar. Projelerinin kendileri için uygun olduğunu düşünen şirketler grup kurarak yeterlilik almak için başvuruda bulunuyor. Yeterlilik alan şirketler daha sonra Katar’da düzenlenen ihaleye girmek için teklif verebiliyor.

Borsa,

Borsa nasıl oynanır? 

Borsa nasıl oynanır? Borsada para kazanmak mümkün mü? Borsa’da oynayanlar nelere dikkat etmeli?

borsaBorsa oynamak isteyen yatırımcılar bilinçli olması çok önemli. Yatırımcıların özellikle de küçük yatırımcılarda olumsuz algıların oluşmasında bilinçsiz yatırımcıların çok büyük rolü var. Bu yüzden yatırım yapan bilinçsiz yatırım risk almayı sever fakat riskin yeri borsa değildir. 

Gelişen teknoloji ile birlikte borsa oynamak için artık eskisi gibi borsa salonlarına gitmenize hiç gerek yok. Gerek bilgisayardan gerekse de telefonunuzdan kolayca borsa oynayabilirsiniz. İstediğiniz hisse senedine yatırım yapıp satışını da gerçekleştirebilirsiniz. Bankaların ve aracı kurumların sağladığı hizmetlerden dolayı borsa oynamak artık çocuk oyuncağı haline geldi. Oynamak diyorum yatırım yapmak değil.

Küçük yatırımcıların birçoğu borsa oynarken bankaları tercih ediyorlar. Borsayla iç içe olmaya kısa süreli duyumlarla veya öngörülerle yatırım yapan kişilerin ilk başvurdukları yer bankalar, ATM ve mobil bankacılık.

Fakat borsaya bir şekilde sonradan merak saranlar veya ciddi yatırım yapmak isteyenler aracı kurumların kapısını çalışıyor. Tabii kapısını çalıyor derken borsa oynamak isteyenlerin aracı kurumlara internet üzerinden de başvurabilirler. Aracı kurumun hesabına gönderilen para ile istediğiniz hisse senedini alıp satabiliyorsunuz. Tabii hisse senetleriniz Takasbank’ta güvende kalıyor. Borsa oynamak isteyenlerin içi rahat olsun.

Borsa nasıl oynanır?

sorusunun net cevabını vermeden önce bilemiz gereken borsada soğuk kanlı ve sakin olmanız gerekiyor. Ani alım satımlar yapmamız sabırlı davranmanız gerekiyor. Tabii bunları yapmadan önce hisse senedini iyi takip etmeli analiz de etmelisiniz. Buna vakti olmayanlar bankaların ve aracı kurumların hisse senedi tavsiyelerini de takip edebilirler. 

Unutmayalım ki borsa oynamak isteyen yatırımcıların kısa vadede sürekli para kazanamayacağını bilmesi gerekiyor. Kısa vadede para kazanma ümidiyle girenler genelde istisnai olanlar hariç zor durumda kalmışlardır ve paralarını kaybetmişlerdir. Borsada orta ve uzun vadede yatırım yapmanız gerektiğini bilmelisiniz. Doğru hisse senedi seçiminden başlayarak.

Borsada sürekli nasıl kazanılır?

•    Kısa zamanda bir sürü kuruluş firma yönlendirse bile kimse borsa piyasasındaki orta ve uzun vade akışını yönlendiremez.

•    Elindeki sermayeyi bir yere değil birçok yere paylaştıran yatırımcı her zaman kazanma şansı yüksek olan yatırımcıdır.

•    Yalnız parayı da tek bir yerin kazanacağını belirterek ekleyelim.

•    Borsa hareketli bir piyasa olduğu için değerli evraklar çok inmeye başladıysa çabuk çıkar, ama değerli evraklar çok çıkmaya başladıysa da çabuk iner demektir. 

•    Borsa piyasasında çok dikkatli olmak, iyi analiz yapmak gerekir. Çünkü borsacılar endeksin bankacılar ise faizin çıkacağını söyler hep.

•    Yazımın başında da söylediğim gibi borsada düşüş varsa satın, çıkış varsa elinizde tutun.

•    Almış olduğunuz hisse ya da menkul kıymetlerden herhangi bir şeyden ötürü rahatsızlık duyuyor iseniz karlı bir pozisyona geldiğinizde satıp başka menkul kıymetlere yatırım yapıp onlarla yola devam edebilirsiniz.

•    Dikkat etmeniz gereken bir başka konu ise yılsonunda, yani borsada vergi ayı olarak ta bilinen nisan da Lira nakiti sıkışık durumda olur. Böyle bir durumda ise likidite sıkışık ise Lira’nın faizinin artacağına ancak borsa ve dövizin düşeceğine işaret verilmiş olur.

•    Elinizde olan hissenin veya hisselerin olan fiyatından satılamayacağına dair bir duyum aldıysanız iyice araştırdıktan sonra kendi fikrinizde bu yönde ise o hisseyi hemen elinizden çıkarmaya çalışın.

•    Aldığınız hisse küçük ise borsadaki dalgalanmalar sırasın çok dikkatli davranmanız gerekir. Çünkü büyük hisselerde bazen ufak bazen büyük dalgalanmalar olmaktadır.

•    Almış olunan hisseler kazanmaya başladığı sırada birçok yatırımcı menkul kıymetlere yönelir ama burada önemli olan sınır aşmadan yerinde hareket etmesini bilerek zamanında durmaktır. Çünkü o küçük kâğıt parçaları sizi hüsrana uğratabilir.

•    Unutmamanız gereken bir diğer konu ise hisse fiyatları yükselirken tahvil fiyatlarının daima düşmesidir.

•    Hisse senedi alım-satım işlemini yaparken mutlaka enflasyon verilerinden ayrı olarak hazırlanan fiyat/kazanç rasyonuna bakmalısınız.

•    1 hafta boyunca hep kazandıran bir kâğıt ertesi hafta da kazandıracak diye bir garanti yoktur. Yani geçmişte başarılı olan bir hisse gelecekte de başarılı olur diye düşünmeyin.

•     Kulaktan dolma bilgilerle aldığınız duyumlara güvenerek yatırım kararı vermeyin mutlaka sizinde bir teknik analiz araştırmasını yapmanızı tavsiye ederiz. 

•    Bulunduğunuz konumu sağlama almak ve güvenli bir portföy çerçevesinde sürdürmek istiyorsanız alım-satımlarınızı daha az tutmanızda yarar var.

•    Almış olduğunuz menkul kıymet gerçekten zarara dönüşmediği sürece sizde zarar etmiş sayılmazsınız.

•    Hafta sonu geldiğinde yani borsanın son günü olan Cuma günü geldiğinde ne hisse senetlerinizle ne de menkul kıymetlerinizle kesinlikle oynamayın. Şayet oynarsanız bütün hafta boyunca kazandıklarınızı kaybedebilirsiniz. Buda sizin kötü bir hafta sonu geçirmenize neden olabilir.

•    Fonlar hakkında çok fazla yorumlar yapılmakta. Bunlardan biride fonların hisse senetlerine göre çok az kazandırması özelliklede likit fonlarının. Ama şöyle bir gerçeği de gözden kaçırıyorlar. Fonlar tek tek alınan hisse senetlerine göre daha güvenli olmaktadır.

•    Son olarak şunu söylemeliyim her şey sizin elinizde kulaktan dolma haberlerle kendinizi ve hissenizi riske atmayın.

brexit hisse piyasa
Borsa,

Brexit sonrası yabancı satıyor

İngiltere’nin referandum sonucu AB’den ayrılma yönünde aldığı Brexit kararı, küresel piyasaları etkilemeye devam ediyor.

brexit hisse piyasa

Yurtiçinde de hissedilen bu etki, özellikle yabancı takasında kendini gösteriyor. Yabancı yatırımcı, geçtiğimiz hafta da 0,17 oranında satış yaptı ve yabancı yakası yüzde 63.13’e geriledi.

Yabancı takasında payı en çok artan 10 hisse senedi

yabancı takasında payı en çok artan hisse senetleri

Yabancı takasında en çok azalan 10 hisse senedi

yabancı takasında en çok düşen hisse senetleri

Borsa,

Borsa Endeksi Nedir? Nasıl Yatırım Yapılır?

Önemli yatırım araçlarının başında gelen borsada hisse senedi alım satımının yanı sıra direkt endeks değeri üzerine de yatırım yapılabilir. Peki nedir bu borsa endeksi, borsa endeksine nasıl yatırım yapılır?

borsa endeksi nedir

Dünya üzerinde yer alan endekslerden özellikle forex yatırımcılara önemli fırsatlar verirken, doğru bir aracı kurum seçimi ile bu alanda oldukça önemli yatırımlar yapılabilir.

BORSA ENDEKSİ NEDİR?

Bir veya birden fazla değişkenin hareketlerini inceleyen, belirli bir zaman dilimine ait fiyat, maliyet gibi verileri elde etmek amacıyla oluşturulan göstergelere endeks adı verilir.

Yatırımcılar, hisse senedi piyasasında yaşanan hareketleri iyi analiz edebilmek amacıyla borsa endeksinin performansını da yakından takip ederler. Çünkü gelecek değerleri tahmin edebilmek için endeksin seyrini iyi analiz edebilmek oldukça önemlidir.

