Browsing Category

İş fikirleri

İş fikirleri,

Solucan gübresi üreterek para kazanmak ister misiniz?

Sosyal medya hesaplarında gördükleri solucan gübresi işini merak eden 3 arkadaş, kurdukları tesis ile ayda 15 bin lira para kazanmaya başladı.

solucan gübresi üreterek para kazanmakElazığ’da farklı işlerle uğraşan İbrahim Karaman (31), Nihat Bulut (42) ve Mahir Tekin (31) sosyal medyada gördükleri solucan gübresi işini merak etti. Bunun üzerine 6 ay araştırma yapan 3 arkadaş, solucan gübresi işine girmeye karar verdi. Eski bir ahırı tesis haline çeviren 3 arkadaş, ilk etapta 100 bin solucan ile işe başladı. 2 yıl içerisinde 3 milyon solucana ulaşan 3 arkadaş, ayda ortalama 10-15 bin lira kar ederek büyük bir gelir sağladı.

3 arkadaş internette görüp “solucan” işine girdi, ayda 15 bin lira kazanıyor

3 arkadaş solucan gübresi üretimi yapıyor

Kendi işimizin patronu nasıl oluruz diye düşünürken internet ve sosyal medyadan solucan gübresiyle ilgili haberleri gördüklerini belirten İbrahim Karaman, “Çok parası var, iki katı üretim, işletme sürekli büyüyor diye gördük. Liseden beri arkadaş olduğumuz arkadaşlarla bu işe girdik. Altı ay gibi bir süre araştırma yaptık. Anlatılanlara doğrudan inanmadık. Bu işi yapanlarla telefonla ve yüz yüze gidip görüştük. Hem olumlu hem de olumsuz yanlarını sorduk. Aklımıza yattı, altı ay sonra başladık. Riski az olsun diye 100 bin solucan ile başladık. İşletme sürekli büyüyen bir işletme, şimdi 3 milyona yakın solucanımız var. Aylık ortalama üç tona yakın gübre üretiyoruz. Bunu önümüzdeki yıl dört katına çıkarmayı düşünüyoruz” dedi.

ayda 3 ton solucan gübresi üretiyorlar

Gübrenin fiyatının bölgeye ve yöreye göre değiştiğini dile getiren Karaman, “Elazığ’da tonunu 3 bin lira olarak satıyoruz. Toptan alımlarda daha indirim yapıyoruz. Tek veya 2 kiloluk paketlerimiz var. Kilosu 3,5 ve 4 TL’ye gidiyor. Giderlerimizi düştüğümüz zaman ortalama aylık 10-15 bin lira arası bize kalıyor. Bu sadece gübre satışı değil, işe girmek isteyen arkadaşlara solucan satışlarımız da oluyor. Kendilerine nasıl yapılacağı ile ilgili yardımlarımız oluyor” dedi.

solucan gübresi

Öncelikle solucandan ziyade, solucanın yemini temin etmenin daha önemli olduğunu vurgulayan Nihat Bulut, “Solucanın yemi seperatörden geçmiş büyükbaş hayvan gübresidir. Biz bunun posasını alıp brandaların altında fermante ediyoruz. 1,5 ay civarında, yüzde yetmiş oranında fermante ettiğimiz o gübrelere, yüzde 30 civarında meyve atıkları, yumurta kabuğu, çay posası karıştırıp hayvanlarımıza veriyoruz. Özellikle yeni dikilen fidanlarda yüzde 70’lik bir verim artışı sağlıyor” diye konuştu.

solucan gübresi neyden üretiliyor

Solucan gübresinin 15 gün erken hasat yapılmasını sağladığını vurgulayan Bulut, “Her şeyden ziyade bizim şu anda topraklarımız kimyasal gübreyle ölmüş vaziyette. Sürekli dayatılmış bir gübre var. Bunun her yıl maliyeti var. Topraklarımızı öldürüyor ve belli bir süre sonra o toprak artık verimsiz hale geliyor. Solucan gübresi doğal olduğu için toprakta yetişen ürünlere doğal bir aroma katıyor hem de daha sağlıklı bir şekilde sebzelerin ve meyvelerin olgunlaşmasını sağlıyor. Topraktaki nem oranını çok fazla tuttuğu için sulamadan kazanç sağlıyor. Humus oranı çok yüksek. Humusta toprağa çok faydalı. Verdiğimiz gübre içerisinde solucanların kokonları (yavru) var. Bu kokonlar da verdiğimiz gübre içerisinde tekrardan büyüdükleri için toprakta havalandırmayı sağlıyorlar. Toprağın verimli bir şekilde ürün vermesini sağlıyorlar” ifadelerini kullandı.

solucan gübresi erken hasat

Bu işe ilk sadece gübre üretmek amacıyla başladıklarını ifade eden Mahir Tekin ise, “Bu solucanlara verilen yemlerde yumurta kabuğundan, çay posasına kadar her şey doğal. Geri dönüşüme de katkı sağlıyorlar. Bu sayede gerçekten toprağın verimini artırıyorlar. Şu an bu şekilde devam ediyoruz. Zahmetsiz hiç bir şey olmaz. Ama bu tatlı bir zahmet çünkü daha iyi bireyler yetiştirebiliriz. Sonuçta bu gübrede üretilen besinler gerçekten sağlıklı. Bu işi artık tamamen ticari amaçlı düşünmüyoruz. Gelecek nesiller adına bir şeyler yaptığımızı gördüğümüz zaman daha mutlu oluyoruz” şeklinde konuştu.

İş fikirleri,

Türkiye’nin kâr marjı en yüksek sektörleri

Kendi işini kurmanın en kritik yanı hangi sektörde yer alacağına karar vermektir. En iyi yaptığınız işin sektöründe mi yer almanız gerekir? Yoksa en çok kar getiren sektöre girmeniz mi?

Para Durumu’na girişimcilerden en çok gelen sorular arasında sektörlerin kar marjı geliyor.

Açıkçası eğer bir işi iyi yapamazsanız, sektörün ne kadar karlı olduğu fark etmez. İşinizi iyi yapmaz ve satış sağlayamazsanız, sektörün karlı olması sizin para kazanmanızı sağlamayacaktır.

Bunun da aklınızda bulundurarak bu sektörleri incelemelisiniz.

İşte Türkiye’nin kar marjı en yüksek sektörleri:

1: İçecek Sektörü %42.8

2: Kırtasiye Sektörü %35.5

3: Turizm Sektörü %25.7

4: Madencilik Sektörü %20.7

5: Çimento Sektörü %14.4

6: Bilişim Sektörü %11.9

7: Kimyasal Sektör %11.9

8: Demir-Çelik Sektörü  %7.6

9: Holding – Yatırım Şirketi %7.2

10: Otomotiv Ana Sanayi %6.8

11: Eğlence Sektörü  %6.7

12: Mobilya Sektörü %6.5

13: İnşaat ve Bayındırlık Sektörü  %6.3

14: Lojistik Sektörü  %5.5

15: Cam-Seramik Sektörü %5.0

16: Lastik Sektörü  %4.4

17: Otomotiv Yan Sanayi  %3.9

18: Gübre-Tarım İlaçları  %3.8

19: İlaç-Sağlık Sektörü  %3.3

20: Dayanıklı Tüketim Ürünleri  %3.0

Perakende sektörü
Sektörün yaklaşık %67’sinin geleneksel, %33’ünün ise organize perakende sektörüne ait olduğunu tahmin edilmektedir.

İş fikirleri,

İstiridye yetiştiriciliği yaparak para kazanmak ister misiniz?

Mutfaklarımızda devrim yaratacak değişik bir lezzet. Yaşam döngüsü midyeye benzeyen istiridyenin kültüre alınması fırsat vaat ediyor!.. İstiridye‘ye bizim piyasa dilinde genellikle “tarak” adı veriliyor. Gurme restoranlarda ve balıkçı tezgâhlarında aranan bir deniz ürünü…

istiridye yetiştiriciliğiMidye’den değerli ve çok daha lezzetli! Alışkanlığa göre çiğ ya da pişmiş olarak yeniyor. İstiridyenin biyolojik anlamda birçok çeşidi var. Büyüklüklerine ve cinslerine göre sınıflandırılıyor. Dünyada “kültür üretimi” ise bir hayli yaygın…

Genellikle “lüks gıda” olarak değerlendirilen istiridyenin besleyici özelliklerinin yanı sıra “afrodizyak” niteliklerinin de bulunması onu çok daha değerli kılıyor. Doğal avcılığı yapılmakla birlikte her yerde rastlanmaması onu zengin sofralarının lezzeti yapmış. Dr. William K. Brooks‘un “The Oyster” adlı kitabından istiridyenin Romalılar devrinde kültür yetiştiriciliğine alındığını öğreniyoruz. O dönemde kamış çubuklara taşlar bağlanarak yapay yetiştirme ortamı yaratılmış; istiridye larvaları bu sopalara tutturularak büyütülmüş.

Halen Güneydoğu Asya, Avustralya, Japonya ve Amerika’da değişik yöntemlerle kültür yetiştiriciliği yapılıyor. İstiridye çiftliklerinin üretimi her geçen yıl biraz daha artıyor. Örneğin Güneydoğu Asya’da bu endüstri aile işletmeleri halinde.

Bambu kamışları kullanılarak sonsuz istiridye tarlaları oluşturulmuş. Çoğu kamıştan örülmüş yüzer tipte sistemler. Sal şeklinde inşa edilen bu yapılarda larvalar daha çabuk gelişip büyüyor.

ORTAMIN TEMİZ OLMASI ÖN KOŞUL
İstiridye temiz su isteyen bir ürün. Kirli sularda ağır metalleri bünyesinde toplayabiliyor. Bu açıdan endüstriyel yetiştiricilik halen en sağlıklı yöntem! Hastalıklara karşı dayanıklı türler tercih ediliyor. En tanınmışı “crassostrea gigas” adlı okyanus istiridyesi. Hem kolay ürüyor hem de eti çok kıymetli. İstiridyeler “fitoplankton” denilen mikroskobik canlılarla besleniyor. Ortamın oluşturulması ise yapay havuzlarda yapılıyor. Çoğaltılan mikroskobik canlılar yetiştirme sahasına periyodik olarak veriliyor. İri boy bir istiridye yaklaşık 18 ayda ticari ağırlığa erişiyor.

Avrupa’da ise başta Fransa olmak üzere kapalı sistemlerde yetiştiricilik gelişmiş. Özel havuzlar içine monte edilmiş raflarda istiridyeler kontrollü olarak besleniyor. En ileri teknikler ise Avustralya ve Japonya‘da. Burada sepetler içinde yetiştiricilik yaygın. En lezzetli istiridyelerin yetiştirildiği Pasifik Okyanusunda bu amaçla kıyılarda modern istiridye çiftlikleri kurulmuş.

Dünya ticaretinde önemli bir yere sahip olan istiridye ticaretinde fiyatlar dünya borsalarına göre oluşuyor. Yetiştiricilerin çoğu ürünlerini yüksek fiyatlarla gelişmiş ülkelere ihraç ediyor.

Türkiye’de henüz bu konuda çok gelişmiş bir endüstri yok. Ancak İtalyaYunanistan ve İspanya‘da kimi örnek çiftlikler kurulmuş. Buralarda yetiştirilen istiridyelerin yalnız etinden değil kabuğundan da yararlanılıyor. Yüzde 97′si “kalsiyum karbonat” olan kabuklar öğütülerek doğal kalsiyum içeren ilaçlar üretiliyor.

Güneydoğu Asya’da ise bazı istiridye tarlalarında “inci” üretimi çok yaygın. Ancak bu iş çok zahmetli ve zaman isteyen bir faaliyet!

Geleceği parlak bir alan
Eşeyli üreme özelliğine sahip istiridyelerde “döl verimi” oldukça yüksek. Örneğin bazı türlerden birey başına üreme mevsimi boyunca 100 milyon yumurta almak mümkün.

İstiridye yetiştiriciliği balık çiftliklerindeki sisteme benzerlik gösteriyor. Yavrular “kuluçkahanelerde” üretiliyor ve “genetik seleksiyonla” hızlı büyüyen türler selekte edilerek çoğaltılıyor. Yetiştiricilikte en önemli konu ise deniz suyunun temizliği! Bu amaçla yetiştirme sahası temiz tutuluyor, hatta filtre cihazlarıyla su sürekli temizleniyor.

Özellikle kuluçka devresindeki istiridyelerin bulunduğu ortama
besi materyali” dışında yabancı organizma girişine izin verilmiyor. Güneş ışığı ise bu filtreleme işinde en önemli yardımcı.

İstiridyelerden yumurta almak için ilginç teknikler geliştirilmiş. Japonya‘da uygulanan bir teknikle hafif “elektrik şoku” verilerek yumurtların alınması ve kuluçka aşamasına geçilmesi şimdi tercih edilen bir yöntem…
Burada belli bir süre beslenen yavrular daha sonra “kolektör” adı verilen çubuklara yapıştırılıyor.

Yavruların “kolektörler” üzerine tutunmasıyla yetiştirme işlemi başlamış oluyor. Daha sonra “kolektörlerden” alınarak sepetlere yerleştirilen bireyler büyüme alanlarına aktarılıyor. Bu konuda kullanılan çok sayıda teknik malzeme var. Özel “kiremitler“, “bambu materyali“,
tel ızgaralar“, “ahşap çubuklar” ve “plastik gereçler” en çok kullanılanlar arasında. İstiridye yavrularını özel aygıtlar üzerine yapıştırmak ve orada gelişmelerini sağlamak ise hem bilgi hem de tecrübe gerektiriyor.