Borsa İstanbul’da yer alan hisse senedi endekslerinin belirli ayrımları söz konusudur. Burada öne çıkan ilk endeks BIST-100 endeksidir. BIST-100, Yıldız Pazar ve Ana Pazar’da işlem göre şirketlerle, Kolektif Yatırım Ürünleri ve Yapılandırılmış Ürünler Pazarı’nda işlem göre gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve girişim sermayesi yatırım ortaklıkları arasında seçilen 100 paydan oluşur. BIST-100 endeksi ayrıca BIST-30 ve BIST-50 endekslerine dahil payları da kapsar.

BIST-50, BIST-30 endeksleri daha dar kapsamlıdır. BIST-100 banka endeksi de, likiditesi ve piyasa değeri en yüksek 10 bankanın hisse senedi içeren borsa endeksidir.

BIST-100, BIST-50 ve BIST-30 endekslerinde yer alacak hisse senetlerinin değerleme sonucu A ve B listesinde yer alması gerekiyor. C v D listeleri bu endeksler kapsamında değerlendirilemez. Söz konusu listeler, alım satım esasları farklılaştırılmış ve farklı tedbirlerin uygulandığı kıstasları barındırır.

BIST-30 ve BIST-100 endeksleri, Borsa İstanbul üzerinde en yüksek işlem hacmine sahip olan yatırım araçlarıdır. Bu enstrümanlara yatırım yapacaksanız, kesinlikle endeksin içinde bulunan hisselerin performanslarını takip etmelisiniz.

Hisse senetlerinin değeri yükseldiği zamanlarda belli başlı nedenlerden dolayı endekslerin değeri düşebilir. Hisse senedi değeri düştüğü zamanlarda da endeks yükselişi söz konusu olabilir.

ENDEKSE NASIL YATIRIM YAPILIR?

Borsa endekslerine fiziki olmayan şekillerde yatırım yapmak mümkündür. Bir hisse senedine yatırım yaptığınız gibi borsa endeksine de yatırım yapabiliriz. Özellikle VİOP ve BIST-20 endeksi oldukça önemli bir yatırım aracı olarak kullanılır.

Ayrıca forex piyasası aracılığıyla yatırımcılar: S&P 500, DAX 30, Dow Jones 30, FTSE 100, CAC 40 gibi dünyaca ünlü endekslerin değerine yatırım yapabilme imkanına sahiptir. Forex piyasalarının avantajları sayesinde yatırımcılar, sınırlama olmaksızın haftanın beş iş günü kesintisiz olarak işlem yapabilirler.

Endekslerin performansları hakkında fikir edinmenin mümkün olduğu gibi, endekslerde kaldıraçlı işlemler sayesinde daha düşük teminatlarla yatırım yapabilme imkanı da var; böylece emirlere koyulabilen sınırlamalarla daha güvenli yatırım yapabilme olanağına sahip olunabilir.

Borsa,

Borsa İstanbul’a kaldıraçlı endeksler geliyor

Borsa İstanbul 1 Nisan’dan itibaren, aynı getiriyi daha düşük yatırım tutarıyla (kaldıraç etkisi) elde etmek fırsatı sunan kaldıraçlı endeksleri ve aynı getiriyi piyasanın ters yönlü hareketi durumunda ve daha düşük yatırım tutarlarıyla elde etme fırsatı sunan kısa endeksleri hesaplamaya başlayacak.

borsa istanbul kaldıraçlı endeksler

Türkiye’de ilk kez uygulanacak olan kaldıraçlı endeksler, referans alınan belli bir endeksi (dayanak endeks) aynı yönde ve baştan belirlenmiş bir kaldıraç oranıyla yansıtan endeksler olarak biliniyor.

Kaldıraçlı endekslerde, kaldıracın borçlanarak daha fazla yatırım yapmak suretiyle elde edildiği ve borçlanmanın da günlük repo oranlarından yapıldığı varsayılıyor. Dolayısıyla endeks, dayanak endekse bağlı toplam getiriden, borçlanma maliyeti (BİST-KYD Repo (Net) Endeksi getirisi) çıkartılarak hesaplanıyor.

KALDIRAÇLI ENDEKS NEDİR?

Kaldıraçlı endeksler, referans alınan belli bir endeksi (dayanak endeks) aynı yönde ve baştan belirlenmiş bir kaldıraç oranıyla yansıtan endekslerdir. Böylece kaldıraçlı endeks, dayanak endeksle aynı yönde ama kaldıraç oranıyla orantılı olarak daha yüksek oranda (kaldıraç oranının 1’den yüksek olduğu durumlarda) hareket edecektir. Örneğin kaldıraç oranı 2 ise, dayanak endeks 1 birim artarken kaldıraçlı endeks 2 birim artacak, dayanak endeks 1 birim düşerken de kaldıraçlı endeks 2 birim düşecektir. Kaldıraçlı endeksler sayesinde yatırımcılar aynı getiriyi daha düşük yatırım tutarlarıyla (kaldıraç etkisi) elde etme fırsatı yakalamış olmaktadırlar.

Kaldıraçlı endekslerde kaldıracın borçlanarak daha fazla yatırım yapmak suretiyle elde edildiği ve borçlanmanın da günlük repo oranlarından yapıldığı varsayılmaktadır. Dolayısıyla endeks, dayanak endekse bağlı toplam getiriden, borçlanma maliyeti (BIST-KYD Repo (Net) Endeksi getirisi) çıkartılarak hesaplanmaktadır.

KISA ENDEKS NEDİR?

Kısa endeksler ise referans alınan belli bir endeksi (dayanak endeks) ters yönde ve baştan belirlenmiş bir kaldıraç oranıyla yansıtan endekslerdir. Böylece kısa endeks, dayanak endeksin ters yönünde (kaldıraç oranı 1’den yüksek ise kaldıraç oranıyla orantılı olarak) hareket edecektir. Örneğin kaldıraç oranı 2 ise, dayanak endeks 1 birim artarken Kısa endeks 2 birim düşecek, dayanak endeks 1 birim düşerken de Kısa endeks 2 birim artacaktır. Kısa endeksler sayesinde yatırımcılar aynı getiriyi piyasanın ters yönlü hareketi durumunda ve daha düşük yatırım tutarlarıyla elde etme fırsatı yakalamış olmaktadırlar.

Kısa endekslerde kısa pozisyonun ve kaldıracın endeksteki paylar ödünç alınıp açığa satılarak elde edildiği ve elde edilen fonun günlük repo oranlarından değerlendirildiği varsayılmaktadır. Dolayısıyla endeks, dayanak endekse bağlı toplam getiriye, faiz getirisi (BIST-KYD Repo (Net) Endeksi getirisi) eklenerek hesaplanmaktadır.

  • Kaldıraçlı ve Kısa endekslerin başlangıç tarihleri 01.04.2016, başlangıç değerleri 1000’dir ve gün sonlarında hesaplanmaktadır.

HESAPLANAN ENDEKSLER

Aşağıdaki tabloda hesaplanmakta olan BIST Kaldıraçlı ve Kısa Endeksler gösterilmektedir.

Endeks Dayanak Endeks Kaldıraç Oranı (LF)
BIST 100 Kısa BIST 100 -1
BIST 100 Kısa 2X BIST 100 -2
BIST 100 Kaldıraçlı 2X BIST 100 2
BIST 30 Kısa BIST 30 -1
BIST 30 Kısa 2X BIST 30 -2
BIST 30 Kaldıraçlı 2X BIST 30 2

HESAPLAMA YÖNTEMİ

Kaldıraçlı ve Kısa endeksler aynı formülle hesaplanmaktadır. Kaldıraç Oranı (LF), Kaldıraçlı endekslerde pozitif, Kısa endekslerde ise negatif değer almaktadır. Endekslerin formülü aşağıdaki gibidir:

endeks hesaplama yöntemi

  • 𝐼𝑛𝑑𝑒𝑥𝑡 ∶ 𝐾𝑎𝑙𝑑𝚤𝑟𝑎ç𝑙𝚤/𝐾𝚤𝑠𝑎 𝑒𝑛𝑑𝑒𝑘𝑠𝑖𝑛 𝑡 𝑧𝑎𝑚𝑎𝑛𝑑𝑎𝑘𝑖 𝑑𝑒ğ𝑒𝑟𝑖
  • 𝐿𝐹 ∶ 𝐾𝑎𝑙𝑑𝚤𝑟𝑎ç 𝑜𝑟𝑎𝑛𝚤 (𝐿𝑒𝑣𝑒𝑟𝑎𝑔𝑒 𝐹𝑎𝑐𝑡𝑜𝑟)
  • 𝐷𝑎𝑦𝑎𝑛𝑎𝑘 𝐸𝑛𝑑𝑒𝑘𝑠𝑡 ∶ 𝐾𝑎𝑙𝑑𝚤𝑟𝑎ç𝑙𝚤/𝐾𝚤𝑠𝑎 𝑒𝑛𝑑𝑒𝑘𝑠𝑡𝑒𝑘𝑖 𝑑𝑎𝑦𝑎𝑛𝑎𝑘 𝑒𝑛𝑑𝑒𝑘𝑠𝑖𝑛 𝑡 𝑧𝑎𝑚𝑎𝑛𝑑𝑎𝑘𝑖 𝑑𝑒ğ𝑒𝑟𝑖
  • 𝑅𝑒𝑝𝑜 𝐸𝑛𝑑𝑒𝑘𝑠𝑖𝑡 ∶ 𝐵𝐼𝑆𝑇 − 𝐾𝑌𝐷 𝑅𝑒𝑝𝑜 (𝑁𝑒𝑡) 𝐸𝑛𝑑𝑒𝑘𝑠𝑖 𝑡 𝑔ü𝑛ü 𝑘𝑎𝑝𝑎𝑛𝚤ş 𝑑𝑒ğ𝑒𝑟𝑖

Kısa endekslerde, payların ödünç alma maliyetleri, Kaldıraçlı endekslerde ise payların ödünç verme getirileri dikkate alınmamaktadır.

Kaldıraçlı ve Kısa Endeksleri, dayanak endeks olarak alınan pay endeksinin işlem gördüğü pay piyasası ve repo/ters repo piyasasının her ikisinin de açık olduğu iş günleri için hesaplanmaktadır. Piyasaların herhangi birinin veya her ikisinin kapalı olduğu günden sonraki ilk iş günü için endeks getirileri hesaplanırken, bir önceki işlem günü kapanış değeri olarak her iki piyasanın açık olduğu son iş günü esas alınmaktadır.

Borsa,

Aracı kurumlardan hisse tavsiye güncellemesi gelmedi

Piyasalarda dikkatin ABD Merkez Bankası’nın (FED) beklentilerinden farklı olarak sergilediği ‘güvercin’ tutumda ve faiz artırmama kararında olduğu geçen hafta, aracı kurumlardan herhangi bir hisse için tavsiye güncellemesi gelmedi. 2015 son çeyrek bilanço açıklamalarının sona erdiği haftada, şirketlerden gelen haberler takip edildi.

borsa

Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda gözler, ABD Merkez Bankası’nın (FED) Açık Piyasa Komitesi toplantısındaydı.

Toplantıda faiz artırımı yönünde bir karar çıkmadı ve gösterge faiz oranı yüzde 0,25 – 0,50 aralığında bırakıldı. Ocak ayı toplantısından sonraki açıklamaya göre daha ‘şahin’ bir tutum takınması beklenen FED bu beklentileri karşılamazken, 2016 yılı için faiz artırımı sayısı projeksiyonunu da dörtten ikiye çekerek beklenenden daha ‘güvercin’ bir konumunda yer alıyor.

Geçen hafta, BİST-30 Endeksi’ne dahil olan şirketler arasında en fazla alım önerisinde bulunulan hisselere göz attığınızda, Halkbank’ın yedi ‘al’ önerisi ile ilk sırada yer aldığı görülüyor. Halkbank’ı altı ‘al’ önerisi ile Emlak GYO ve Türk Hava Yolları izlerken; Garanti Bankası, Sabancı Holding, Trakya Cam ve Vakıfbank için ise beş hisse için ‘alım’ önerisi bulunuyor.

Kurumlar ise BİST-30 Endeksi’ne dâhil olan şirketler için tavsiyelerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi.

aracı kurumların şirket değerlendirmeleri

2015 yılı son çeyrek bilanço açıklamalarının sona erdiği geçen hafta, şirket haberleri de takip edildi. Buna göre, Erdemir yüzde 95,07 bağlı ortaklığı olan İsdemir’in 2015 yılı mali tablolarındaki net dağıtılabilir dönem kârı yüzerinden yüzde 92 oranında 493 milyon TL nakit hissedar kâr payı ayrılmasına karar verdi.

Buna göre; ayrılan nakit kâr payı tutarının ödenmiş sermayesinin yüzde 5’ini geçmesi sebebiyle, geçen tutarın yüzde 10’u kadar (34 milyon 800 bin TL) genel kanuni yedek akçe ayrılacak ve kâr dağıtım tarihi en geç 15 Aralık tarihine kadar tek seferde olacak şekilde belirlenecek.

Bir diğer haber ise, 2016 yılı şubat ayına ait trafik verilerini yayınlayan Türk Hava Yolları’ndan (THY) geldi. THY’nin 2016’nın ilk iki ayındaki yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 artışla 9,2 milyona ulaştı. Bu rakam 2015’te 8,3 milyon olmuştu. Yolcu sayısındaki artış iç hatlarda yüzde 12,6, dış hatlarda yüzde 10,2 oranında gerçekleşti.

Geride bıraktığımız haftada, şubat ayı trafik verilerini açıklayan bir diğer havayolu şirketi de Pegasus’tu. Şirket, şubat ayında iç hatlarda 1,14 milyon, dış hatlarda da 610 bin yolcu taşıyarak toplamda yüzde 24,1’lik artışla 1,75 milyon yolcu sayısına ulaştı. Pegasus uçuşlarını da yüzde 77,4’lük doluluk oranıyla gerçekleştirdi.

Borsa,

2016 yılında önce çıkan hisse senetleri ve şirketler

Piyasalara bahar havası geldi! Kötü bir ocak ayı performansının ardında şubat ayının ortasından itibaren hisse senedi piyasasında yükseliş eğilimi görülüyor. Bu durum bazı analistler tarafından yaklaşık bir yıldır devam eden ‘ayı’ piyasasının sonuna gelindiği yönünde ilk işaretler şeklinde yorumlanıyor.

18 güçlü hisse senedi

2016 YILINDA BEKLENTİSİ GÜÇLÜ SEKTÖRLER VE HİSSELER. UZMANLAR PİYASADA NELER BEKLİYOR?

Bunun temel nedeni ise FED’den faiz artışı beklentilerinin ertelenmesi ile gelişmekte olan ülke piyasalarına küresel sermaye girişinin başlaması.

Ata Portföy’ün değerlendirmesine göre, risk iştahının artmaya başlaması ile petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarında da bir miktar toplarlanma var. Bir aylık bu olumlu ortamın Türkiye piyasalarına yansıması ise dolar kurunun 70.000’li seviyeden yaklaşık yüzde 14 prim yaparak 80.000 zirvesini test etmesi oldu.

Piyasanın son yukarı hareketlerinde beklendiği üzere Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) politika faizi niteliğindeki ana refinansman operasyonları faiz oranını yüzde 0,05’ten yüzde 0’a çekmesinin ve mevcut aylık alım programı miktarının nisan ayından başlayarak 20 milyar dolar daha artırıp 80 milyar Euro’ya çıkarmasının da etkisi var. Bu haber piyasaları memnun etti.

TEMKİNLİ İYİMSERLİK

Endeks, bundan sonra yükselişine devam eder mi? Borsa 80.000’in üzerinde tutunur ve 90.000 seviyelerini test eder mi? Yerli ve yabancı kurumların değerlendirmelerine bakıldığında temkinli bir iyimserlikten söz etmek mümkün. Bu temkinli iyimserlik, hisse seçiminde dikkatli olunması gerektiği sonucunu ortaya koyuyor.

Borsaya tekrar dönecek olursak, Yatırım Finansman Araştırma Müdürü Zümrüt Can Ambarcı, son dönemde BİST’te yaşanan yükselişin ana nedeninin yurtdışı piyasalar olduğu söyleniyor. Yurtiçi kısa vadede borsayı  bu derece sürükleyecek bir beklentinin olmadığını vurgulayan Ambarcı, “Jeopolitik ve siyasi riskler de bir ölçüde devam ediyor ama bu vaka risklerinin bu aralar çok fazla fiyatlandığını görüyoruz. Bu yükselişin devamı için global risk iştahının devam etmesi gerekiyor” diyor. Ambarcı, geçen yıl gelişen piyasalar ortalamarından yüzde 19 daha kötü performans gösteren hisse senedi piyasalarının bu yıl olumlu yönde ayrıştığının altını çiziyor.

Alnus Menkul Genel Müdürü Egemen Kaya ise boğa piyasasına dönüş olmamakla birlikte olumlu bir havanın söz konusu olduğunu söylüyor. Yurtdışında büyüme endişelerinin radardan çıkma eğiliminde olduğunu ifade eden Kaya, FED’in bu hafta toplantısında faiz artırımı beklemiyor. Türkiye’nin cari açık ve büyüme verilerini iyi tutmasıyla birlikte olumlu ayrışmaya devam edeceğini anlatan Kaya, “Ancak jeopolitik riskler, siyasi tartışmalar, petrol fiyatlarında oynaklık gibi riskler de göz ardı edilmemeli” diyor.

10 kritere göre en iyi 18 şirket

5 KURUMDAN HİSSE SENEDİ ÖNERİLERİ

İş Yatırım: Akbank, Garanti Bankası, Tat Gıda, TAV, Turkcell, Trakya Cam, Tüpraş, Ülker, YKB.

Yatırım Finansman: Akçansa, Garanti Bankası, Halkbank, Migros, Turkcell, THY, Tofaş, Tüpraş.

Gedik Yatırım:  Orta-uzun vadede; İş GYO, Aselsan, Bizim Toptan, Garanti Bankası, Tofaş, Kardemir D, Sabancı Holding, Tekfen Holding, TAV, Tüpraş.

ALB Forex: Tüpraş, Sabancı Holding, Koç Holding, İş Bankası, Halkbank, THY, Emlak GYO, Arçelik, Vakıfbank, Şişecam.

Alan Yatırım: Akbank, Garanti Bankası, Halkbank, Tüpraş, Aygaz, Çimsa, THY.

YABANCILAR OLUMLU

Böyle bir konjonktürde son dönemde yabancı sermayeli finans şirketlerinden de Türkiye pazarına yönelik olumlu açıklamalar geldiğini görüyoruz. Credit Suisse geçen hafta içinde yatırımcılarına Türk tahvillerini uzun vadede tavsiye etti. Credit Suisse, FED etkisi ve enflasyon görünümündeki iyileşmeye vurgu yaparak, Türk tahvillerinin önümüzdeki dönemde sıkı performans göstereceği yorumunu yaptı.