Türkiye’de bazı denizel alanlar bu yetiştiricilik için oldukça uygun. Ancak sistem konusunda bilgi sahibi olmakta ve bu konudaki tüm uygulamaları yerinde görmekte yarar var.

İSTİRİDYE YETİŞTİRİCİLİĞİ NASIL YAPILIR?

İstiridye kültüründe yavru bireyler ya kuluçkahanelerde üretilerek ya da doğal alanlardan toplanarak elde edilmektedir. Kuluçkahaneden yavru üretimi gerçekleştirilirse, genetik seleksiyonlar yapılarak hızlı büyüyen, zor şartlara karşı dayanıklı, et verimi fazla, hastalıklara karşı dayanıklı bireylerin elde edilmesi söz konusu olabilmektedir(Rodriguez ve Frias, 1992). Doğal ortamdan toplanan yavrularda ise böyle bir seleksiyon şansı yoktur.

Kuluçkahaneden Yavru Temini

Bu kültür yönteminde kıyısal alanda bir kuçkahane binasının olması gerekmektedir. Bir istiridye kuluçkahanesinde filtre odası, fitoplankton üretim birimi, anaç, larva ve yavru üretim birimi olmalıdır.

Deniz Suyu

İstiridye kültüründe suyun filtrasyonu önemli bir konudur. Anaç ve yavru biriminde kullanılan suyun 40-60µm’lik kum filtrelerinden geçmesi yeterli olurken, fitoplankton ve larva üretiminde kullanılacak suyun 20, 10, 5, 1µm’lik kartuj filtrelerinden geçerek partiküllerden ve suda bulunabilecek diğer organizmalardan ayrılması gerekmektedir. Bazı üreticiler deniz suyu ile gelebilecek bazı organizmaların istiridye larvaları tarafından besin olarak değerlendirilebileceğini düşünerek kaba bir filtrasyon yapmaktadırlar. Fakat üretimi riske atmamak için iyi bir filtrasyon ve sterilizasyon önemlidir. Suyun iyi filtre edilmiş olması U.V. ışınları ile yapılacak sterilizasyon etkisini arttırmaktadır.

Anaç Özellikleri

Genellikle istiridye anaçları üretim zamanında doğal stok alanlarından döl almak amacıyla kuluçkahaneye getirilir ve döl alma işlemi tamamlandıktan sonra tekrar denize bırakılırlar. Bu anaçlar hızlı büyüyen, zor şartlara karşı dayanıklı, et oluşturma kapasitesi yüksek, düzgün kabuk şekilli gibi özelliklere sahip istiridye stoklarından seçilmesi tercih edilir.

Anaç istiridyelerden döl alım yöntemleri

Olgun istiridyelerden yumurta ve larva elde etmek için birkaç yöntem vardır. İstiridyenin yumurta ve larvalarını ortama normal olarak kendi isteği ile bırakması haricinde yumurtlamayı uyarıcı şok yöntemler de uygulanır. Bu şok yöntemler şöyledir;

Termik şok: Şok yöntemlerin en çok kullanılanıdır. Olgun istiridyelerin ani olarak sıcak sudan soğuk suya, soğuk sudan sıcak suya bırakılması ile olur (Field, 1922). Bu işlem birkaç defa tekrarlanır ve istiridyenin larva bırakması beklenir.

Kimyasal şok: İstiridyelerin manto boşluğuna 2cc, 0.5 mollük KCL solüsyonu enjekte etmek sureti ile yapılmaktadır. (Bayne; 1965)

Elektrik şok: İstiridyelere düşük voltta elektrik verilmek sureti ile uygulanır (Iwata, 1950; Sugiura, 1962).

Mekanik şok: İstiridyelerin adduktor kasına enjektör iğnesi ile dokunularak uyarı yapılmaktadır (Loosanoff ve Davis, 1963).

Diğer İstiridye Yetiştiricilik Yöntemleri

Diseksiyon yöntemi

Olgun İstiridyelerin kapama kasları kesilerek gonadlardaki yumurta veya spermler C.gigas’ta alınırken, O. edulis’te palial boşluktaki larvalar alınabilir.

Sperm solusyonu

Yumurtlamayı uyarmak için suya sperm solüsyonu verildiğinde de istiridyeler bir süre sonra yumurta bırakmış olur. Bu amaçla şok uygulamalar sonrasında elde edilecek fazla sperm solusyonu kullanılabilir.

Şok yönetemlerin uygulanmasından yaklaşık 30dk sonra istiridyeler döllerini su ortamına dökerler. Eğer istiridyeler döllerini bırakmaya hazır değiller ise şok yöntemler ile başarılı bir sonuç elde edilemez.

İstiridyeler bilindiği gibi yaz aylarını üreme için kullanılır. Kışın ise doğada üreme görülmez. Laboratuvarda uygun koşullar yaratılarak kış aylarında da istiridye üretimi yapılabilir. Bunun için doğal ortamdan alınan istiridyeler 10°C sıcaklıktaki suya bırakılırlar. Ortama alışan damızlıkların tutulduğu havuzdaki su sıcaklığı tedrici olarak 18°C’ye veya biraz daha yüksek sıcaklığa çıkartılır. Bu sıcaklıkta istiridyeler 2-4 hafta tutulur. Bu süre üretim mevsimine bağlı olarak değişir. İstiridyeler bu süre içerisinde gonadlarını olgunlaştırırlar ve sıcaklık 20°C’ye ulaştığında döllerini dökerler. Bu işleme gonad olgunlaştırarak döllerin alınması işlemi denilir. Burada kullanılan anaçlar genellikle genetik olarak istenilen özelliklere sahip özel anaçlardır.

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin hazırladığı istiridye biyolojisi ve yetiştirme teknikleri

  • Chesapeake Altın İstiridye mail
İş fikirleri,

Para kazandıran basit ve yeni iş fikirleri

Yeni iş fikirleri yaparak diğer iş fikirlerinin sahip olduğu önceliği sizde gerçekleştirebilirsiniz. Başkasının daha önce yaptığı ve işlerini yoluna koyduğu iş fikirlerini tekrarlamaktan da kurtuluyorsunuz. İşte size para kazandıracak yeni iş fikirleri.

Para kazandıracak ve yapılması kolay olan iş fikirleri

1.Ücretli Üyelik Avantajları Sunan Websitesi

Biliyorsunuz bir çok sitede üyeler ekstra hizmetler için para öder,örneğin bir arkadaşlık sitesi gold üye ol istediğine mesaj at ve ya bir forum gold  üye ol daha çok seçenek ile forumu kullan vs. birçok sitede bu var.Bende şöyle düşündüm bu abonelik paralı üyelik veren siteler ile anlaşıp tek bir sitede tüm paralı sitelerin reklamını yaparak site ye özel kampanyalı üyelikler verilse nasıl olur?Hemen örnek veriyorum a sitesi arkadaşlık sitesi ve ya oyun sitesi oyun sektörünü de katabiliriz online oyunlarda para ödeyerek birçok şey alabiliyorsunuz.Sitemizde her şey olabilir.Bu paralı üye olup ekstra hizmetler aldığınız siteler bu sitemize daha avantajlı seçenekler sunabilir tabi bizim onlarla anlaşmamıza bağlı.Bunun için kurduğunuz site güven vermeli ve altyapısı sağlam olmalı.Ücretli üye olunan siteler ile anlaşıyoruz ve kendi sitemizde avantajlı paketler sunabilecek hale getiriyoruz işin özü bu.
2. Sosyal Medya Rehber Sitesi
 Bu fikir aklıma uzun zaman önce gelmişti.Facebook sayfaları ile uğraşıyordum eski paylaşımları ma bakarsanız genelde facebook twitter gibi sosyal ağlara yönelik şeylerdir.Facebook da bir sayfa arıyoruz diyelim ne yaparız arama kısmına yazarız çıkan sonuçlarda sevdiklerimizi beğeniriz..Ama ben  kaliteli sayfalar arıyorum sürekli reklam atan saçma saçma paylaşımlar atan sayfaları istemiyorum.O zaman ne yapacağım tek tek sayfaları inceleyip hangisi iyi bakacağız uzun iş.Peki bir site olsa dmoz sitesi gibi dmoz sitesini bilmeyenler için açıklama yapayım internette kaliteli içerik üreten siteleri listeleyen ve bu listeleme içinde uzman moderatörleri olan yani insan eliyle bir kaliteli site listelemesi yapan önemli bir sitedir.Birçok webmaster orada yer almak ister.Facebook sayfalarını listeleyen bir web sitesi aynı zamanda twitter da önemli kişileri de listeleyebilir aynı dmoz gibi insanlar sizin sitenizde yer alabilmek için çabalar bundan kazanç da elde edebilirsiniz.Sosyal ağlarda kaliteli içerik üretenlerin önemli kişilerin sayfaların olduğu bir site projesi yapabilirsiniz.
3. Bedava Kelimesindeki Sihir
 Evet bedava kelimesi sihirlidir.Kalabalık bir yerde bedava bir şey dağıtırsanız hemen ilgi odağı olursunuz.İnsanlar bedava şeyleri severler.Her toplumda bu böyledir.O zaman bu sihirli kelimeyi kullanarak internette bir şeyler yapalım.Aklıma gelen ilk şey bedava dağıtılan ne varsa siteye eklemek bedava tema,bedava logo,bedava saat vb. bazı e-ticaret siteleri mesela ilk açıldıklarında bedava bu tür şeyler dağıtırlar sadece kargo parası ödeyin gönderelim gibi.Kısaca sitemizde bedava olan ne varsa insanlar bulabiliyor.Bu siteyi ister blog açın isterseniz forum açın forum olması bana göre daha iyi olur bir zaman sonra siz bir şey yapmasanız da insanlar paylaşımlarda bulunur yükünüz hafifler.
4. Çok Uygun Fiyatlı E-Kitaplar
 Birkaç sene evvel bir haber sitesinde yabancı bir bayanın sadece e-kitap yazarak zengin olduğu milyon dolarlar kazandığını okumuştum.Evet sadece e-kitap yazarak.Önemli nokta bu e-kitapları 1$ – 5$ arası satıyordu.Tabi ‘aa ne kadar ucuz’ hemen alalım diyen insanlar onu zengin ettiler.Peki ne tür e-kitaplar olabilir her konudan olabilir sınır yok istediğiniz konuda e-kitap yazıp bunu 1tl -5tl arası satarsanız belki sizde zengin olabilirsiniz Türkiye’de e-kitap henüz gelişme çağında olduğu için yabancı dilde yapmanız çok daha fazla fark edecektir.
5. Bölgesel Site Yapmak
 Bu fikir bir gece uyumak üzereyken aklıma geldi ve hemen not aldım.Bunu uygulayan çok kişi vardır ama benim aklıma gelen daha farklı şekillerde yapmak oldu.Nasıl farklı şöyle yaşadığımız çevreyi inceliyoruz ve not alıyoruz benim çevremde ağırlıklı olarak neler var mesela araba galerileri var yada mobilyacılar yada alışveriş merkezleri inşaat üzerine çalışanlar olabilir ne varsa yazıyoruz.Bunlardan inşaatı ele alalım.Benim çevremde ev almak isteyen insanlar ne yapıyor internette arıyor ve genelde emlak veya ilan siteleri ile karşılaşıyor.Bu işi yapabilmeniz için web sitesi kurabilmeli ve seo dan da anlamanız gerekli.Paranız varsa yaptırabilirsiniz de.Örneğimizden devam edersek inşaat sektöründe bölgenizde çalışan firmaları bulup yaptığımız siteye ekliyoruz yani onların reklamını yapıyoruz ve bölgenizle alakalı sürekli makale giriyoruz.insanlar armalarda sitenize ulaştığında ve belli bir sayıya ulaştığınızda artık o firmaları arayıp böyle bir sitem var sizin reklamınızı yapabilirim ve size müşteri gönderebilirim tarzında anlaşmalar yapın.verdiğim örneğe takılmayın birçok sektöre uyarlanabilir emlak için aramalarda üstlerde çıkmak zordur diğer sektörleri düşünebilirsiniz.
6-Apartman İlan Projesi
 En sona en iyi olduğunu düşündüğüm projeyi sakladım.Neden mi iyi?Tutarsa çok iyi kazandırır ve çok iyi yerlere gelebilirsiniz.Bu fikir nereden aklıma geldi onu anlatayım.Elimde satmak istediğim birkaç eşya vardı.İlan verdim fakat eşyalar taşınması gerekli olduğundan yakın çevreniz yada en fazla bulunduğunuz il içerisinde satabilme olanağınız var kargo vs. uğraşılmayacak eşyalar.Bulunduğum apartmanda bende bu eşyaların satılık olduğunu kim biliyor dedim?Kimse bilmiyor kapı kapı dolaşıp anlatmakta bir dert olurdu.Peki apartman girişinde herkesin görebileceği yerde bir ilan panosu olsa bende oraya eklesem hemen dedim bunu yöneticiye söyleyeyim böyle bir şey yapabiliriz.Benim gibi düşünen başkaları da olabilir mi olabilir her apartmanda bir ilan panosu olsa insanlar bir şey satıyor olabilir, özel ders vermek istiyor olabilir, iş arıyor olabilir ve ya evindeki eşyayı ücretsiz aynı apartmanda birine verme düşüncesi olabilir herkes o panoya ilanlarını assa ve girişte insanlar buna bakıp faydalansalar diye düşündüm.Bunu iş haline getirecek olursak apartmanlara ilan panosu tedarik ederiz ve ücretsiz bunları dağıtırız.Fakat anlaşma çerçevesinde bu panolara belli bölümlerine reklam alır ve ekleriz.Buradaki iş pano tedariği ve anlaşma yapabilecek elemanlar milyonlarca apartman olduğunu düşünürsek ufaktan büyümek zahmetli olabilir.
İş fikirleri,

Düşük sermayeli iş kurmak isteyenler için iş fikirleri

Franchise ekosistemi yeterli sermaye olmadığı için iş kurmaya pek çok girişimci için yeni bir kapı aralıyor. Piyasada düşük sermayeli ancak kârlı pek çok iş girişimciler tarafından keşfedilmeyi bekliyor.

düşük sermayeli iş fikirleri

100 bin TL ve altı sermayeyle iş kurma imkanı sunan 50 şirketi, 2016 yılında 1903 şube açmayı hedefliyor. Gayrimenkul danışmanlığı, çiğköfte bayiliği gibi geleneksel işler hala popülerliğini korurken, yeni konseptler de girişimciler için fırsatlar sunuyor.

Türkiye’de her üç kişiden birinin hayali kendi işini kurmak. İş fikirleri ve girişimci ruh konusunda sınır tanımayan pek çok kişinin karşısındaki en büyük sorun ise sermaye yetersizliği. Bu nedenle harekete geçemeyen binlerce girişimci var. Halbuki düşük sermayeyle de kendi işinin patronu olmak mümkün. Giderek büyüyen franchise ekosistemi düşük bütçeyle iş kurma imkanı sağlıyor.

Uluslararası Franchising Derneği’nin yaptığı son araştırmalara göre, 2015 yılı sonu itibariyle franchising 43 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelmiş durumda. 2016 yılında bu rakamın 50 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2016 yılında ekosisteme 10 bin yeni girişimcinin katılması bekleniyor.

Elbette bu kadar çok girişimcinin franchise modelini tercih etmesinin pek çok nedeni var. Franchising sistemi çok komplike bir alan gibi görünse de doğru kurgulandığında riski büyük oranda azaltıyor. Yapılan araştırmalara göre start up şirketlerin sadece yüzde 10’u pazarda sağ kalabilirken, franchise’larda başarı oranı yüzde 93’e kadar çıkabiliyor. Franchise size bilinen bir markayı temsil etme hakkı vererek pazara uyum sürecinin kolay atlatmanızı, sürüm ekosisteminin verdiği fiyat avantajını, işi doğru yapabilmeniz için gerekli eğitim ve desteği vaat ediyor.

Pazarlama uzmanı Can Ogan, start up yerine bilinen bir marka ile pazara girmenin, denenmiş ve çalışan yöntemlerile işi yönetme ve daha düşük maliyetle iş kurma imkanı sağladığını söylüyor.

BAYİLİK ALMAK İSTEYENLERE 6 ALTIN ÖNERİ

  1. Bayilik almayı düşünen girişimci, mutlaka hizmet etmeyi planladığı pazarı/bölgeyi araştırmalı ve rakiplerini saptamalı.
  2. Rakiplerinden fiyat avantajı, premium servis/ürün, farklı müşteri deneyimi (kişiselleştirilmiş hizmet) gibi konularda farklılaşmalı.
  3. Bayilik alırken master master franchise’tan taleplerinizi önceden belirleyin.
  4. Bir franchise sahibi olmanın en büyük getirisinin mentoring ve eğitim hizmetleri olduğunu unutmayın ve bu konuda mutlaka destek alın.
  5. Franchise’ın bölgesel ve kişisel özel mi olacağı en önemli konulardan biri. Olası rekabetin sınırlarının net bir şekilde belirlenmesi gerekiyor.
  6. Girişimcinin fesih maddelerini iyi incelemesi ve fesih hakkı doğduğunda mağduriyetin sınırlanması için çaba gösterilmesi gerekiyor.

düşük sermayeli iş fırsatları

KIOSKLAR ÖNE ÇIKIYOR

Sistemin avantajlarını gören yeni nesil girişimciler az sermaye ancak yaratıcı bir şekilde çıktıkları yolda önemli adımlar atmaya başladılar. Yeni açılan AVM’lerin de etkisiyle yeni konseptler hızla yayılıyor. AVM’lerde özellikle stand ya da kiosk konseptleri öne çıkıyor.

Gıda, içecek, aksesuar gibi çeşitli sektörlerde hızla yayılan standlar, düşük kira maliyeti ile normal bir mağazaya göre çok daha kârlı bir yatırım olarak dikkat çekiyor. Kurulumu kolay ve anahtar teslimi olarak sunulan stand konseptleri, girişimcinin satış faaliyetine çok kısa bir zamanda başlayabilmesine de imkan tanıyor.

2016’da öne çıkacak konseptlerden bir kısmını çiğköfte, emlak danışmanlığı gibi artık klasik hale gelmiş sektörler oluşturuyor. Başarının kişinin eğitim altyapısına ve pazarlama yeteneğine bağlı olduğu emlak danışmanlığı hala girişimcinin gözde işleri arasında yer alıyor. Bu sektörün önde gelenlerinden Era Türkiye, Realty TR gibi şirketler büyümek için girişimciler arıyor.

Küçük metrekarelerde açılabilen, mutfak gibi ekstra yatırımlara ihtiyaç duymayan çiğköfte de popülerliğinin korumaya devam ediyor.

Açık parfüm, oto temizleme, çocuklara yönelik hizmetler de 2016’da girişimciler açısından fırsatlar yaratacak alanlar arasında yer alıyor.

EN YÜKSEK KÂR MARJI SUNAN 15 ŞİRKET

  1. Gritty – %1000
  2. Sabun Dünyam %400
  3. Remziye Ana Mutfağı – %350
  4. Spagetti Icecream – %300
  5. Ci Gusta – %300
  6. Mantı Keyfi – %300
  7. Surf’nFries – %100
  8. Bebeto Eğlence Adası – %100
  9. Aytanzade – %100
  10. Realty-TR – %100
  11. Yogolat – %100
  12. Çiğköftemiss – %100
  13. Komagene – %100
  14. But’s Friend Chicken – %100
  15. Sossis – %100
İş fikirleri,

AVM’lerde stand açmak girişimcinin gözdesi oldu

Son yıllarda alışveriş merkezlerinde stand açmak ya da başka bir deyişle kiosk konseptli bir iş modellerinin sayısı özellikle AVM’lerde hızla artıyor. Bu model girişimcilere düşük yatırımla yüksek kâr marjına sahip iş kurma fırsatı sunuyor.

stand açmak

Standlar, düşük kiralarıyla mağazalara karşı maliyet avantajı sağlıyor. Goda, içecek, aksesuar gibi sektörlerde görülen stand açmak önümüzdeki dönemde daha da büyümesi bekleniyor.

Kiosk veya diğer adıyla stand konseptli iş fikirleri, yatırımcılarına düşük maliyetli yatırım yaparak girişimci olma ve iş kurma imkanı veriyor. Franchise çatısı altında alınan stand konseptleri, sürekli denetim, eğitim ve danışmanlık hizmetleri ile yatırımcısının iş yükünü hafifletiyor. Tanıtım ve reklam faaliyetleri de girişimciye kolay satış yapma olanağı sunuyor. Kurulumu kolay ve anahtar teslimi olarak sunulan stand konseptleri, girişimcisinin satış faaliyetine çok kısa bir zamanda başlayabilmesine de fırsat veriyor.

Alışveriş merkezlerinin sayıca artması ve mağaza kira bedellerinin yüksek olmasından dolayı, birçok ulusal marka, stand şube konsepti üzerine çalışmalar yapıyor. Özellikle kâr marjı yüksek olan gıda konusunda stand konseptli girişimcilerin artması bekleniyor. Aynı zamanda elektronik ve kadınlara yönelik aksesuarların satışının yapıldığı stand açmak konseptli iş modellerinin de bu yıl ve önümüzdeki yıllarda artması öngörülüyor.

Bu nedenle biz de stand konseptliyle bayilik veren firmaların sundukları girişim fırsatlarını araştırdık.

STAND KONSEPTLİ İŞ KURMANIN 5 AVANTAJI

  1. Alışveriş merkezlerinin açık alanlarında yer aldığı için, food-court mağaza konsetlerinde olduğu gibi metrekare kira maliyeti bulunmuyor.
  2. Ciro üzerinden de kira ödenmediği düşünüldüğünde kiralama maliyetleri daha ekonomik boyutta gerçekleşiyor.
  3. Girişimciler maksimum iki personel ile standlarını çalıştırma imkanına sahipler.
  4. Kolay kurulumu sayesinde yatırım kısa sürede hayata geçebiliyor
  5. Kâr marjının yüksek olması nedeniyle yatırımın geri dönüş süresi normal bir mağazaya göre çok daha kısa oluyor.

STAND KONSEPTLİ YER AÇMAK YATIRIMDA HIZLI DÖNÜŞ SAĞLIYOR

Örneğin ‘Sabun Dünyam’, düşük sermayeli bir iş modeli. Bu iş modelinin doğal ve bitkisel sabuların yanı sıra süs sabunları da satılıyor. İsim hakı ya da bayilik bedeli alınmıyor. Satış yerini girişimci hazırlıyor. Sabun Dünyam da sabunları tedarik ediyor. Mini bayilik paketi 2 bin 220 TL. Bu paketin içerisinde, sabun, tabela seti, broşür gibi unsurlar yer alıyor. Bölge bayilik paketi ise 4 bin 470 TL. Bu pakette diğer pakete ek olarak geniş kapsamlı bölge korumalı bayilik yetki belgesi de bulunuyor. Erkal Trading Company Genel Müdürü Nuri Erkal, Anadolu şehirlerinde küçük bir AVM standı aylık 12 bin TL ciro yapabilirken, İstanbul’da turistik bir bölgede bu rakamın 50 bin TL’ye çıkabildiğini ifade ediyor. Sabunların fiyatları 5 ile 20 TL arasında değişiyor. Girişimciye yüzde 400 kâr marjı sunuluyor.

İLK ŞUBE BURSA’DA

Hot dog ürünler ABD’de çok yaygın tüketilen bir gıda türü. Stand şube konsepti ile franchise sektörüne adım atan Sossis bu konseptte bir girişim. 2015 yılında Elif Ağır tarafından kurulan Sossis’in ilk franchise şubesi Bursa’da hizmete açıldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Samsun ve Sakarya’da büyümeyi hedeflediklerini söyleyen Sossis Franchise Genel Müdürü Ali Ağır, bayilik giriş bedeli almadıklarını belirtiyor. Toplam yatırım maliyeti 7,5 metrekarelik stand şube için 59 bin TL + KDV, yaya giriş çıkışının yoğun olduğu lokasyonlarda aylık minimum 25 bin TL ciro hedeflediğini anlatıyor. Ali Ağır, “Düşük kira maliyetleri nedeniyle ürün kârlılığımız işletme giderleri hariç yüzde 100. Royalty bedelini ilk bir yıl almıyoruz. Yatırım bedelinin maksimum sekiz ayda karşılanmasını hedefliyoruz. Bir yılın sonunda ise aylık 100 dolar + KDV royalty bedeli talep ediyoruz” diyor.

ÇAYIN KÂR MARJI YÜKSEK

Çay ve kahve, kar marjı en yüksek içecek gruplarının başında bulunuyor. Dolayısıyla bu girişimcilerin sayısının arttığını görüyoruz. Çay Atölyesi, AVM mağaza ve kiosk alanlarında kurulmuş çay çeşitleri ve aperatif lezzetleri bünyesinde barındıran bir marka. Çay Atölyesi Genel Koordinatörü Onur Akdam, giriş maliyetinin kioskun büyüklüğü ve yerine göre değiştiğini, ortalama 55 bin ila 85 bin TL arasında bir bedelle açılabileceğini söylüyor. Aylık 200 dolar bayilik ücreti alınıyor. Akadam, “Kârlılık olarak aylık en az 5 bin TL ciro hedefimiz var. Verimlilik olarak yapılan yatırımın 18 ay içinde geri dönmesini hedefliyoruz” diyor.

KİOSKTA PİLAV!

Pilav arabaları son yılların en inovatif iş fikirleri arasında yer alıyor. Karamürsel Sepet Pilavı, Kocaeli Karamürsel’de Bulgur Fast Food adı altında üç yıldır hizmet eren bir firma. Kiosklar ile büyüyor. 50 bin TL + KDV bayilik girişi bedeli alınıyor. Toplam yatırım maliyeti ise 80 bin TL. Bayiler için aylık minimum 30 bin TL ciro hedefleniyor. Yüzde 70 kâr marjı sunuluyor.

AKSESUAR STANDI AÇIYOR

Aksesuar ve takı alanında faaliyet gösteren Sezgin Group’un markası Fix Silver da kiosk ile bayilik veriyor. Fix Silver’ın takı ve saat alanında AVM’lerin stand konseptli zincir markası olduğunu ifade eden Fix Silver Perakende Genel Müdür Yardımcısı Manas Özgen, giriş bedeli almadıklarını kaydediyor. Ancak ürün alım bedeli üzerinden yüzde 6 hizmet bedeli aldıklarını ifade ediyor.

Manas Özgen, kiosk konseptinin girişimcilere kârlı bir girişim fırsatı sunduğunu belirtiyor. Bu konseptin daha da büyümesini bekliyor. Özgen, “Küçük girişimciler için büyük fırsat anlamını taşıyor. Zaten AVM’lerde kiosk sayılarının arttığını biz de gözlemliyoruz. Artan AVM sayısıyla birlikte kiosk sayısının daha da artmasını bekliyoruz” diye konuşuyor.