Yine geçen hafta için HSBC yetkilileri, piyasalara yönelik kritik açıklamalarda bulundular. Global piyasalar dolarda boğa piyasasının sonuna gelindiği vurgusunu yapan HSBC Küresel FX Stratejisti David Bloom, FED’in bu yıl içinde faizleri tahmin edildiği kadar yüksek oranda artırmayacağının anlaşılmasının arından dolara yüksek talep döneminin sona erdiğini kaydetti.

Bloom, FED’in önceki tahminlerin aksine bu yıl faizleri dört defa artırmayacağını, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) parasal gevşeme süreçlerine devam edeceğini ve Çin ekonomisinin ikinci yarıdan itibaren toplarlanmasını beklediklerini söyledi. Bloom, “Bütün bunları dikkate aldığımızda gelişmekte olan piyasalar açısından 2016 görünümü geçen yıla göre çok daha iyi ve istikrarlı” dedi. HSBC’nin 2016 yılı sonu için dolar/TL tahmini 3,00, Euro/dolar parite beklentisi 1,2 seviyesi.

şirketlerin net kar satışı - esas faaliyet kâr artışı - net satış büyümesi

KÜRESEL ALGIDA DÖNÜŞ

İş Yatırım ise yaptığı analizde Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere göre olumlu ayrışabileceğini söylüyor ve bunun için küresel risk iştahının bozulmaması gerektiğini ifade ediyor.

FED’in varlık alımlarına bağlı olarak küresel risk iştahının güçlü olduğu Nisan 2009 – Mayıs 2013 döneminde Türkiye Piyasalarına yaklaşık 65 milyar dolar (milli gelirin yüzde 10’u civarında) portföy girişi oldu. FED’in varlık alımlarını azaltma sinyalini verdiği Mayıs 2013 sonrasında Türkiye’den çıkış yaklaşık 11 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Buna göre İş Yatırım, portföy hareketleriyle son yıllarda girilen yabancı paranın yaklaşık yüzde 85’inin halen Türkiye piyasalarında olduğu hatırlatmasını yapıyor.

HSBC Grubu Gelişmekte Olan Piyasalar Küresel Araştırma Başkanı Murat Ülgen, 2015’ten gelişmekte olan piyasalara dönük sermaye akışının 500 milyar dolar ile 10 yılın en düşük seviyesine gerilediğini hatırlatıyor. Ülgen, “Bu yıl gelişmekte olan piyasalar açısından çok kötü olmayacak, sermaye akımları istikrar kazanacak ve geçen yılın altına inmeyecek” yorumunu yaptı. HSBC uzmanları, Türkiye’de sabit getirili yatırım enstrümanlarına ilginin artacağını vurgularken, hisse senedi piyasasında 2016 yılında da seçini olunması gerektiği vurgusun yapılıyor.

ÇALIŞMA NASIL YAPILDI?

İşte burada hangi hisse sorusu önemli. Bu soruya yanıt aramak üzere 2015 yıl sonu bilançolarını analiz ettik.

10 kriterin en güçlü hisselerini bulduk. Yine bu kriterlerde puanlama yapıp 10 kriteri konsolide ederek en iyi 18 bilançoyu analiz ettik. Burada sanayi ve hizmet bilançolarını inceledik. Yakın İzleme Pazarı, Piyasa Öncesi İletim Platformu, Gelişen İşletmeler Pazarı şirketlerini, finans ve holding şirketlerini inceleme dışında tuttuk. Toplamda 227 şirket incelemeye alındı. 227 şirket üzerinden tabloları hazırladık. Bu tabloların son bir işlemden geçirerek 2015 bilançosunda 50 milyon TL cirosu olan şirketleri de liste dışı bırakarak, haberimizde gördüğümüz tabloları oluşturduk.

Her kriter için en iyi 10 listesine yer verdik. Bunun yanında 10 kriteri tek bir tablo haline getirerek 2015 yılında bilançosu iyi hizmet ve sanayi sektörüne ait, 50 milyon TL’nin üzerinde ciroya sahip 18 şirketi belirledik.

Bu tabloya bakıldığında otomotiv sektörü şirketleri, çimento şirketleri, inşaat yan sanayi şirketleri dikkat çekiyor. Şirket bazında F-M İzmit Piston, Ege Endüstri, Gersan ilk üçte yer alıyor.

SANAYİ Mİ FİNANS MI?

Açıklanan 2015 yıl sonu bilançolarına bakıldığında genel olarak sanayi endeksinin bankacılık endeksine kıyasla görece daha iyi performans sergilediği görülüyor. Yıl genelinde döviz kurlarındaki yükseliş eğilimi sanayi şirketlerinin kârlılıklarını baskılasa da bu şirketler arasında ön plana çıkan da oldu. Sanayi sektöründe yer alan şirketler söz konusu dönemde defansif sayılabilecek güçlü mali tablolar ve temettü verimi beklentileriyle öne çıktı.

2015 yılı içiden bilişim şirketlerinin çok kazandırdığını söyleyen Enver Erkan, TL’deki değer kaybının ön planda olmasıyla döviz varlığı olan şirketlerin öne çıktığını kaydediyor. 2015’in döviz varlığı bulunan sanayi şirketleri açısından olumlu olduğunu söyleyen Erkan, “Sektörel bakımdan olumlu hikayeye sahip olan otomotiv ve beyaz eşya da bu dönemde ön plana çıktı” diyor.

ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER

Yatırım Finansman ise 2015’te otomotiv, perakende, çimento, rafineri  şirketlerini beğenirken, kur farkı giderleri, dava karşılıkları gibi nedenlerle telekom şirketlerinin ve zayıf talep, artan rekabet gibi faktörlerle teknoloji perakendeciliği şirketlerinin beklentinin altında kaldığını belirtiyor. Zümrüt Can Ambarcı, “Araştırma takip listemizde bulunan sanayi şirketleri 2015 yılında ortalama yüzde 8 net kâr artışı ve yüzde 29 FVAÖK artışı kaydetti” diyor.

Yıl sonu bilançolarında özellikle petrol ilişkili firmaların iyi kâr rakamları açıkladığını söyleyen Yeliz Karabulut, “Yurtiçi petrol talebi geçen yol düşük petrol fiyatları sayesinde oldukça artıl gösterdi. Bu da hem bu şirketlerin satış rakamlarındaki gerilemenin önüne geçti hem de brüt kâr marjlarına olumlu etki yaptı” diyor. Yine otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde kur bazlı hareketlerin etkisine dikkat çeken Karabulut, otomotivde iç pazarın çok canlı olduğunu hatırlatıyor. Karabulut, döviz varlığı yüksek şirketlerin de 2015 bilançolarının iyi olduğunu ifade ediyor.

BEKLENTİNİN ALTINDA KALDILAR

2015’te sanayi şirketleri genel olarak varlığı olan veya ekside olan şirketler şeklinde ayrıştı. Gelirleri TL maliyetleri döviz olan şirketlerde finansman giderleri ciddi anlamda artarken, bunun tam tersi kompozisyona sahip şirketler avantaj elde etti. Siyasi belirsizliğin ortadan kalkmasına rağmen faizlerdeki yüksek seyrin devam etmesi, GYO’ların beklentilerin altında kalmasına neden oldu. Rusya ile yaşanan uçak krizi de tekstil sektöründe olumsuzluğa yol açtı. Dünya genelinde gerilemekte olan emtia fiyatlarının satış ve faaliyet gelirlerini baskılaması sonucunda da demir-çelik sektörünün karlılıkları olumsuz etkilendi.

Yeliz Karabulut, demir-çelik sektörünün yanında bazı çimento şirketlerinin ve bankaların iyi bir yıl geçirdiğini söylüyor. 2015’te jeopolitik riskler ve iki seçim atmosferinin çimento firmalarının satış rakamlarına olumsuz yansıdığını kaydeden Karabulut, çelik fiyatlarındaki gerilemeden dolayı ise demir-çelik şirketlerinin 2014’e göre kötü bir yıl geçirdiğini hatırlatıyor.

2016 YILININ YILDIZLARI

Gedik Yatırım, 2016 yılında gübre, beyaz eşya, savunma, otomotiv ve çimento sektörlerinin ön plana çıkmasını bekliyor. Kurumun analizine göre, gübre sektöründe, KDV’nin kaldırılması ve şirket bazında yeni yatırımların tamamlanması ön plana çıkacak. Tekfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren Toros Tarım’da 2015 yılının son çeyreğinde sülfürik asit tesisinin tamamlanması ve Bagfaş’ta AN/CAN yatırım ile üretim kapasitesinin artırılması Tekfen Holding ve Bagfaş’ı 2016 yılında ön plana çıkarabilir.

Beyaz eşya ve otomotivin, demir-çelik fiyatlarında yaşanan düşüş ve ihracat odaklı olması nedeniyle 2016 yılında da güçlü durması bekleniyor. Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Yılmaz Altun, “Şirket bazında Ford Otosan’ın yeni ürün gamı ve Ford’un Avrupa da güçlü ticari araç satış performansı var. Tofaş Egea ailesini büyütüyor ve Kuzey Amerika ile ihracat pazarını gelişletiyor. Arçelik güçlü ihracat yapısı ve demir-çelik fiyatlarının satışların  maliyetinde yaptığı iyileşme beklentileri ile öne çıkıyor” diyor.

Çimentoda altyapı yatırımlarını tamamlayan, iç pazar ağırlıklı çalışan ve özel ürünlere yoğunlaşan şirketler ön plana çıkıyor. Bu kapsamda, Yılmaz Altun, Bolu Çimento ve Çimsa’ya dikkat çekiyor.

Jeopolitik risklerin devam ettiği dinemde savunma sanayinde 2016 beklentilerinin güçlü olduğunu anlatan Yılmaz Altun, Aselsan’ı beğeniyor.

Gedik Yatırım, 2015 yıl sonu mali tabloları açıkladıktan sonra otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ve olumlu bilanço açıklayan Tofaş hissesini model portföyüne ekledi. Bunun yanı sıra Aksa Enerji hisseleri, Torunlar GYO hisseleri ve Ülker hisseleri de olumlu bilanço açıklamarı nedeniyle portföye eklenmek için izlemeye alındı.

BANKALARDA YENİ BEKLENTİ

2016 beklentilerine bakıldığında yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, bankacılık sektöründe beklentiler olumlu. Banka bazında yüzde 25’leri bulan kâr artışları görebiliriz. Bunun yanında yabancı yatırım bankalarının tahminlerinde yeni koşullarda doların gelişen ülke borsalarına karşı güçlü duruşunu devam ettiremeyeceği vurgusu öne çıkıyor. Gösterge faiz tarafında tek hanelere gerileme görülmesi halinde de kredi büyümesi ve TL mevduatların bundan olumlu etkileneceği yorumunu yapan ALB Forex’ten Enver Erkan, “Sektörün gelinen fiyat seviyeleri, F/K, PD/DD gibi çarpanlar çerçevesinde cazip göründüğü söylenebilir” diyor.

Türkiye’nin ihracat hacminin yaklaşık yarısı Euro Bölgesi’ne yapılıyor. Arupa Merkez Bankası’nın parasal gelişmeme yönündeki politikaları ve bölgenin 2016’da toparlanma eğilimi ile birlikte ihracat yapan şirketler tarafında da beklentiler olumlu. İhracat tarafında özellikle otomotiv öne çıkıyor. Petrol fiyatlarının 2016 yılında da düşük kalacak olması beklentisi ile havacılık sektöründe de olumlu trendin devamını bekleyen Enver Erkan, “BDDK’nın yeni kredi kartı düzenlemeleri ile birlikte beyaz eşya satın alımlarında kredi kartı taksit sayısı 9’dan 12’ye çıktı. Bu durum önümüzdeki dönemlerde beyaz eşya sektörü açısından olumlu bir hikaye yaratacaktır” diyor.

KUR ETKİSİ

Yeliz Karabulut, 2015 yılında jeopolitik riskler ve iki seçimin etkisiyle biraz durgun bir önem geçiren çimentoda 2016’da işlerin yeniden hızlanacağı beklentisinde. Karabulut, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Sanayi şirketleri tarafından ise; kur tarafında ciddi bir yükseliş beklentimiz olmadığından finansman giderlerinin toparlanmasıyla birlikte, iyi bir 2016 performansı sergileyebilecek şirketler bulunuyor. Son olarak küresel piyasalarda petrol fiyatlarının uzun vadeli bir toparlanma sağlayamayacağı beklentilerine paralel olarak, petrol şirketlerinin de 2014 yılı kadar olmasa da genel ortalamaya göre iyi bir yıl geçireceğini öngörüyoruz”

Otomotiv sektöründe artan kapasitelerin ve model yatırımlarının etkisinin 2016 yılında görülmeye devam edeceği öngörüsünde bulunan Zümrüt Can Ambarcı, hammadde fiyatlarının düşük seyretmesi halinde kârlılıkların güçlü olmaya devam edeceği düşüncesinde.

(Kaynak:Ekonomist Dergisi)

Borsa,

Otokar hissesi uzun vadeli yükseliş trendini koruyor

otokarDestek Menkul Araştırma Müdürü Yardımcısı Adnan Çekçen’e göre, Otokar’a yabancı ilgisi dikkat çekiyor.

Çekçen, “Yılbaşından bu yana yatırımcısına yüzde 4,5’in üzerinde getiri sağlayan Otokar hisseleri, son açıklanan yıllık bilançoda da beklentileri karşıladı.

2014 yılında 72,8 milyon TL kâr elde eden şirket, 2015 yılında ise kârını yüzde 9’un üzerinde artışla 79,5 milyon TL’ye kadar yükseltti.

2015 yılında şirketin aktif büyümesi yüzde 29, net kârı yüzde 9 ve net satışları ise yüzde 16,40 arttı.

Yaşanan bu olumlu gelişmeler, yabancıların ilgisini de hisseye çekti. 2014 yılında hissede yabancı işlemlerinin toplam hacmi 165,9 milyon TL iken, 2015 yılında bu rakam 1,198 milyon TL’ye kadar çıktı.

Otokar hissesi uzun vadeli yükseliş trendini koruyor. 89,00 seviyesi ise kritik bir destek noktası. Özellikle bu seviye üzerinde kalıcılık sağlanırsa, hissede yukarı gitme isteği sürebilir ve 99,30 – 102,30 seviyeleri gündeme gelebilir.” dedi.

Borsa,

Borsa İstanbul’da yükseliş sürer mi?

borsaSon dönemde BİST-100 Endeksi yükseliş performansıyla öne çıkıyor. Endeksteki değişim ile yabancı alımları arasındaki ilişkiye bakıldığında, yükselişin nedeni ortaya çıkıyor. Yabancıların alım yaptığı haftalarda endeks yükseliyor. Bundan sonraki süreçte petrol fiyatlarındaki gelişmeler ve global parasal genişleme gibi faktörler hareketlerine ve dolayısıyla endekse etki edecek.

YÜKSELİŞ SÜRER Mİ?

2015 yılında sadece Borsa İstanbul’un değil gelişmekte olan piyasaların ucuzladığını hatırlatan Ünlü Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Attila Köksal, “Son dönemde yaşanan yükselişlerin sonrasında içinde bulunduğumuz ayı piyasasının bittiğini söylemek için henüz çok erken. Bunun kalıcı, uzun soluklu bir çıkış olduğunu düşünmüyorum” diyor.

İç ve dış politik belirsizliklerin yatırımcıları rahatsız ettiğinin altını çizen Attila Köksal’a göre, yatırımcılar piyasasının ucuz olduğunu düşünmelerine rağmen uzun vadeli alım yapmıyor. Çünkü petrol fiyatlarındaki düşüşün olumlu etkisi olsa da dış ticaretimizdeki ve turizmdeki düşüşler oldukça olumsuz.

Köksal, iç piyasada da birçok sektörde durguluk gözlemlendiğini sözlerine ekliyor.

YABANCILAR HANGİ HİSSE SENETLERİNİ ALIYOR?

Özellikle son bir ayda yabancı yatırımcıların alım yaptığı hisselere bakıldığında bankacılık hisselerinin yanında teknoloji şirketleri de ön planda.

Indeks, Despec Bilgisayar, Arena Bilgisayar bu hisselerin başında yer alıyor.

Bankalar arasında Vakıfbank’ta son bir ayda yabancı takas payı yüzde 11 artarak yüzde 76 seviyesine kadar çıktı.

Bunun yanında geçen hafta ortak hisse alım programı açıklayan Tekfen’de yabancı alımlarının olduğu gözlendi.

Borsa,

Yabancı yatırımcılar borsaya 5 yılda 5 milyar dolar getirdi

Ata Yatırım’ın analizine göre, yabancı sermaye yatırımlarının borsanın performansı ile olan korelasyonu çok yüksek.

borsa net yabancı takas oranı ve yabancı takas oranı

BIST’in halka açık kısmının 2007’de yüzde 72’sine sahip olan yabancının payı, yıllar içinde azalarak 2015 yılında yüzde 62’ye kadar geriledi.

2015 yılı, 2008 krizi sonrasında en çok yabancı çıkışının yaşandığı yıl oldu.

Yabancı girişleri borsayı nasıl etkilediYabancı yatırımcılardan para çıkışlarının yaşandığı yıllarda BIST’in performansı da negatif etkilendi. Ancak 2015’teki para çıkışına rağmen yabancıların Türk sermaye piyasalarına uzun vadede güvendiği görüldü.

BIST’e 2010 – 2015 yıllırı arasında yabancılar 5 milyar dolar net para girişi yaptı.

Son yıllarda pozitif gelişmelerden bir tanesi de Bireysel Emeklilik Fonları’nın artan hisse pozisyonları oldu.2015 yılı sonunda BES ve yatırım fonlarının toplam hisse pozisyonu 8,6 milyar TL olarak gerçekleşti.

Uzun vadede kurumsal yerli yatırımcıların paylarının artması BIST’i global dalgalanmalara karşı daha korunaklı hale getirdi.

Ekonomi,

Türkiye’de en çok para harcayan aileler hangileri?

Türkiye’de en çok para harcayan aileler hangileri?

Türkiye’de en çok para harcayan aileler hangileri?

Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de para en çok para harcayan aileler 4 kişilik aileler.

Bütün haneler içinde yüzde 21,3 paya sahip bu ailelerin yaptığı tüketim harcamaları toplam yüzde 24,6’sını oluşturuyor. Yani, ülkedeki tüketimin neredeyse 4’te birini tek başlarına yapıyorlar.

EN ÇOK PARAYI NEREYE HARCIYORLAR?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı hane halkı bütçe anketine göre 4 kişilik hanelerin toplam harcaması içinde konut giderleri yüzde 22,8 ile en yüksek paya sahip.