TATLICLAR TERCİH EDİYOR

Özel formüllerle hazırlanmış waffle unlar, soslar, dondurma karışımları ve çikolatadan oluşan ürünleri bir araya getiren Juste, aynı zamanda bu ürünleri ayrı ayrı konseptler haline getirerek bütçesi düşük girişimcilere iş modeli olarak sunuyor. Juste, dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen yöresel kahvelerle de stand modeline ilaveler yapabiliyor. Şu anda Ortadoğu’da ve Afrika’da faaliyet gösterdiklerini söyleyen Juste Genel Müdür Yardımcısı Reyhan Bayram, 2016 yılında Türkiye’de de bayilik vereceklerini ifade ediyor. 2016 yılı için bayilik giriş bedeli almadıklarını belirten Bayram, şu bilgileri veriyor: “Toplam yatırım maliyeti, konseptlere göre, 50 bin TL’den başlayarak 135 bin TL’ye kadar yükselebiliyor. Bayilerimiz için aylık 30 bin ile 90 bin TL arasında ciro hedefliyoruz. Yüzde 100 ile yüzde 300 arasında kâr marjları mevcut”

Tatlı alanında faaliyet gösteren ve stand konseptiyle hizmet veren Osmanlı Tulumbacısı, 20 ilde 60 mağazaya ulaştı. Bu yıl dört adet stand şube daha açmayı hedefleyen firma, bayilik giriş bedeli olarak 15 bin TL alıyor. 50 bin TL yatırımla kurulabilen kiosklar için aylık 50 bin TL ciro hedefleniyor. Yüzde 100 ile yüzde 300 arasında kâr marjı sunan Osmanlı Tulumbacısı, royalty bedeli almıyor. (BURCU TUVAY / EKONOMİST)

İş fikirleri, İş Kurmak,

Küçük bir imalathane kurarak topladığı otlarla ayda 60 bin lira kazanıyor

para kazandıran iş fikriKüçük bir imalathane kurarak, doğadan topladığı otlardan ayda 60 bin lira para kazanıyor.

KOSGEB’den aldığı krediyle küçük bir imalathane kuran 50 yaşındaki girişimci ev hanımı Karakaş, doğadan topladığı otlardan makarna yapıyor. Brokoli, kırmızı biber ve semizotu gibi sebzeli çeşitlerini de yapan Karakaş, İstanbul, Bursa ve Balıkesir’deki marketlere kilosu 15 liradan sattığı yaptığı makarnadan ayda 4 ton üretiyor.

Ayda 4 ton makarna üreten Karakaş, ürününü kilosu 15 liradan İstanbul,  Bursa ve Balıkesir’deki marketlere satıyor.

İNTERNETTEN DE SATIYOR

Kilogramını 15 liradan sattığı makarnalarına İstanbul, Bursa ve  Balıkesir’deki marketlerden talep geldiğini ifade eden Karakaş, “İnternet  aracılığıyla beni arayıp sipariş verenler de oluyor. Ben bu işe sıfır sermaye ile  başladım. Sadece KOSGEB bana kredi desteği sağladı. Tüketiciler bu tür ürünleri  istiyor. Doğal içerikte olsun, fabrika üretimi olmasın istiyorlar” dedi.

REÇEL DE YAPIYOR
Karakaş, ürün çeşitliliği üzerinde çalıştıklarını, kızılcık,  böğürtlen, erik ve armuttan meyve reçelleri üretmeye başladıklarını kaydetti.

  • kartal beledıyesi personel alımı
İş fikirleri,

Yeni İş Fikirleri 2016

Yeni iş fikirlerini sizlerle paylaşıyoruz. Teknoloji alanında iş fikirleri olsun, tarım alanında iş fikirleri olsun, gıda sektöründe iş fikirleri olsun, inşaat alanında iş fikirleri olsun, araştırma geliştirme alanında iş fikirleri olsun 2016 yılında ki tüm iş girişimleri yatırımcısına çok kazandıracak fikirler.

Teknoloji insanlık tarihinde büyük bir dönüşüm yaratırken iş dünyasının da aynı kalması beklenemez. İş dünyası gelecekte köklü değişimler yaşayacak.

Bu değişimlere ayak uydurmak ve kazançlı çıkmak için bazı fikirlere ihtiyaç var. İşte bugünden görünen iş dünyasını dönüştürme potansiyeli olan 50 fikir.

Dijital mecraların iş dünyasında önemli bir değişim yarattığı ortada. Dünyada ve Türkiye’de etkisini her geçen gün daha fazla hissettiren bu değişim sadece bu mecraların sunduğu olanaklarla gerçekleşmiyor. Etkili bir trend haline gelen dijital ekonominin ilerlemesi iş dünyasının düşünme biçiminde de köklü bir değişim yarattı.

Teknolojinin olanakları ile yepyeni iş potansiyelleri sunan fikirler, modeller öne çıkmaya başladı. Teknolojinin bu denli iş dünyası ile entegre olması farklı düşünmeyi de teşvik ediyor. Bu doğrultuda teknolojinin etkisi olmadan da geleneksel iş modellerine ufak ama yaratıcı bir dokunuşla yeni işler ve fikirler üretiliyor. Böyle bir ortamda iş dünyasının geleneksel iş modelleri ve fikirleri ile ilerlemesi pek de mümkün gözükmüyor. Yeni düşünme biçiminin yarattığı yeni iş fikirleri iş dünyasına yeni bir çehre kazandıracak. İşte dinamik veriden mega koridorlara, hidrojen tabanlı yakıt hücrelerinden artırılmış gerçekliğe iş dünyasını dönüştürecek birçok fikir bulunuyor. Şimdiden bu fikirleri kaydetmek ve bu fikirler üzerine düşünmekte fayda var.

1- Pop-up işler

ile tüketicilerin ihtiyaçları daha kolay derlenebiliyor. Bu durum kısa zamanda niş pazarların tespit edilmesi anlamına geliyor. İhtiyaç olduğunda hızlı bir şekilde bir restoran, bir otel kurmak ve o anda yaşanan talebe yönelik bir iş modeli geliştirmek gelecek dönemin iş dünyasını değiştirecek fikirlerinden.

2- Esnek elektronik materyaller

Bugünlerde teknoloji dünyası giyilebilir teknolojileri konuşuyor. Bu teknolojileri mümkün kılan durum elektronik akşamların form değiştirmesi fikri. Akşamların fiziki olarak esnek hale gelmesi, iş dünyasına giyilebilir teknolojilerin üzerinde yeni bir iş alanı açacak.

3- Akıllı fabrika

Telefonların, şirketlerin, bireylerin akıllı olacağı yakın gelecekte üretim alanları da akıllı olacak. Akıllı fabrikalar, tümüyle robotik sistemlerden oluşan, üretimden lojistiğe tüm bu süreçleri robotlann yönettiği üretim birimleri olacak.

4- Her şey bedava

Teknoloji dergisi Wired’ın yayın yönetmeni Chris Anderson, ileride bazı hizmet ve ürünlerin bedava dağıtılacağı, bu ürün ve hizmetlerin etrafında gelişen yeni hizmetlerin ve ürünlerin ortaya çıkacağına işaret ediyordu. Bu fikir halen geçerliliğini koruyor. Uçak biletlerinin uygun fiyatlara satılıp, içerideki yiyeceklerin satılması ya da farklı hizmetlerden kazanılması modeli etkin olacak.

5- Analitiğin yeni tanımı

‘Doğru’ verinin toplanması ve toplanan verinin anlamlandırılarak iş süreçlerinde etkin şekilde kullanılması. Şirketler artık bilgi eksikliği değil, “doğru” bilginin eksikliğini duyuyor. İş birimleri, fonksiyonaliteyi destekleyecek veri modelleri yaratmış dürümdalar, ancak bu çoğunlukla yeni iş girişimlerini destekleyecek yol gösterici bilgiye ulaşmalarına yeterli olmuyor.

6- Büyük değil dinamik veri

Veriyi elde etme zamanı ile kullanma arasında zaman kaybetmemek. Bugün, organizasyonların aksiyon hızlarını, iş fırsatlarının hızlarına yaklaştırması giderek önem kazanıyor. Verinin elde edildiği zaman ile kullanıldığı zaman arasındaki süre uzunsa, verinin potansiyel avantajı değerini kaybediyor demektir. Şirketler, ellerindeki veri bazlı bilgiyi yeni fırsatlara çevirmeyi başaramazlarsa, ciddi ölçüde rakiplerine göre geride kalma riski ile karşı karşıya kalıyorlar.

7- Katılımcı ofis fikri

İş dünyasında yaratıcılığı daha artırmak için iş ortamlarının fiziki olarak değiştirilmesi fikri önemli değişimler yaratacak. Fiziki alanda görülen bu dönüşüm yeni ofis teknolojilerinin de önünü açacak. Bu teknolojilerin uygulanması ve kullanılması yeni iş alanlarına da olanak sağlayacak.

8- Robotların kullanılması

Akıllı makineler ve robotlar toplumu yeniden tanımlayacak. Robot ve makine destekli bakım, yaşlılar için ekonomik açıdan uygulanabilir bir destek sağlayacak. Robotların insanların yerini almasıyla istihdam kayıplan olacak. Akıllı makinelerin sonraki dalgası, yeni iş kolları yaratacak.

9- Nakitsiz bir finansal sistem

Dünyada yeni yeni örnekleri görülen Bitcoin gibi nakitsiz finansal sistemler özellikle bankacılık ve finans dünyasını kökten değiştirecek. Ürün ve hizmet sağlayıcılarla tüketicilerin kendi aralannda doğrudan bir fınans sistemi bağlantısı kurması, bankaların temel posizyonunu sarsacak.

10- 1 milyarlık tüketici odağı

Hintli iş düşünürü CK Prahalad’m vurguladığı günde 2,50 dolarla yaşayan kitlenin sunduğu tüketim potansiyeli önümüzdeki dönemde iş dünyasının yaklaşımım değiştirecek bir trend haline gelecek. Türkiye’de de piramidin altında kalan kitleye satışlara odaklanan yeni “kuruş im-paratorlan” ortaya çıkıyor.

11- Müşteri segmentasyonu

Müşteri segmentasyonu iş dünyası için yeni bir kavram değil. Fakat gelecekte bu kavram , şimdiden örnekleri görülmeye başlandığı gibi yeni araçlar kazanacak. Dijital dünyada her tüketici bir iz bırakıyor. Yeni müşteri segmentasyonu bu izlerin analiz edilmesi ile daha da kompleks ve verimli bir hale gelecek.

12- Akıllı kentler ve evler

Birleşmiş Milletler’in verilerine göre günümüzde dünya nüfusunun yüzde 50’si kentlerde yaşıyor. BM’nin öngörülerine göre 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 70’i şehirlerde yaşayacak. Bu rakam dünyada ve Türkiye’de şehirlerin kalabalıklaşacağına ve akıllı yönetim sistemlerine ihtiyaç duyacağına işaret ediyor. Kent nüfusunun artmasıyla akıllı kentler ve özel olarak akıllı evler fikri iş dünyasını, özellikle teknoloji firmalarının stratejilerini kökten değiştirecek.

13- Melek yatırımcılar

2008 finansal krizinden sonra riskli enstrümanlara dayalı yatırım fonlarının reel ekonomiye sundukları da tartışıldı. Tam da böyle bir dönemde sermayesini yatırdığı alanda bilgi sahibi olan melek yatırımcılar yatırım ortamını değiştirmeye başladı. Melek yatırımcıların ileride etkisi artacak ve hem finansman tarafında hem de reel ekonomide önemli etkiler yaratacak.

14- Müşteriye tasarlat

Son tüketiciye seslenen markaların, farklılaşma stratejilerine ihtiyacı olduğu açık. Şirketler bunun için birçok şey denedi. Fakat esas değişimi yaratacak fikir müşteriyi tasarımcı yapmak. Londra’daki YrStore isimli butik, teknolojinin de imkanı ile tüketicilerinin kendi ürünlerini tasarlatıyor. Bu sürecin büyük ölçeklerde uygulanması marka sadakatini de kökünden etkileyecek.

15- Uzay enerjisi uzak değil

Enerji iş dünyasının son dönemde en çok üzerinde durduğu konuların başında geliyor. Alternatif enerji adına dünya üzerinde denenmemiş alan kalmadı gibi. Şimdi hedef atmosferin ötesi. Japon Uzay Ajansı, güneşe yakın uydularla, iyonosfere ileteceği bir hat üzerinde çalışıyor. Bu durum gelecekteki enerji kaynakları açısından iş dünyası için bir opsiyon oluşturabilir.

16- Beyaz biyoteknoloji

Son dönemde kimya ve enerji sektörlerinde duyulmaya başlayan beyaz biyoteknoloji kavramı, enzim gibi biyokatalizör gibi unsurlardan kimyasal ürünler yaratılması anlamına geliyor. Bu araştırmaların özellikle kimya sektörüne alternatif hammadde sunması söz konusu.

17- Ortak depolama havuzları

Bulut bilişim, küçükten büyüğe iş dünyası için verilerini tasarruflu saklamak için önemli bir avantaj sunuyor. Fakat her şirketin bulut bilişimi kullanma frekansı farklılık gösterebilir. www.myfikirler.com Bu durumda yeni bir fikir olarak bulut üzerinde ortak veri havuzlan oluşturarak şirketler bulutlan paylaşıyor ve böylelikle maliyetleri biraz daha aşağıya çekiyor.

18- Mega koridorlar

Dünyanın büyük teknoloji şirketleri donanım gibi son tüketiciye ulaşan alanlardan yavaş yavaş çekiliyor. Birçoğu altyapı kurulumlanna yöneliyor. Mega şehirler ve mega bölgelerin ortaya çıkması bu şehir ve bölgeler arasındaki bağlantı altyapılannm da oluşturulması anlamına geliyor. İşte mega koridor fikri ulaşımdan altyapıya bu büyük şirketlere önemli fırsatlar sunacak.

19- Kullandığın kadar öde

Hayal edemiyor olabilirsiniz ama gelecekte arabanızı kullandığınız kadar ödeyeceksiniz. Bu fikir elektrikli arabaların yaygınlaşması ile hayata geçecek. Siz arabaya değil şarjına para vereceksiniz. Şarj endüstrisi geliştikçe arabalar ücretsiz bile dağıtılabilecek. Bu fikir tabii ki otomotiv endüstrisinde çarpıcı bir etki yaratacak.

20- Çok boyutlu ve bütüncül sistemler

Hayata, insana, organizasyona, sistemlere bütüncül bakmak 21. yüzyılda önemli ve gerekli hale gelecek. Disiplinler arası ve ötesi çalışmalar artacak. İnsanı ve sosyal sistemleri çözümlemek için çok boyutlu ve sistemci modeller kurulacak.

21- Hibrit İT ve Bulut Bilişim

Şirketlerin IT yapılannda maliyet odaklı yaklaşım IT yöneticilerini iyi planlanmış hibrit-bulut çözümlere yönlendirecek. İyi yönetilen yapılarda da IT’nin şirket içindeki rolleri artıyor olacak.

22- Yerel Mobil Uygulamalar ve HTML5

Önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde her türlü ihtiyacı karşılayan bir mobil uygulama olmayacak JavaScript, HTML5 teknolojilerine hız kazandıracak ama yerel uygulamalar da önemini yitirmeyecek.

23- Tüketime önceden başlamak

Tüketiciler, sevdikleri (yeni) ürün ve markalara fon sağlamak, tanıtım ve gelişimlerine katkıda bulunmak için kullanabilecekleri yol ve yöntemleri giderek daha fazla benimsemeye başlayacaklar. Bu nedenle ön-sipariş, crowdfunding (kitle fonlama) ve tüketici değeri gibi kavram ve pratiklerin 2013’de geleneksel tüketim alışkanlıkları ile rekabet edecek düzeye erişmesi bekleniyor.

24- Mikro otomobil

Mikro araba segmenti önümüzdeki dönemde otomotiv sanayinin en önemli gelir kaynağı olmaya aday. Yakın gelecekte Avrupa pazarında mikro araba segmenti, 10 büyük global üreticiden yedisinin dahil olduğu 30’u aşkın sektörel kuruluş açısından en önemli gelir kaynağı olacak. Büyük ve akıllı şehirlerin sayısının artması ile bu araçlara daha çok ihtiyaç olacak.

25- Yepyeni bir internet

Ağ bağlantı hızı, sadece Telnet bağlantısının kullanılabildiği 1990’dan bu yana 170 bin katına çıktı. Önümüzdeki 10 yıl içinde ağ bağlantı hızı 3 milyon kat artacak. Geleceğin ağlan günümüzdeki-lerden çok daha hızlı olacak ve sürekli artan talebi karşılayacak şekilde ölçeklendirilmesi gerekecek. Bu da iş dünyasında önemli değişimler yaratacak.

26- B2B tümüyle internette olacak

2020 tarihinde müşteriler bütün ürün ve hizmetlere anında ulaşmak isteyecekler. Bunun sonucunda tüketiciler tedarikçilerden gerçek zaman konusunda daha fazla saydamlık ve daha detaylı bilgi talep edecek. Bu da interneti her zamankinden daha önemli bir hale getirecek.

27- Atılabilir şirket

Teknolojilerin ve fırmalann ömür çevrimlerinin sürekli kısalması, risk sermayedarlarının daha çabuk ve daha büyük miktarlarda yatırım yapması, fırmalann umut vaad eden küçük fırma-lan daha kısa süreler içinde satın alması ve ürün geliştirme sürelerini daha da kısaltmaya çalışmala-n atılabilir şirketleri beraberinde getirecek.

28- Hidrojen tabanlı yakıt hücreleri

Fosil yakıtlardan en çok kullanılan petrolün bitiş tarihi yaklaşık olarak 2040-2060 yılları arasında tahmin ediliyor. Bu durum hidrojen tabanlı yakıt çalışmalarının hızlanmasına yol açacak. Özellikle otomotiv sektöründe önemli değişimler olacak.

29- Mikrosigorta

Risk paylaşımının ve transferinin geleneksel sigorta modellerinin ötesinde yeni biçimleri belirecek. Piramidin tabanında, gelişmekte olan ülkelerde mikrösigortanın ve diğer ticari fırsatların potansiyel pazar büyüklüğü 1,5-3 milyar poliçe olarak tahmin ediliyor.

30- Ekosistem pazarları

Bazı tahminler sertifikalandırılmış ormanların ürünleri için ekosistem pazarlarının 2010’daki tahmini 15 milyar dolardan 2050’de 50 milyar dolara çıkacağını öne sürmektedir. Gelecekte hem su kaynakları hem de gıdaya yatırım yapanlar daha da öne çıkacak.

31- Artırılmış gerçeklik

Gelecekte insanların gerçeklik anlayışı günümüze göre farklılık gösterecek. Robotlar iş gücüne karışacak ve fiziksel açıdan insanların yükleri hafifleyecek. Şu anda bu tarz uygulamalar kullanılıyor ve gelecekte bu uygulamalar daha gerçekçi ve gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde yapılandırılacaklar.

32- boyutlu yazıcılar

E-ticaret perakendenin geleceğini köklü bir şekilde geliştirdi. 3 boyutlu yazıcılar da başta e-ti-caret almak üzere bütün sektörleri dönüştürecek. Artık 3 boyutlu yazıcılarla siparişler hızla tamamlanıp, tüketiciye ulaştınlabilecek.

33- VolP

esli internet protokolü (VolP) tüm dünyaya yayılacak. Artık normal ev telefonları yerine internet üzerinden tüketiciler birbirleri ile iletişime geçecek. Bu durum şimdiden telekomünikasyon şirketlerine önemli bir meydan okuma yaratıyor.

34- tansparan duvarlar

Optik fiber dokudan oluşan, pikseller içeren ve hem doğal hem de yapay ışığı geçirebilme özelliğine sahip ekranlar cam görevi görebilecek. Bu altyapılar akıllı ev sistemleri ile entegre yeni çözümler yaratacak.

35- Nanoteknoloji

Nanoteknoloji sayesinde küçücük aletler kullanarak, küçük parçalan büyüterek maddelerin çoğalması sağlanacak. Örneğin bir tutam tuz alıp aletin içine koyduğumuz zaman tuz kendiliğinden çoğalabilecek.

36- Dikey tarım

Dikey tanm alanlan kentlerin kendi kendine yetmesi için önemli. Para biriminin “bilgi” olacağı gelecekte, kamu sağlığı, şehir planlama ve pazarlama stratejileri akıllı teknolojilerle yönetilecek. Sınırların azaldığı, şeffaflığın ve bilgi paylaşımının arttığı, sosyal grupların etkili yaptırım gücüne sahip olduğu yeni bir düzen bizi bekliyor.

37- Pazarlama simülasyonu

Gelişen teknolojik mecralarla birlikte sanal gerçeklikler yaratmak daha kolay hale geliyor. Bu bakımdan tüketicilere talep edecekleri ürün ve hizmetlerle ilgili simülasyon ortamlan ile test imkanı sunmak pazarlama olanaklarını geliştirecek.

38- Televizyona yeni roller

İnsanların salonlarındaki televizyonlar sadece vakit geçirmek için değil, önemli ihtiyaçlarını karşılamak için kullandıkları bir mecra oluyor. Televizyonun pazarlamada kullanılması fikri, iş dünyasına önemli bir açılım getirecek.

39- Kişisel bulut

Artık kesin olan bir konu var ki bilgilerimizi PC’de bir yerde tutmak yerine bulut bilişimin gelişmesiyle birlikte onları havada yani kişisel bulutumuzda tutacağız. Kullanıcılar her yerden her şeye ulaşabilir durumda olunca çeşitli servisler de almak isteyecekler. Bu da asla tekbir şirketin ortamı domi-ne edemeyeceğini, kişisel cihazlar üzerinde olan odağın bulut bazlı servislere kayacağını gösteriyor.

40- Bireysel uygulama dükkanları

Şirketler gerçekten zor bir durum ile karşı karşıya kalacaklar. Çünkü her üretici kedi servislerini sunduğu bir dükkan oluşturma çabasında olacak. (Bir nevi Apple app store olacak) Her biri için ayrı ödeme sistemi vs. gerçekten zor.

41- Eşyaların interneti

Eşyaların interneti fiziksel cihazların internete bağlanmasıyla birlikte nasıl gelişeceğim anlatan bir konsept. Sadece telefon,tablet .bilgisayar gibi cihazlar internete bağlanmıyor. Bugün arabalarda kullanılan takip sistemlerinden, ürünlere takılan RF-ID’lere tutun, koşarken kullanılan kol bantlarından akıllı ev aletlerine kadar bir çok fiziksel cihaz internete bağlanabiliyor.

42- 5G

İletişimin hızı insan aklının alabileceği boyutlann üstüne çıkıyor. Türkiye 3G’ye henüz yeni yeni alışırken dünyada 4G konuşuluyor. Samsung çıtayı bir adım yukan taşıdı ve dünyanın yeni nesil iletişimine uygun bir cihaz geliştirdi.

43- Hızlı tren hatları

Daha çok yolcu taşımacılığında kullanılan hızlı tren hatlan gün geçtikçe daha da hızlı ve yaygın hale geliyor. Bu durum iş dünyasının lojistiği açısından da gelecekte önemli avantajlar sunacak.

44- Kendi kendini kullanan M arabalar

İlk örneklerinden bir tanesini Google verdi. Fakat otomotiv endüstrisinin önemli temsilcileri de üzerinde çalışıyor. Toyota ve Audi de kendi kendini kullanan arabalar üzerinde çalışmaya devam ediyor.

45- Biofueller

Enerji sıkıntısı yaşandıkça farklı kaynaklara yönelme motivasyonu daha da artacak. KLM, biofuel yakıtla kıtalararası uçuşu gerçekleştiren ilk havacılık şirketi oldu. İleride birçok şirket KLM’i takip edecek.

46- Akıllı eğitim

Tr1 Tablet odaklı yeni bir eğitim ortamı iş dünyasına bu sektörde sunabileceği yeni hizmetler açısından önemli potansiyel sunuyor. Bununla birlikte bu sürecin üniversitelere ulaşması da iş dünyasına etkin bir insan kaynaklan sunma açısından etkili olacak.

47- E-süreç

Şirketler için artık maliyetleri kontrol altına alma kendini daha çok hissettiren bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda neredeyse tüm süreçleri dijital mecralara alma fikri şirketlere önümüzdeki dönemde önemli katkılarda bulunacak.

48- Dijital inovasyon

İçinde bulunduğumuz dönemde şirketlerin yenilik yapması bir kural. Fakat bu kuralı sürekli geliştirmek gerekiyor. Dijital inovasyon, tüm yenilik süreçlerini dijital mecralarda oluşturmak ve takip etmek demek. Bu fikir iş dünyasının yenilik yaratma sürecim hızlandıracak ve etkin hale getirecek.

49- Yerçekimi motoru

Yerçekimi kontrol altına alınırsa, uzay yolculuklanna muazzam bir etkisi olacak. Yıldızlar arası yolculuk olağan bir gerçeğe dönüşecek ve yerçekimi bizi ezmeden ışık hızına erişebileceğiz. Kentlerin tasanmından otomobillere, ağırlığımızı azaltan ayakkabılardan uzaya çıkan asansörlere kadar çok garip icatlar yapılmasına yol açacak.

50- Sosyal şirket

Dünyadaki ve Türkiye’deki son gelişmeler de gösterdi ki şirketler toplumun hassasiyetlerine sırtını dönemeyecek. Bu bakımından sosyal şirket fikri sürdürülebilir bir modele işaret etmesi bakımından ilgi çekici bir fikir.

İş fikirleri,

İşini bırakıp ‎Instagram‬ zengini oldu

Croyable takma ismiyle Instagram’da 452 bin takipçisi bulunan Eelco Roos paylaştığı fotoğraflar sayesinde zengin oldu.Instagram üzerinden kazandığı gelir nedeniyle kendini erken emekli eden eski IBM çalışanı Eelco Roos, fotoğraf paylaşım platformunu en etkili kullanan kişilerin başında geliyor.

Eelco Roos

500 bine yakın takipçisi ile hatırı sayılır bir reklam gelirinin sahibi olan Eelco Roos, 10 yılı aşkın bir süre teknoloji devi IBM’in Hollanda ofisinde çalıştı. Son yıllarda Instagram’daki takipçi sayısındaki artışı fark eden dev şirketlerin radarına giren adam, bu sayede kazandığı reklam gelirleri maaşını geçince işini bıraktı ve tam zamanlı bir Instagram kullanıcısı oldu.

Sosyal medya reklamcılığının en iyi örneklerinden biri olan Eelco Rooss, büyük markaların ürünlerine yer verdiği paylaşımları ile elde ettiği gelir ile ufak bir servetin de sahibi oldu.

İşte Eelco Roos’u bir Instagram fenomenine dönüştüren o kareler:

eelco roos

Eelco Roos photos

Eelco Roos instagram photos

İş fikirleri,

50 bin tl ile ne iş yapabilirim mi diyorsunuz?

takı50 bin lira ile ne iş yapabileceğini mi araştırıyorsunuz. Size bu konuda yeni sayılabilecek bir iş konusunda bilgi vermek istedim. Aslında çokta yeni sayılmaz fakat büyük şirketlerin yeni keşfettiği bir sektör olarak ciddi kar oranları ile iyi bir iş kurabilirsiniz.