İkinci sırada yüzde 19,7 ile ulaştırma geliyor. Gıda ise yüzde 18,6 ile ancak üçüncü sırada yer alıyor.

Bütün hane harcamaları esas alındığında ortaya çıkan tablo, 4 kişilik bir ailenin harcaması ile paralel seyrediyor.

Borsa,

2016 yılında yıldızı parlayacak hisse senetleri

2016 hisse senedi tahminleri ve yorumlarıGeçen yıl borsa düştüğü halde kârlı ve bu kârı dağıtan, enflasyonun üzerinde büyüyen, düşük riskli ve faaliyet etkinliği yüksek firmalara yatırım yapanlar kazandı. Biz de geçen sene olduğu gibi bu yıl söz konusu kriterleri önemseyen Joseph Piotroski’nin modelini BIST 100’e uyarlayarak yılın favori hisselerini belirledik.

Geçtiğimiz yıl yatırımcılar uluslararası ölçekte FED, ECB ve BOJ’u takip ederek, Türkiye’de TCMB ve seçimleri izledi.

Türkiye’de jeopolitik riskler arttığı ölçüde BIST 100 Endeksi’nin yukarı yönlü her atağı satışla karşılaştı. 17 Aralık gününe gelindiğinde ise endeksin değer kaybı ortalama yüzde sekizi buldu. Borsada yaşanan genel bazlı değer kaybının benzeri fonlarda da gözlemlendi. Hisse ve emeklilik fonlarıyla yatırım fonları değer kaybeden yatırım enstrümanlarının başında geliyor. Bu anlamıyla borsa ve fonlar için 2015’in pek de iyi bir yıl olduğu söylenemez.

17 Aralık itibariyle oluşturduğumuz “yılın yıldız hisseleri” yatırımcısına yüzde 18 kazandırdı. Dahası listede yer alan finansal riski düşük şirketlerin performansının yüzde 37’lere vardığını görebiliyoruz. Aralık 2015’te belirlediğimiz kriterlere göre listelenen 10 hisseyi alarak yıl boyunca ellerinde tutanlar endeks yüzde sekiz düşerken kazandı. Bu hisseleri Joseph Piotroski’nin modeline uygun şekilde her ay güncelleyenlerin getirisiyse yüzde 27’ye çıktı. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yıldız hisseleri tespit ederken finansal tabloları ayıklayarak Değer Yatırım Stratejileri gurusu Profesör Joseph Piotroski’nin dokuz kriterini BIST 100 Endeksi’ne uygulayarak belirledik. Söz konusu kriterleri QPS (Queenstocks Portfolio Selection) ile test ederek 2016 yılı için kullandık ve bu şekilde listeyi oluşturduk. Bu yılın yıldız hisseleri de 17 farklı kriter ve beş farklı kategoriye göre belirlenerek tespit edildi.

ÖNE ÇIKAN 8 HİSSE SENEDİ

Önerileriyle S&P 500’ün getirisinin üzerine çıkan profesör Joseph Piotroski, söz konusu başarıyı, belirlediği dokuz kriter üzerinde sağladı. Biz de aynı kriterleri, BIST 100 Endeksi’ne uygularken kriter sayısını 17’ye çıkardık. Modeli endeksteki sanayi hisselerine uyguladığımızda yıldız hisseler de ortaya çıkmış oldu. Joseph Piotroski’in BIST 100 Endeksi’ne uyguladığımız modeline göre bu yıl kriterleri sağlayabilen ancak 8 hisse bulunuyor. Bu nedenle her yıl 10 hisse üzerinden portföyü oluştururken, bu yıl sadece sekiz hisse ile değerlendirme yapacağız.

İŞTE SEKİZ YILDIZ HİSSE SENEDİ

EGE ENDÜSTRİ ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNİ ARTIYOR

Şirket, otomotiv sektöründe piyasa riskini dengelemek için farklı pazarlara girerken müşteri ve ürün çeşitliliğini artırma çabasını sürdürüyor. Hem iç hem de dış pazara çalışan şirket, gelirinin ağırlıklı kısmını ihracattan sağlıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre 2014 yılında otomotiv endüstrisi kategorisinde ihracat yapan firmalar arasında ikinci sırada yer aldı. Kârını düzenli olarak artıran Ege Endüstri’nin kârlılık performansını sürdüreceği görülüyor.

ÇELEBİ HIZLI BÜYÜYOR

Çelebi ile ilgili olumlu değerlendirmede bulunan Tera Menkul Değerler analistleri, üçüncü çeyrekte artan kâra dikkat çekiyor. Kârdaki yükselişte hem artan satış gelirinin hem de marjlardaki iyileşmenin etkili olduğu belirtiliyor. Çelebi için kurumların tavsiyeleri ortalama yüzde 14’lük getiri yönünde. Şirket net kârını 2015’in dokuz aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 50.85 artırarak 73 milyon TL’ye yükseltti. Gerçekleşen başarılı performansta satış gelirlerindeki yüzde 16,33 oranındaki artışın etkisi hissediliyor.

SODA SANAYİİ KUR ARTIŞINDAN OLUMLU ETKİLENDİ

Şirketin 2015’in dokuz aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre kârı yüzde 55,03 oranında artış gösterdi. Kambiyo gelirlerindeki kârlılığını yükseltti. Anadolu Yatırım analistleri hisseyle ilgili geçtiğimiz aralık ayında yaptıkları değerlendirmede Rusya’nın doğalgazda kısıntıya gitmemesi durumunda cam sektöründeki hisselerde satış baskısının azalacağını ifade ettiler. Hissenin 17 Aralık itibariyle fiyat – kazanç oranı 5,51 seviyesinde bulunuyor. Aynı zamanda aracı kurumların öneri listesinde de yer alan hissede getiri beklentisi ortalama yüzde 26 seviyesinde.

TOFAŞ OTOMOTİV’İN İHRACAT HACMİ ARTTI

Tofaş için kurum beklentileri ortalama yüzde 12’de yoğunlaşıyor. Ata Yatırım, güçlü seyreden Doblo satışlarıyla firmanın ihracat hedefinin üst bandını dahi yakalayabileceğini belirtiyor. Şirket, 2015 yılının dokuz aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 26,63 kârını yüzde 44,84 oranında artırdı. Gerçekleşen performansın sürmesi halinde hedefe ulaşması şaşırtıcı olmayacak.

ECZACIBAŞI İLAÇ KÂRINI ARTIRMAK İÇİN MALİYET DÜŞÜRECEK

Türkiye’nin köklü şirketlerinden olan EİS Eczacıbaşı 1951 yılından bu yana faaliyette bulunuyor. Şirket, verimliliği ve kârlılığı artırmak için maliyetlerinde beklentinin üzerinde artış gösteren bazı hammadde girdisi yerine daha uygun maliyetli ikame malzeme kullanabilmek için geliştirme çalışmalarında bulunuyor. Doğalgaz ve elektrik fiyatlarında olması beklenen artışın etkisini azaltabilmek için maliyet iyileştirme çalışmalarını diğer alanlarda da sürdürüyor. Bilanço kalemlerine bakıldığında da çalışmaların sonuç verdiği gözlemleniyor. Dokuz aylık bilançosuna göre geçen yıl esas faaliyetlerden dolayı firma zarar ederken bu defa kâra geçti.

FORD OTOSAN ATILIMDA

HSBC Yatırım analistleri, hisseyle ilgili kısa ve orta vadeli göstergelerin olumlu olduğunu söylüyor. Hisse, kurum tavsiyelerine göre 2016 yılında ortalama yüzde 21 kazandırma potansiyeli taşıyor. Borsa şirketleri arasında güçlü temettü verimliliği ile dikkat çekiyor. Şirket dijitalleşmeye önem veriyor. Genel Müdür Haydar Yenigün, “Dijitalleşme, Ford Otosan’ın gelişiminde ve kârlılığında büyük bir etken ve aynı zamanda şirketi geleceğe hazırlamada önemli bir unsur” diyor. Yenigün, teknoloji ve inovasyon yatırımlarını sürdürülebilir ilerleme yaklaşımını ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

DOĞUŞ OTOMOTİV’İN PAZAR PAYI BÜYÜYECEK

İşlem hacmi yönünde piyasanın öne gelen beş kurumunun Doğuş Otomotiv için öneri ortalaması yüzde 38,23 oranında yükseleceği yönünde. Halk Yatırım, pozitif değerlendirmede bulunurken dizel motorlardaki emisyon sorununa yönelik Alman makamlarınca onaylanan teknik çözümün ocak ayından itibaren tüm pazarlarda uygulanacağını hatırlattı. Şirketin temettü ödeyen güçlü firmalar arasında yer alması ve dizel motorlarla ilgili yaşadığı sıkıntıyı aşması çıkışında destek bir güç olacak. Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan, pazar paylarının yüzde 22’ye yakın gerçekleştiğini ifade ederken, 2016 yılında çok daha umutlu olduklarını belirtiyor.