Mahalle aralarındaki küçük bijuterilerin yerini zincir markaların almaya başladığı takı ve aksesuar sektörü hem yatırımcılar hem de girişimciler için cazibesini korumaya devam ediyor.

50 bin TL ile ne iş yapabilirim diyenler için fırsat..

Her yıl yüzde 10-15 civarında büyüyen takı ve aksesuar sektörünün aktif büyüklüğü 12 milyar TL’ye ulaştı. Şirketlerin ürün ve çeşitliliğine ve mağazanın lokasyonu gibi değişkenlere bağlı olarak, bir takı aksesuar mağazası açmanın maliyeti 50 bin TL’den başlayıp 200 bin TL’ye kadar çıkıyor.

PAZARI CAZİP KILAN DÖRT DİNAMİK

1. Geçmişte imitasyon takılar tercih edilmezken, bugün gerek fiyatların düşüklüğü, gerek çeşit zenginliği, gerekse moda olması nedeniyle imitasyon ürünlere talep artıyor.

2. Takı ve aksesuar üreticileri, tüketici tercihlerine ve moda dünyasının beklentilerine uygun olarak sürekli ürün çeşitliliğini artırarak dikkat çekmeyi başarıyor.

3. Pazar büyük şehirlerin yanı sıra özellikle Anadolu şehirlerinde ciddi bir büyüme potansiyeline sahip.

4. Yatırım maliyetinin 50 bin TL gibi rakamdan başlaması, pazarı girişimciler açısından rahatlık yatırım yapılabilir hale getiriyor.

İş fikirleri,

Sermayesiz iş kurmak mümkün mü?

Birçok kişi iş kurmak istiyor fakat sermaye yetersizliğinden dolayı hep erteliyor. 

Aslında iş kurmanın sadece sermaye ile alakası olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Düşünü her iş kuran ve başarılı olan bir şekilde sermaye ile mi yola çıktı. Yaşadığımız yüzyılda her ne kadar iş kurmak ve yönetmek sermaye istese de biz milyon dolarlık işler kurmayı düşünmüyoruz. Önce bu konuda vakıf olalım.

Sermayesiz iş kurmak

Sermayesiz iş kurmak olayını adını biraz değiştirelim. Biz buna sermayesiz para kazanmak diyelim. Sermayesiz para kazanmanın yolu tecrübeden yani bilgiden geçiyor. 

Bir emlakçı düşünün adamın bütün sermayesi oturduğu sandalye ve telefon. Ama burada aslında sermayesi bilgisi ve çevresi öne çıkıyor. 

Biz sermayesiz iş kurmak istiyoruz. İşimizi gücümüzü bırakmadan işinizin sahibi olmaya ne dersiniz?

İşte size fırsat. Şimdi hemen bir internet sitesi açıyoruz. Bunun için bir alan adı belirliyoruz. Bu alan adını ne için almamız hangi tür site açmamız konusunda aşağıdaki belirteceğim. Alan adını kullanabilmemiz için ise bir hosting firmasından (alan adını satın aldığımız şirketten de olabilir) bir site barındırma hizmeti satın alıyoruz.

Herşey tamam ama ne tür site açmalıyım?

Sermayesiz diyebileceğimiz ortalama maliyeti 100 TL olan internet sitesi için yapabileceklerimizi sıralayalım;

Yapabileceklerimizi sıralamadan önce internet sitesinde bir içerik üretip reklamdan para mı kazanacağız yoksa bir hizmet satıpta mı para kazanacağız önce bu konuya karar vermeniz gerekiyor.

Örnek vermek gerekirse; bayanlar için daha uygun olabilecek bir yemek sitesi açılabilir. Evde yapılan yemekler fotoğraflanarak internet sitesine konulabilir. Ayrıca yemek tarifleri yanı sıra kadınları ilgilendiren içeriklerde siteye eklenebilir. Bu şekilde ilerlemeye kaydedebilirseniz birkaç ay sonra para kazanmaya başlayabilir hatta işi biraz daha profesyonel yaparsanız amatör bir iş aylık 10 bin lira kazanan bir işe dönüşebilir. 

Erkekler için örnek vermem gerekirse bir teknoloji blogu açılabilir, bir futbol sayfası açılabilir veya bir otomobil sitesi. 

İnternet sitesi kurmak konusunda bir tecrübeniz yoksa korkmayın. Herşeyi zamanla çözeceğinize emin olun. Çünkü sermayesiz iş kuruyoruz. Bu bilgileri zaman içinde araştırarak öğreneceğinizden emin olabilirsiniz. 

İçerik konusunda da sıkıntı yaşıyorsanız. O konuda da çekinmeniz gereken bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Siz yeterki yatkın olduğunuz severek içerik girebileceğiniz bir kategori bulun. Su akar yolunu bulur.

İnternet sitesinden hizmet veya ürün satarak para kazanmak.

Bu konuda da size binlerce öneri sunabilirim. Özel bir hizmet verebileceğiniz gibi internetten ürün satarak para kazanmanız mümkün. Şimdi özel bir yeteneğiniz olmadığını varsayarak internetten ürün satma ve para kazanma konusunda da kısa bir not düşebilirim.

İnternetten ürün satmak için eticaret sitesi kurmaya herek yok. Eticaret sitesi kurmak sandığınız gibi maliyetli bir iş değil fakat bu sitenin reklamını yapabilmek, ürün tedarikçileri bulmak vs. konusunda sıkıntılar yaşayabilirsiniz. 

Eğer sadece birkaç üründe fırsat olduğunu düşünerek eticaret yapabilirsiniz. Bunun için gittigidiyor.com ve sahibinden.com gibi siteleri kullanarak ufak komisyonlar karşılığı ürününüzü satabilir teknik detaylarla uğraşmazsınız. Sermayesiz yapabileceğiniz bu işler zamanla ciddi bir kazanca ve ciddi işe dönüşebileceğini unutmayın. 

Çünkü gerçekten başarıyı yakalayanlar genelde sermayesiz bir iş yapmaya karar verip yapanlardır. Sermayesiz iş fikirleri konusunda sizde yorumlar kısmına iş fikirlerinizi bırakabilirsiniz. Bir fırsat bulduğumda size bu konuda da size fikirler vermeye devam edeceğim.

İş fikirleri,

Düşük sermayeli iş fikirleri mi arıyorsunuz?

Türkiye’de girişimci ruhu olmasına rağmen yeterli sermayeye sahip olmadığı için harekete geçemeyen binlerce girişimci var. Oysa girişimci olmak için çok büyük bütçelere ihtiyaç yok ve düşük sermayeli iş fikirleri ile başarı elde edebilirsiniz.

Piyasada küçük sermayeli ancak kârlı pek çok iş modeli bulunuyor. Gayrimenkul danışmanlığı, çiğköfte bayiliği gibi geleneksel iş modellerinin yanı sıra büyüme potansiyeli taşıyan dilim pizza, cupcake gibi yeni konpsetler de girişimciler tarafından keşfedilmeyi bekliyor.

düşük-sermayeli-iş-fikirleri
İşte 100 bin TL’ye kadar sermaye ile kurulabilecek iş fikirleri

‘Girişimcilik’ bir süreden beri yükselen değer. Bir işyerinde 20 yıl çalışıp emekli olma dönemi kapanalı çok oldu. Artık büyük çoğunluk iş kurmak kendi işinin patronu olmak istiyor. Son yıllarda kamudan bankalara, sivil toplum kuruluşlarından özel şirketlere kadar pek çok kurum ve kuruluşun yaptıkları çalışmaların da etkisiyle Türkiye’de girişimciler çok daha cesur ve atak. Artık her üç kişiden biri girişimci olmak istiyor.

Ancak Türkiye’de girişimcilerin önündeki en büyük sorunlardan birini sermaye yetersizliği oluşturuyor. Pek çok girişimci elindeki az miktardaki sermayeyi nasıl değerlendirmesi gerektiği konusunda kararsız. Aslında girişimci olmak için artık çok büyük bütçelere gerek yok. Küçük sermayeyle doğru lokasyonda yapılacak ve ciddi gelir getirecek birbirinden farklı iş fikirleri var. Üstelik bunların önemli bir kısmı en az riskle yatırım imkanı sunan franchising sistemiyle büyüyor.

Son yıllarda hizmet sektörünün büyümesiyle birlikte franchising sistemi de hızlı bir büyüme sürecine girdi. Yapılan araştırmalar kriz dönemlerinde beyaz yakalıların kendi işlerini kurma isteklerinde artış olduğunu gösteriyor. Bu nedenle 2014 franchising sektörü için iyi bir yıl oldu. Bugün Türkiye’de zincir işletmelerin sayısı 1850’ye ulaşmış durumda. Bunların yüzde 78’i franchise veya bayilik vererek büyüyor.

KİOSK MODELİ SEVİLDİ

Franchising sisteminin hızlı büyümesinin arkasında birkaç önemli nokta olduğunu dikkat çeken UFRAD Başkanı Mustafa Aydın, “Sermaye tutarlarını belli olması, girişimcinin motivasyonu, sistemin standart olması, kabul görmüş bir marka ve kontrol mekanizması sistemi cazip kılan en önemli nedenler arasında” diyor.

Küçük sermayeli işlerde bu yıl en çok çiğkfte, mobil çay-kahve konseptleri, döner, burger & gurme, gayrimenkul ve hizmet sektörü öne çıkıyor.

MedyaFors Fuarcılık Genel Müdürü Aycan Helvacıoğlu, AVM’lerde belli noktalarda pratik mobil gıda büfeleri ya da diğer adı ile koisk’ların ortaya çıktığını, birkaç metrekarelik alanlarda faaliyet gösteren bu işyerlerinin AVM’lerin vazgeçilmezleri arasına girmeyi başardığını söylüyor.

Helvacıoğlu, Önümüzdeki yaz özellikle tatil beldelerinde dondurmadan kuruyemişe birçok kiosk modeli işlere yatırım yapılabileceğini söylüyor.

Helvacıoğlu, “Mobil çay kahve konseptleri olabilir, Konser etkinlikleri alanlarına stand kurulabilir. Örneğin AVM’lerin otoparkları veya açık alanları kullanılabilir” diye konuşuyor.

Chips Funny

Son yılların en popüler iş alanlarından biri olan çubukta patates girişimciler için düşük maliyetli ve yüksek kâr marjı bir iş fırsatı sunuyor. Bu alandaki markalardan biri olan Chips Funny, 2015 yılında stand ve kiosk konseptiyle franchising verecek.

Türkiye geneline franchising verilmesi planlanıyor. Bu iş modelinin yatırım maliyeti, açık alanlar için olan standlarda 1000 ile 10 bin TL, kapalı alanlar için (AVM’de kiosk modeli) olan standlarda 15 bin ile 50 bin TL arasında değişiyor.

Franchise için hedeflenen aylık ciro: 15 bin ile 50 bin TL arasında.
Kâr marjı: Yüzde 300.
Bayilerde aranan özellikler: İşinin başında durabilecek girişimciler aranıyor
Başvuru için iletişim: 0232 441 55 22

O Pilavcı

Gelişen çağın değişen beslenme alışkanlıklarından fast food modellerine yeni bir ürün daha eklendi: Pilav arabaları. İç mekan, kiosk ve araba şeklinde konseptleri mevcut olan O Pilavcı, Türkiye genelinde bayilik veriyor. 70 franchise şube ile faaliyet gösteren şirket, bu yıl 130 yeni şube daha açacak.

Franchise için hedeflenen aylık ciro: 36 bin TL
Kâr marjı: Yüzde 65.
Bayilerde aranan özellikler: Kurumsal yapıya uygunluk, finansal yeterlilik.
Başvuru için iletişim: info@opilavci.com ya da 0532 500 12 92

New York Street Foods

New York Street Foods, stand konseptiyle beş farklı marka için francihising veriyor. Bir franchising fiyatına toplam beş markanın kullanım hakkı sunuluyor. Cup of Go (su buharında kutu püre patates), ambalaj şeklinin pratik olması ve üç dakikada servis edilmesi ile dikkat çeken bir konpset.

Libety Pancake ise standlarda üç dakikada sıcak olarak hazırlanıyor. Noodle by Noodle’ın özel kutularında dokuz dakikada sebzeli menü ile sunumu yapılıyor.

Spagetti ice cream markasının konseptinde ise vanilya gastro kova dondurmalar stantlarda bulunan el presleri ile kaplarda sunuluyor. Son konsept olan OmmletÇift de yumurta ve beyaz peynir eşliğinde üç dakikada sıfır yağ ile hazırlanıyor ve kendi özel kutularında domates, sade panceke eşliğinde servis ediliyor. Bu konseptlerin hepsi için toplam yatırım maliyeti 19.800 TL + KDV

Franchise için hedeflenen aylık ciro: 9 bin ile 12 bin TL arasında değişiyor.
Kâr marjı: Yüzde 2 bin 500.
Bayilerde aranan özellikler: Girişimci ruhu ve iş disiplini
Başvuru için iletişim: 0532 267 87 92

Choco Bons Waffle

Choco Bons, 2008 yılında Çankaya Üniversitesi’nde lisans programı bitirme projesi olarak ortaya çıkmış, marka alt yapısı, logoları, renkleri profesörler desteği ile oluşturulmuş bir konsept. Marka kurulduğu ilk yıl bardak waffle isminden inovatif bir ürün ile sektörde fark yarattı. Şu an yedi franchise şube ile faaliyet gösteriyor. Choco Bons 2015 yılında 30 şube açmayı planlıyor. Şube için yapılacak toplam yatırım maliyeti stantlar için 10 bin ile 30 bin TL arasında, kiosklar için 30 bin ile 70 bin TL arasında, mini kafeler için ise 50 bin ile 70 bin TL arasında değişiyor.

Franchise için hedeflenen aylık ciro: Stant ve kiosklar için 20 bin ile 30 bin TL, mini kafe için 30 bin ile 60 bin TL arasında değişiyor.
Kâr marjı: Yüzde 30-40 arasında.
Bayilerde aranan özellikler: Marka bütünlüğünü koruyabilecek ve işletme yeteneğine sahip kişiler.
Başvuru için iletişim: info@chocobons.com ya da 0312 219 92 82

Hamsi Finger

Hamsinin fileto şekline getirilerek özel soslar eşliğinde soslanıp kızartılması sonucu 200 gramlık paketlerde sunulan Hamsi Finger, Türkiye genelinde franchising veriyor. 35 franchise şubesi bulunan Hamsi Finger, 2015 yılında 40 yeni franchise şube daha açacak. Bu yıl Ankara, İzmir, Bursa, Balıkesir, Adana, Mersin, Tekirdağ, Bolu, Eskişehir, Kütahya, Afton, Muğla ve Bodrum’a franchising verilmesi hedefleniyor. Yatırım maliyeti 30 bin ile 50 bin TL arasında değişiyor.

Franchise için hedeflenen aylık ciro: 30 bin ile 60 bin TL arasında.
Kâr marjı: Yüzde 100.
Bayilerde aranan özellikler: Girişimci ruha sahip, işinin başında durabilecek, sabırlı ve insanlar ile ilişkilerinin iyi olması
Başvuru için iletişim: info@hamsifinger.com ya da 0545 930 10 20

Waflle Funny

Çubukta waffle olarak adlandırılan bu konsept, Türkiye geneline bayilik veriyor. Pazara yeni giriş yapan Waffle Funny için ortalama yatırım maliyeti 2 bin ile 4 bin TL arasında değişiyor.

Franchise için hedeflenen aylık ciro: 10 bin TL.
Kâr marjı: Yüzde 400.
Bayilerde aranan özellikler: İşinin başında duracak girişimciler aranıyor.
Başvuru için iletişim: 0533 414 77 99

Kahve Kutusu

Kahve Kutusu, 2013 yılında Denizli’de doğan bir marka, AVM içinde corner olarak yer alan Kahve Kutusu, tatlı ve tuzlu yiyecekler, sıcak içecekler, soğuk içecekler, dondurma gibi lezzetleri bünyesinde barındırıyor. Şube sayısı üçe ulaşan şirket, 2015 yılında üç yeni şube daha açmayı hedefliyor. Türkiye genelinde büyümek isteyen markanın toplam yatırım maliyeti 95 bin TL.

Franchise için hedeflenen aylık ciro: 30 bin TL.
Kâr marjı: Ürüne göre değişiyor.
Bayilerde aranan özellikler: İşinin başında duracak, girişimciler ruha sahip olması.
Başvuru için iletişim: info@kahvekutusu.com.tr

Ekonomist

İş fikirleri,

Küçük sermayeli işler yapmak mı istiyorsunuz?

küçük-düşük-sermayeli-işler
Küçük sermayeli işlerde bu yıl en çok çiğkfte, mobil çay-kahve konseptleri, döner, burger & gurme, gayrimenkul ve hizmet sektörü öne çıkıyor.

MedyaFors Fuarcılık Genel Müdürü Aycan Helvacıoğlu, AVM’lerde belli noktalarda pratik mobil gıda büfeleri ya da diğer adı ile koisk’ların ortaya çıktığını, birkaç metrekarelik alanlarda faaliyet gösteren bu işyerlerinin AVM’lerin vazgeçilmezleri arasına girmeyi başardığını söylüyor.

Helvacıoğlu, Önümüzdeki yaz özellikle tatil beldelerinde dondurmadan kuruyemişe birçok kiosk modeli işlere yatırım yapılabileceğini söylüyor.

Helvacıoğlu, “Mobil çay kahve konseptleri olabilir, Konser etkinlikleri alanlarına stand kurulabilir. Örneğin AVM’lerin otoparkları veya açık alanları kullanılabilir” diye konuşuyor.

İş fikirleri,

İş Fikirlerine Melek Yatırımcı Bulmak Kolaylaştı

Melek Yatırımcı

Melek Yatırımcı

Yasa uyarınca şirketler melek yatırımcı olamıyorlar. Çünkü zaten uzun yıllardır yürürlükte olan bir düzenleme kapsamında, bazı şirketler melek yatırımcı uygulamasına benzer şekilde faaliyette bulunuyorlar.

Girişimcilerin temel sıkıntısı, doğru finansman kaynağının tespiti ve bu kaynağa ulaşabilmektir. Yeni kurulan bir şirketi düşünelim. Aslında yapmayı planladıkları iş gelecek vaad ediyor. İşin tutacağı ve ileride çok para kazanacaklarına eminler. Ama finansman sorunu nasıl çözülecek, kim bu şirkete borç verecek?

Yeni kurulan bir şirketin bankadan kredi alması neredeyse imkansız gibi. Tahvil ihraç ederek veya halka açılarak finansman sağlaması ise kurulma aşamasında olan bir firma açısından teknik olarak zaten mümkün değil. Yani kendi yağında kavrulması ya da farklı alternatifler yaratması gerekiyor.

Bu girişimciler için artık yeni bir olanak söz konusu: “Melek yatırımcı”. Yatırımcının meleği olur mu demeyin. Geçtiğimiz ay sonunda çıkan bir yasa var. 6327 sayılı bu yasa ile bireysel emeklilik sisteminde önemli değişiklikler yapıldı. Yasada bunun dışında da çok ilginç düzenlemeler var. En önemlilerinden biri de “melek yatırımcı”, yani yasadaki ifadesiyle “bireysel katılım yatırımcısı” ile ilgili düzenleme.

Melek yatırımcı lisansı almak ve melek yatırımcı ağlarına üye olmak, melek yatırımcılara devlet teşvikleri.

Yeni teşvikler ile melek yatırımcı sayısı 150-200 civarından 600-700 civarına çıkması bekleniyor. 10 milyon dolar civarında olan yatırım seviyesinin ise 400 milyon dolara çıkması tahmin ediliyor.

Son yıllarda dünyanın birçok yerinde internet zenginlerinin çıkmasıyla birlikte “Yeni Ekonomi” olarak adlandırılan internet ve teknoloji alanındaki girişimlerin büyük bir ekosistem yaratacak potansiyele sahip olduğu görüldü. Bununla birlikte girişimlere fikir aşamasında yatırım yaparak hissedar olmak ve bu yeni ekonomiye dahil olmak isteyenler giderek çoğaldı.

Çünkü iyi bir fikri olan girişimciler için bunu hayata geçilmede en büyük zorluk başlangıçtaki sermaye yoksunluğu oluyor, parlak fikirler destek bulmayınca çoğu zaman bir işe dönüşemeden kalıyordu. Ancak son yıllarda iş fikirlerinin hayata geçmesini destekleyen yatırımcıların ortaya çıkması, girişimciler için adeta can suyu oldu. Yurtdışında özellikle Avrupa ve ABD’de bu parlak fikirleri destekleyen “melek yatırımcılar” oldukça güçlü bir lokomotif görevi üstleniyor.

MELEKLER NASIL YATIRIM YAPAR?

Ekonomist olarak melek yatırımcılığın Türkiye’deki gelişimini, iş fikri olan ve bunu nasıl hayata geçireceğini bilmeyen girişimciler için araştırdık.

Melek yatırımcıların hangi alana yatırım yaptıklarını, projelerde neler aradıklarını ve gelecek hedeflerini öğrendik. Özellikle yeni gelen devlet teşviki ile nasıl bir hacim yaratılabileceğini inceledik.

Melek yatırımcı, henüz yolun başında olan (start-up) bir iş fırsatına yatırım yapan, işletmelerin büyümeleri veya gelişmeleri için sermaye sağlayan kişilere deniyor. Melek yatırımcı, risk ve büyüme potansiyeli içeren projelere sahip ancak finansman ihtiyacı olan girişimcilere, sermaye sağlayan, yatırım yapan, tecrübelerini aktaran özel bir yatırımcı tipi.

Uzun yıllardır yurtdışında çok sayıda başarılı projenin hayat bulmasını sağlayan melek yatırımcılar, artık Türkiye’de de etkin bir şekilde faaliyette. Hatta kendi aralarında melek yatırımcı ağları bile kuruyor ve birkaç ortak birlikte yatırım yapıyorlar. Yabancı ve yerli fonların yanında, bireysel olarak ciddi bir şekilde proje peşinde koşan yatırımcı meleği olan Türkiye’de artık girişimciler daha kolay destek bulabiliyor.

ABD’ye baktığımızda 300 binin üzerinde internet melek yatırımcısı var ve bu büyük kitlenin yatırımları geçen yıl 26 milyar dolar olarak gerçekleşmiş. ABD’de her gün 180 tane girişimcinin melek yatırımcılardan para aldığı hesaplanıyor. Avrupa’da ise bu sayı daha az. 75 bin melek yatırımcı var ve 2012’de 5 milyar dolar yatırım yapılmış.

HENÜZ SEVİYE 10 MİLYON DOLAR

Türkiye’ye baktığımızda ise Ümit Boyner, Ali Sabancı, Haşan Aslanoba, Hüsnü Özyeğin, Sina Afra, Pınar Abay gibi isimlerin olduğu lisanslı/lisanssız melek yatırımcı sayısının henüz 150-200 kişi civannda olduğu tahmin ediliyor. Yatırım seviyesinin ise 10 milyon dolar olduğu ifade ediliyor. Türkiye bu modeli yeni keşfetti ama hızlı ilerliyor.

Bu nedenle yatırımcı sayısının binleri, yatırım miktarının da kısa zamanda 100 milyon dolar seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Bunda en büyük etkiyi ise bu yıl içinde başlayan devlet teşviklerinin yapacağı belirtiliyor.

Melek yatırımcı, bir girişimcinin ilk istediği 500 bin dolara kadar sermayeyi sağlıyor ve sermayenin yanında tecrübeleri ile iş bağlantılarını da girişimciye açıyor. Karşılığında ya şirkete başlangıçta ortak oluyor veya belli bir süre sonra isterse kendisine ortaklık hakkı veren bir borçlanma senedi (tahvil) alarak borç veriyor. Facebook, Hotmail, Twitter, Google, Apple gibi zamanımızın tüm fenomen şirketlerinin ilk 500 bin dolarlarını melek yatırımcılardan sağladığını da hatırlatalım. Böylelikle internet zengini Türk şirketleri de yaratmak mümkün olabilir.

30 ŞİRKETE YATIRIM

İlk kez 1981’de New Hampshire üniversitesi’nden finans profesörü Ingiliz William E. Wetzel tarafından ortaya atılan “Melek Yatınmcı” tabiri, Türkiye’de henüz yeni bir kavram olsa da, özellikle internet tabanlı birçok girişimin arkasında onları görmek mümkün. Bu yılın ilk altı ayında tek başına melek yatırımcı ve fonlar aracılığıyla yaklaşık 30 internet şirketine yatırım yapıldığı bildiriliyor.

Özelikle e-ticaret sitelerine yapılan yatırımların dışında oyun, kurumsal yazılım ve IT alanı da giderek popülerlik kazanıyor. Mobil platformlar, bulut şirketleri, online ödeme sistemleri ile sohbet siteleri de önümüzdeki dönemde yatırım yapıldığını daha çok duyduğumuz alanlar olacak gibi.

Yatırımcı ve ağa göre değişmekle birlikte bir projeye ortalama 10 bin dolar ile 500 bin dolar arasında yatırım yapılıyor. Dünya genelinde ise bu rakam 3 milyon dolara kadar çıkıyor. Projenin değerine göre değişmekle birlikte, melek yatırımın ortalama 36 ay içinde geri dönüşünü bekliyor.

KAZANÇ HESABI

Kauffman Foundation’ın yürüttüğü bir çalışmaya göre, ABD’deki melek yatırımcılar, yatırdıkları sermayenin ortalama 2,6 katını 3,5 yıl içinde geri almışlar. Yani 100 bin TL, 260 bin TL olarak geri dönmüş. Benzer bir çalışmaya göre, Ingiltere’deki melek yatırımcılar, aynı süre içinde yatırdıkları sermayenin 2.2 katını geri almışlar. Her 13 melek yatırımından biri 10 katından fazla kazandırmış.

Bu kazançlarla birlikte son yıllarda dünyada melek yatırımcılar birden çok şirkete destek oluyor. Melek yatırımcılar start-up’lara dört ana şekilde destek sağlıyor. ilk sağladıkları destek sermaye desteği, ikinci sağladıktan destek kendi ağlarını girişimcilere açmak. Üçüncü ve en büyük destek ise kendi birikim ve tecrübelerini girişimcilere aktarmaları. myfikirler.com  Son olarak ise melek yatırımcılar girişimcilerinin hayallerini paylaşır. Özellikle son üç özellik melek yatırımcıyı, normal yatırımcılardan ayıran en büyük özellikler olarak gösteriliyor. Bu özellikler sayesinde, melek yatırımcılardan yatırım alan bir girişimci, projesi başarılı bir projeyse, projesinin normalden çok daha hızlı büyüdüğünü ve yol kat ettiğini görüyor.

MELEK YATIRIMCI SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?