ŞİŞECAM KÜRESEL MARKA OLMA HEDEFİ İLE İLERLİYOR

TEB Yatırım, Şişecam için “tut” önerisinde bulunurken 12 aylık hedef fiyat olarak 3,16’yı işaret ediyor. Kurumların ortalama beklentisiyse yüzde 32’lik getiri yönünde. Şişecam sektöründe oldukça deneyimli ve 80 yıllık tecrübesiyle globalleşme iddiasında. Şişecam Topluluğu Genel Müdürü Ahmet Kırman, “Dünyadaki ilk üç içinde yer alan küresel marka olma hedefimize istikrarlı şekilde ilerlemekteyiz” diyor. Satışlarını istikrarlı şekilde artıran firmanın kârındaysa dalgalanmalar yaşanmakta. Yakalanacak istikrarlı kârlılık hissenin performansına da olumlu yansıyacak. (Kaynak: Fortune)

Ekonomi,

Zorlu şartlara rağmen yabancı yatırımcı satın almayı sürdürdü

Deloitte
Gelişmekte olan piyasalardaki likidite baskısı ve yapılan iki seçime rağmen 2014’53 yabancı yatırımcılar, Türkiye’ye ilgilerini sürdürerek yaklaşık 21 milyar dolarlık 236 birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirdi.

Deloitte Türkiye, ‘2014 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu‘na göre birleşme ve sayın alma pazarındaki eğilimler 2013 ile benzerlik gösterdi. Özelleştirmelerin işlem hacmine katkısı yüzde 41 ile rekor seviyede gerçekleşti. Yabancı yatırımcıların işlem hacmi 2013’e göre yüzde 54 artış gösterdi.

Özelleştirmeler toplam işlem hacminin %41’ini oluşturarak tüm zamanların en yüksek payına ulaştı

12 işlem ile 8,6 milyar dolar büyüklük yaratan özelleştirmeler toplam işlem hacminin %41’ine tekabül ederken, yılın en büyük işlemi olan Milli Piyango özelleştirmesi tek başına işlem hacminin %13’ünü oluşturdu. Diğer işlemlerin çoğu enerji sektöründe gerçekleşen termik santral özelleştirmeleri oldu ve enerji sektörü özelleştirmeleri yıllık toplam işlem hacminin %22’sini oluşturdu.

Yabancı yatırımcıların işlem hacmi 2014 yılında yüzde 54 oranında arttı

Son yıllarda Türkiye piyasasına kesintisiz ilgi gösteren ancak 2013 yılında işlem hacmine yaptıkları katkı son on yılın en düşük seviyesine gerileyen yabancı yatırımcıların işlem hacmi 2014’te %54 oranında artış gösterdi; yine de, 113 işlem ile toplam 8 milyar dolarlık hacim yaratan yabancıların toplam işlem hacmindeki payı %38 seviyesinde kaldı. Özelleştirmeler hariç tutulduğunda ise yabancı yatırımcıların özel sektör işlem hacmindeki payı %65 oldu. Öte yandan, 2014 yılında Türk yatırımcılar 123 işlem ile 13 milyar dolarlık işlem hacmi yaratarak, toplam işlem hacminin %62’sini oluşturdu. Bu oran ile Türk yatırımcılar tarihsel olarak yıllık işlem hacmine en yüksek katkılarından birini gerçekleştirdi.

Küçük ve orta ölçekli işlemler hareketin kaynağı oldu

İşlem hacminin önemli bir kısmı; özelleştirmeler ve az sayıda gerçekleşen büyük ölçekli özel sektör işlemlerine dayansa da, işlemlerin çoğunluğu orta ölçekli şirketler pazarında gerçekleşti. Toplam işlem sayısının %76’sını oluşturan 50 milyon dolar ve altındaki 179 işlem, toplam işlem hacminin yalnızca %12’sini oluşturdu. Ortalama işlem hacmi yaklaşık 89 milyon dolar olurken, en büyük on işlem dışında kalan işlemlerde oluşan ortalama büyüklük ise yaklaşık 39 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Üretim ve enerji sektörleri yine ön plandaydı

Bir önceki yılda olduğu gibi, 2014 yılında da üretim ve enerji en çok işlemin görüldüğü sektörler oldu.

2015 öngörüleri

Yaklaşan genel seçimler, aşağı yönlü revize edilen büyüme tahminleri ve gelişmekte olan piyasalardaki kırılganlıklar gibi bir takım olumsuz sinyaller, 2015 yılının Türkiye’de birleşme ve satın almalar açısından zorlu bir dönem olacağına işaret ediyor. Ancak, uzun vadeli büyüme potansiyeli ve barındırdığı sayısız yatırım fırsatı sayesinde Türkiye’nin 2015 yılında da yatırımcı ilgisini çekmeye devam edeceği öngörülüyor.

2015 yılında orta ölçekli işlemlerin, piyasadaki hareketlilik üzerindeki belirleyici etkisini sürdüreceği ve perakende, enerji, finansal hizmetler ve üretim sektörlerinin en hareketli sektörler olacağı tahmin ediliyor.

kardemir
Borsa,

Kardemir (krdmd) hisse senedi yorumları

“Kardemir’de net kâr beklentileri aştı”

Ak Yatırım Araştırma Müdürü / Bora Tezgüler

“Kardemir (D) için 2,67 TL hedef fiyat verirken, “Endeksin Üzerinde Getiri” notumuzu koruyoruz. Şirket yılın ikinci çeyreğinde 99 milyon TL net kâr açıkladı. Bu rakam, konsensüs tahmini olan 76 milyon TL ve bizim tahminimiz olan 91 milyon TL’nin üzerinde gerçekleşti. 2013 ikinci çeyrekte şirket 35 milyon TL net zarar açıklamıştı. Beklentinin üzerinde gelen FVAÖK sayesinde bu sonuç elde edildi. Bu bağlamda tahminlerimizi gözden geçirip, hedef fiyatımızı yukarı revize edebiliriz. Şirketin ikinci çeyrek cirosu 531 milyon TL oldu ve beklentiler dâhilinde gerçekleşti. Kardemir‘in FVAÖK marjı ise yüzde 28 ile 2013 ikinci çeyrekteki yüzde 10 marjın ayrıca konsensüs ve bizim tahminlerimiz olan yüzde 23,7 ve yüzde 25’in üzerinde gerçekleşti.

borsa
Borsa,

Borsadaki kâr fırsatı değerlendirilebilir

borsaFaizlerin kademeli olarak düşmesiyle birlikte mevduatta giderek faizi azalan yatırımcı bu dönemde portföylerinin bir kısmını alternatif yatırım araçlarına yönlendirmeyi düşünüyor olabilir.

Özel sektör tahvilleri de tercih edilen yatırım araçlarından biri olurken farklı fonlara yatırım da düşünülebilir.

Bırsadaki son ralli ise özellikle şirket ikinci çeyrek bilançolarını açıklanması öncesine denk geldi. Uzmanlar 90.000 hedefinin görülüp görülemeyeceğini tartışmaya başladı. Bu dönemde güvenirliğine inandığınız borsa hisseleri de portföylerde değerlendirilebilir. Ancak yatırımları kısa vadede değil uzun vadeli düşünerek temkinli olmakta yarar var.

borsa
Borsa,

Borsa 90 bin olur mu?

Borsa, mart ayı sonundan beri yaşadığı ralliyle 84.000 seviyelerine geldi. Analistler, 90.000 için erken olduğunu söylüyor ancak bu dönemde pozisyon azaltılmasını tavsiye ediyor. Uzmanlara göre, banka ve sanayi hisselerinde dengeli bir porföy oluşturulmalı. Altı kurumun hisse önerisinde öne çıkan hisseler şunlar: Halkbank, Vakıfbank, THY, Enka, Ford, Otosan, Kardemir D, Türk Telekom ve Turkcell…

Borsa endeksi son dönemde 76.000 seviyelerinden 84.000 seviyelerine doğru hızla yükseldi. Mart ayından bu yana 60.000’lerden itibaren yaşanan ralli ise bankalar öncülüğünde gerçekleşti. Bu dönemde bankacılık sektörü hisseleri yüzde 50’nin üzerinde getiri sağlarken, sanayi hisselerinde ortalama yüzde 35 civarında getiri elde edildi.

Bu yükselişteki ana etkenlere bakıldığında, öncelikle FED ve Avrupa Merkez Bankası tarafından bol likidite döneminin devam edeceği yönünde açıklamaların yapılması, küresel ölçekte risk alma iştahını destekliyor. Ayrıca yurtiçi piyasalara özgü olarak TCMB’nin politika faizinde indirim sürecine girmesi ile bankacılık sektörü önderliğinde BİST’te yaşanan yükseliş hareketi hızlandı. Piyasadaki yükselişin kalıcı olup olmadığına ilişkin şüpheler varken, yükseliş hareketinin devam etmesi uzmanlarca olumlu bir durum olarak değerlendiriliyor.

BORSA 90.000 ZİRVESİNİ TEST EDER Mİ?

Borsa 90.000 zirvesini test eder mi? Gelinen seviyelere pozisyon azaltılmalı mı? BİST-100 Endeksi için yerli ve yabancı birçok kurumun paylaştığı 12 ay vadeli hedef değerler 82.000 – 85.000 aralığında değişiyor. Bu durumda 90.000 endeks seviyesinin şu an için hedeflenmediğini söyleyen Finans Yatırım Portföy Yöneticisi Tolga Kudaloğlu, bu seviyenin gerçekleşme ihtimalini bazı faktörlere bağlıyor ve şunları söylüyor: “Global tarafta likidite bolluğunun devam etmesi ile gelişen ülkelere yönelik pozitif algının korunması gerekiyor. Küresel çapta ve Türkiye’de düşük faiz ortamının devamı gelir ve değerlemeler yukarı çekilirse, jeopolitik risklerdeki hafiflemeyle birlikte, cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında 90.000 endeks seviyeleri hedeflenebilir”

Piyasalar, FED’in faizler konusunda atacağı adıma göre hareket ediyor. Burada faizlerin beklentilerden daha kısa sürede artırılacağı algısı, piyasada yaşanan olumlu havayı çok kısa sürede tersine çevirebilir. Mevcut ortamda ise endekste yaşanması muhtemel gerilemeler, düzeltme mahiyetinde algılanıyor.

Destek Menkul Finansal Analisti Eren Can Ümüt, bu ortamda yükselişin devam ederek 90.000 seviyelerinin test edebilme potansiyelinin olduğunu söylüyor.

POZİSYON AZALTMALI MI?

Mevcut durumda endeksin teknik görünümünün Haziran 2013’te oluşan boşluğu kapatmaya işaret ettiğini söyleyen Burgan Yatırım Finansal Danışmanlık Müdür Yardımcısı Murat Akyol, bunun da 84.900’e yükseliş anlamına geldiğini belirtiyor. TL ve faizlerin görünümü BİST’in bu gedefine ulaşmasına yardımcı olacak bir tabloya sahip. Jeopolitik risklere dikkat çeken Akyol, bayram tatili boyunca risklerin artmasına yol açacak bir haber akışı ortaya çıkmazsa iyimser havanın sürmesini bekliyor ve “Endeksin 90.000 seviyesine ulaşıp ulaşamayacağı konusunda ise cumhurbaşkanlığı seçimi sonucu belirleyici unsur. Kesin bir dönüş görmeden pozisyon azaltmamalı” diyor.

Şu anda 90.000 zirvesi için erken olduğunu söyleyen Tolga Kudaloğlu da pozisyon azaltmak için aceleci olmaya gerek olmadığını ifade ediyor. Kudaloğlu’na göre mevcut pozitif mementum ve yükseliş trendi devam ettiği sürece pozisyonlar korunabilir.

SEÇİM SONUCU ÖNEMLİ

Mevcut ortamda ise risk alma iştahının yüksek seyri, Borsa İstanbul üzerinde de etkilerini hissettiriyor. 82.000 seviyeleri üzerinde kalıcılık sağlayan endeksin ilk etapta 2013’ün mayıs ayında görülen 85.000 boşluğunu kapatma olasılığı yüksek bulunuyor. Böyle bir durumda da Eren Can Ümüt, hisse pozisyonlarında azaltıma gidilmesi konusunda bir gerekçe görmüyor.

Endekste 90.000 ihtimalini hesaplama dışı bırakmayan Gedik Yatırım, konsesusa paralel olarak 80.000 – 87.000 bandını daha ön planda tutuyor. Kurum, özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası yaşanabilecek olası kâr satışlarına önlem amacıyla pozisyon azaltılabileceğini kaydediyor.

KURUMLAR HANGİ HİSSELERİ ÖNERİYOR?

Ata Yatırım: Enka, Erdemir, Halkbank, Vakıfbank, Migros, Tüpraş, Turkcell ve THY model portföyde yer alıyor. Bankalar, Migros ve THY gibi özellikle TL’nin ve ekonominin bir miktar toplanmasından fayda sağlayabilecek şirketler ön plana çıkabilir.

Burgan Yatırım: Temmuz ayı ortasında yaptığımız revizyon ile model porföyümüze Doğuş Oto ve Ak Sigorta’yı eklerken BİM ve Soda Sanayi’ni çıkardık. Önerdiğimiz diğer hisseler: Halkbank, İş Bankası C, Türk Telekom, Vakıfbank, Arçelik, Ford Otosan ve THY.

Destek Menkul: Garanti ve Halkbank hisselerini beğeniyoruz. Ayrıca Petkim ve Kardemir hisselerinin de orta ve uzun vadede portföylerde bulunması gerekir.

Finans Yatırım: Değerleme bazlı model portföyümüzde altı şirkete yer veriyoruz. Bunlar: TSKB, Ford Otosan, THY, Tekfen, Türk Telekom ve Sinpaş GYO.

Gedik Yatırım: Adana Çimento, Bizim Toptan, Brisa, Despec Bilgisayar, Demisaş Döküm, Halkbank, Kütahya Porselen, Mardin Çimento ve Trakya cam hisseleri, model portföyümüzde orta ve uzun vadeli yer alan hisseler.

Yatırım Finansman: Halkbank’ı yüksek özkaynak kârlılığı ve Vakıfbank’ı cazip değerlemesiyle beğeniyoruz. Kardemir’de büyüme hikayesi, Bolu Çimento’da güçlü talep, Turkcell’de temettü beklentisi, Enka’da defansif yapı, Sabancı’da uygun değerleme ve Tofaş’ta güçlü satış bağlantıları öne çıkıyor. (Ekonomist)

Bank Asya
Borsa,

Bank Asya hisseleri neden düştü?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 24 Temmuz’da Mersin programı dönüşünde uçakta gazetecilere konuşmuş, Bank Asya ile ilgili de açıklamaları Bank Asya hisselerinde satışa neden oldu.

Başbakan’ın değerlendirmeleri, tatil dönüşü ilk işlem gününde Bank Asya hisselerinde satış baskısı yarattı.

Başbakan Erdoğan’ın Mersin dönüşünde Bank Asya ile ilgili açıklamaları, söz konusu banka hisselerinde satışa neden oldu.

Borsa İstanbul, tatil sonrası gevşek seyirle açılırken, Banka Asya (ASYAB) hisselerinde yüzde 5 değer kaybı yaşandı.  Açılışın ardından tepki alımlarıyla kaybının bir bölümünü geri alan ASYAB, saat 11:30 itibariyle 1.24 liradan (-%3.1) işlem görüyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 24 Temmuz’da Mersin programı dönüşünde uçakta gazetecilere konuşmuş, Bank Asya ile ilgili de değerlendirmede bulunmuştu.

Erdoğan, Gülen Cemaati’ne yakınlığı ile bilinen Bank Asya hakkında şöyle konuşmuştu:

“Şu anda Bank Asya iyi bir konumda değil. Ve mal varlıklarını satmak suretiyle likiditelerini artırma gayreti içindeler. Şu anda bütün onlara rağmen sıkıntı devam ediyor ve bunu finans sektörü de gayet iyi biliyor. Şunu ben rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu aldığım bir bilgidir. Qatar Islamic Foundation bir defa burayı alma noktasında değil. Onu ilan ederek kendilerine oradan piyasalarda psikolojik bir destek sağladılar.

Aslında bu SPK tarafından masaya yatırılması gereken bir konu. Burada aldatmaca var, muvazaa var. Ki şu var: BDDK, MİT, MASAK bunlar müsaade etmediği sürece buraya gelip ortak olamaz. Ama bunlar vatandaşı maalesef bu şekilde göstererek de aldattılar.” (DÜNYA)

ALAN-ADLARI
Ekonomi,

Dünyanın en pahalı alan adları

Eğer siz de zamanında bu alan adlarını alsaydınız bugün dünyanın en zengin isimlerinden biri olabilirdiniz.

İşte en pahalı alan adları

  • MM.com 1,2 milyon dolar. Temmuz 2014’te satıldı.
  • eBet.com 1,35 milyon dolar. Ekim 2013’te satıldı.
  • Cameras.com 1,5 milyon dolar. 2006’da satıldı.
  • Russia.com 1,5 milyon dolar. 2009’da satıldı.
  • Tandberg.com 1,5 milyon dolar. 2007’de satıldı.
  • Ticket.com 1,52 milyon dolar. Bilet sitesi. 2009’da satıldı.
  • DataRecovery.com 1,65 milyon dolar. 2008’de satıldı.
  • Auction.com 1,7 milyon dolar. 2009’da satıldı.
  • Dating.com 1,75 milyon dolar. 2010’da satıldı.
  • Fly.com 1,76 milyon dolar. 2009’da satıldı.
  • Seniors.com 1,8 milyon dolar. 2007’de satıldı.
  • 37.com 1,96 milyon dolar. Mart 2014’te satıldı.
  • Computer.com 2,1 milyon dolar. 2007’de satıldı.
  • 114.com 2,1 milyon dolar. Temmuz 2013’te satıldı.
  • KK.com 2,4 milyon dolar. Kasım 2013’te satıldı.
  • Youxi.com 2,4 milyon dolar. Mart 2014’te satıldı.
  • Investing.com 2,45 milyon dolar. 2012’de satıldı.
  • Social.com 2,6 milyon dolar. 2011’de satıldı.
  • CreditCards.com 2,75 milyon dolar. 2004’te satıldı.
  • Candy.com 3 milyon dolar. 2009’da satıldı.
  • Vodka.com 3 milyon dolar. 2006’da satıldı.
  • Sex.xxx 3 milyon dolar. Haziran 2014’te satıldı.
  • Whisky.com 3,1 milyon dolar. Mart 2014’te satıldı.
  • MI.com 3,6 milyon dolar. Nisan 2014’te satıldı.
  • IG.com 4,7 milyon dolar. Eylül 2013’te satıldı.
  • Medicare.com 4,8 milyon dolar. Mayıs 2014’te satıldı.
  • Clothes.com 4,9 milyon dolar.
  • Toys.com 5,1 milyon dolar.
  • Slots.com 5,5 milyon dolar.
  • Diamond.com 7,5 milyon dolar.
  • Porn.com 9,5 milyon dolar. 2007’de satıldı.
  • Fund.com 9,9 milyon dolar.
  • Sex.com 13 milyon dolar.