Melek Yatırımcılar Demeği (TBAA), Melek Yatırımcılığı sisteminin temel özelliklerini şu şekilde sıralıyor:

1- iş fikri olan ancak sermayesi olmayan girişimci ile sermayesi ve tecrübesi olan finansman sahibinin (melek yatırımcının) bir araya gelerek kurduğu bir sistem.

2- Melek yatırımcı, kendi şahsi parasını yatırımlarında kullanıyor.

3- Melek yatırımcı, sermayenin yanı sıra girişimciye düzenli olarak mentorluk yapıyor.

4- Melek yatırımcılık sistemiyle kurulan işlerin aldıkları melek yatırım sermayesinin dünya ortalaması şirket başına 100 bin dolar.

5- İngiltere, Portekiz, Hollanda’da devletler Co-lnvestment Fund (Ortak Yatırım Fonları) ile girişimcilere ortak olabiliyor.

6- ABD ve AB ülkelerinde mobil teknolojileri ve İT sektörü en fazla melek yatırım çeken sektörler.

7- Melek yatırımcılar, genellikle 10 bin ile 500 bin dolar arası yatırımlarla ilgileniyor.

8- Melek yatırımcı da kendisi bizzat girişimci olmak zorunda.

9- Genellikle yeni iş fikrinin kuruluş aşamasında melek yatırımcı ortaya çıkıyor.

10- Melek yatırımcılar, ortalama 3-5 yıl arasında hisselerini satarak çıkış yapmayı hedefliyor.

MELEKLERE HAZİNE TEŞVİKİ

Melek yatırımcılık kavramı Türkiye’de de internet ekonomisinin artmasıyla önemli bir aşama kaydedince, buradaki ekonomiyi daha da canlandırmak için devlet teşviki devreye girdi. Şimdiye kadar 53 kişinin bu teşvikten yararlanmak için lisans aldığı biliniyor.

Hazine Miisteşarlığı’nın hazırladığı Bireysel Katılım Sermayesi ilerleme Raporu’na göre, sistemdeki katılımcı sayısı 88. Bunların 32’si tecrübeli yatırımcı, 56’sı ise yüksek gelir veya servete sahip yatırımcı. Başvuru yapanların yüzde 90’ı erkek, yüzde 10’u ise kadın. Başvuru yapanların melek yatırım yapma nedenleri arasında ilk sırada maddi ve manevi destek, sonra yüksek getiri üçüncü sırada ise alternatif yatırım olanaklarını değerlendirmek bulunuyor.

Bireysel Katılım Yatırımcısı (BKY) olarak adlandırılan bu lisansı alan melek yatırımcılar arasında, TÜSİAD eski Başkanı Ümit Boyner, ITO eski Başkanı Murat Yalçıntaş, ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay, Pegasus Havayolları Yönetim Kuaılu Başkanı Ali Sabancı, Mynet’in kurucusu Emre Kurttepeli, Gözde Girişim Sennayesi Genel Müdürü Atila Kurama, Temsa eski CEO’su Mehmet Buldurgan, Fiba Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin ile Aslanoba Capital sahibi Haşan Aslanoba gibi isimler bulunuyor.

MELEK YATIRIMCI LİSANSI ALMA ZORUNLU

Türkiye’deki melek yatırımcı şirketlerin gelişiminin yanında devlet de kimi etkin çalışmalar içine girdi. Bunların en önemlisi, yeni destek mekanizması kurgulamak amacı ile oluş-tuaılan Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği’nin 15.02.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe girmesiydi. Bu çalışmayla finansmana erişim sıkıntısı çeken erken aşama şirketler için yeni bir finansal enstrüman oluşturulması, bu piyasada belli bir davranış kültürünün ve etik kuralların hakim kılınması ile profesyonelliğin artırılması, BKS’nin kurumsallaştırılarak girişimcilerin güven duyacağı bir finans piyasası haline getirilmesi ve devlet destekleri ile BKS yatırımlarının cazip hale getirilmesi amaçlanmıştı.

BKY olabilmek için Hazine Müsteşarlığına başvurarak lisans almak gerekiyor. Bireysel Katılım Yatırımcısı olabilmek için minimum 1 milyon TL’nin üzerinde bir sermayenin bulunması ve lisans almadan önceki iki takvim yılında, 200 bin TL’nin üzerinde yıllık gayrisafi gelire sahip olmak gerekiyor.

KRİTERLER NELER?

Ayrıca tecrübe kriteri olarak, banka ve finansal kuruluşlarda fon veya portföy yöneticisi olarak çalışmış olmak, lisans alınmadan önce son beş yıl içinde en az iki yıl, yıllık cirosu en az 25 milyon TL olan bir şirkette genel müdür yardımcısı veya dengi bir pozisyonda çalışmış olmak, BKY ağlarının birine lisans alınmadan önce en az bir yıl süreyle üyeliğinin bulunması ve en az üç şirkete BKY olarak ortak olunması şartlanndan biri aranıyor.

Yönetmelikte şartları sağlayan girişimcilere vergi desteği var. Lisanslı BKY1 ler, hisselerini en az iki tam yıl elde aıtmaları şartıyla, yüzde 75 vergiden muaf oluyor. Belirlenen tutara göre bunda yıllık indirim tutan 1 milyon TL’yi aşamaz şartı bulunuyor. Lisans beş yıllık veriliyor ve beş yılın sonunda yenilenebiliyor.

01.01.2014 itibariyle yapılacak BKY lisans başvumları ise yine yönetmelik kapsamında akreditasyon alacak ağlar vasıtasıyla yapılacak, bu tarihten itibaren doğaldan Hazine Müsteşarlığına başvuru yapılamayacak. Yani her melek yatırımcı, BKY ağlan kuaılduktan sonra mudaka bir ağın üyesi olmak zonında kalacak. Hazine Müsteşarlığına yapılan BKY başvurulan için herhangi bir ücret alınmayacak. Melek yatırımcıların BKY ağlarına üye olabilmesi için ilgili ağlara ödemesi gereken ücretler söz konusu olabilecek.

400 MİLYON TL BEKLENİYOR

Hazine Müsteşarlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürü Ali Arslan, geleceğe yönelik tahmini rakamlarını ifade etmişti. Ali Arslan, tahminleri konusunda şu açıklamaları yapmıştı:

“Yaptığımız muhafazakar tahminler sonucunda önümüzdeki beş yıl içinde Türkiye’deki aktif bireysel katılımcı sayısının 600’e çıkacağını, bu melek yatırımcıların Türkiye’de ortalama 400 milyon TL yatırım yapacağını ve bu yatınmlann 2 bin başarılı şirket ortaya çıkaracağını, 50 bin kişiye de istihdam sağlayacağını hesap ediyoruz.”

Ali Arslan, Hazine Müsteşarlığı olarak ülkenin ekonomik ve kültürel yapısına göre ve yatırımcılar ile girişimcilere danışarak oluşturdukları yönetmeliğin asıl amacının; arzı güçlendirmek, yatınmlarda belirli standartlar oluşturarak sektöre çeki düzen vermek ve kaynak olanağını artırarak girişimciler ile melek yatırımcıların finansmana erişimlerini sağlamak olduğunu ifade ediyor. Hazine Müsteşarlığı, bu süreçte ağlarla işbirliği halinde ve Ortak Yatırım Fonu sayesinde Türkiye’de sayıları 600’e ulaşan melek yatırımcıların riskini paylaşacak, kâr edildiği takdirde de kamu olarak bu kârdan pay alacak.

MELEK YATIRIMCI LİSANSI ALANLAR NE PLANLIYOR?

Lisansın verilmeye başlamasıyla birçok isim de lisans almaya başladı. Lisans alan melek yatırımcılararasında daha önce hiç yatınm yapmamış ünlü iş insanlarının yanı sıra internet yatırımları olan bildiğimiz melek yatırımcılar da var. Bunlardan birini de Markafoni Kurucusu Sina Afra oluşturuyor. Afra, “Ben lisansı aldım. Bunu kullanmayı düşünüyorum. Şu an değişik alternatifleri değerlendirme sürecindeyim. Teşvik, genel olarak ortaklarımın ve benim bireysel olarak yatırımlara girmemizi destekledi” diyor.

Lisans alan bir diğer isim olan Pozitron Kurucu Ortağı Fırat Işceber de “Kardeşim ve ortağım Fatih ile birlikte melek yatırımcı lisansını aldık. Bunu değerlendireceğiz. Bugüne kadar yaptığımız yatırımlar arasında Shakespeare In Love, Ustaeli.com, StilSOS, Sociaplus, Mapps, JoyFoodz, Intelrad, Integmo ve Aktivito bulunuyor” şeklinde açıklama yaptı.

Yemeksepeti.com kurucularından CIO Melih Ödemiş de lisans alan isimlerden. Lisansı almadan hemen önce 2-3 kadar girişime yatırım yaptığını ifade eden Melih Ödemiş, “Onlarla ilgili avantajlardan faydalanmak için bir girişimde bulunmadım. Ama bundan sonraki yatırımlanmda lisans çerçevesinde yaptığım yatırımlarda tabii ki teşvikten yararlanmayı hedefliyorum.

Teşvik, yapacağım yatırımlarda karar verme noktasında işi bir miktar kolaylaştıracak. Ama yine yatırım yapma kriterlerim aynı kalacak” diyor.

YATIRIMCILAR, FONLAR…

Son dönemde profesyonel hayatını bırakıp kendi girişimlerini kuran isimler çoğalıyor. Özellikle melek yatırımcı alanında bu gibi isimleri daha fazla duyar olduk. Bunlar arasında kısa zamanda 10’un üzerinde yatırım yapan Paul Doany dikkat çekti. Türk Telekom eski CEO’su Paul Doany, IT ve internet alanında yaptığı yatırımların yanı sıra varlık yönetimi ve enerji gibi sektörlerde de toplamda 12 şirkete ortak oldu. Yeni yatınmlara da sıcak bakan Paul Doany, ana yatınmlarını yaptığı için melek yatırımcı lisansı almadığını söylüyor. Ama melek yatırımcılığa teşvikin çok önemli bir girişim olduğunu, bunun özellikle Türk yatırımcılarını cesaretlendireceğini ve böylece daha fazla erken aşamadaki şirketlere yatırım yapılabileceğini ifade ediyor. Bunun da ekonomi için çok önemli olduğunu vurgulayan Paul Doany; “Yeni şirketlerin yeni bir ekonomiye ihtiyacı var. Çünkü ‘eski’ ekonomi şirketlerinin buna adapte olmaları çok yavaş gerçekleşiyor” diyor.

15 ŞİRKETE 13 MİLYON?

Earlybird Venture Capital Ortağı Cem Sertoğlu ise daha önce melek yatırımcı olarak yaptığı yatırımlara artık Earlybird Venture Capital çatısı altında yatınm yapıyor. Bugüne kadar melek yatırımcı olarak 15 şirkete, yaklaşık 13 milyon dolarlık toplam yatınm yapan Cem Sertoğlu, “Earlybird, 800 milyon dolann üzerinde varlık yöneten, www.myfikirler.com Avrupa’nın en büyük girişim sermayesi fonlanndan biri. Sadece teknoloji sektöründe yatırım yapıyoruz. Özellikle sermayeyi yüksek randımanla kullanabilen alanlara ilgiliyiz. Yatırım kararlanmızda öncelikli faktörler, ekibin kalibre ve kalitesi, pazar büyüklüğü ve büyüme potansiyeli, tanımlanmış probleme getirilen çözümün pazarda kabul gönne seviyesi” diyor.

ABD’DEN DAHA KAZANÇLI

Bir diğer yatırım fon şirketi de Intel Capital. Türkiye’de Nokta ve Grupanya’ya yatırım yapan Intel Capital, yatırım yapmak için birkaç şirketle daha ilgileniyor. Bunlar arasında internet dikeyleri, mobil servisler, KOBl’lere uygun SaaS tabanlı kurumsal yazılım şirketleri ve büyük çapta bazı altyapı ürünleri gibi alanlar var. Intel Capital Ortadoğu ve Afrika Bölge Direktörü Banş Aksoy, Türkiye’de de melek yatırımcıların ortalamada ABD ve Ingiltere örneklerine benzer kazançlarda geri dönüşler alabileceğini düşündüğünü ifade ederek, “Devlet, melek yatırımcıların aldığı riski hafifletecek, oldukça çekici vergi avantajları getirdi. Bu tarz avantajlar, daha önce melek yatırımcılığı düşünmeyen kişileri de bu varlık sınıfına çekiyor” diyor.

MELEK AĞLARI DA DEVREDE

Kişisel yatırımcıların yanı sıra melek yatıtımcıların kendi aralarında kurdukları ağlar da bulunuyor. Türkiye’de hali hazırda İLab, Lab-x, Galata Business Angels, TBAA, Endeavor, Linkangel gibi melek yatırımcı şirketleri faaliyet yürütüyor. 25 üyesi bulunan Galata Iş Melekleri Ağı, şu ana kadar dokuz şirkete toplam 2,5 milyon dolar yatırım yaptı. Yeni yılda 500 bin dolar yatırım hedefliyor. Galata İş Melekleri Genel Sekreteri Ayşe inal, devlet katkısının yatırımcıların çok daha rahat yatırım yapmasını teşvik edeceğini ve bu sayede melek yatırımcı sayısının da çok artacağını düşünüyor. Ayşe inal, “Aynı zamanda da melek yatırımcıların elde ettiği vergi teşviki, kriterlere uyan kişilerin daha çok yatıran yapmasına vesile olabilecek. Böylece yatırım sektörünün önü daha fazla açılacak” diyor.

ETOHUM’DAN YENİ YATIRIMLAR

Etohum ise kendi internet şirketini kurmak isteyen girişimciler ile şirketleri, yatırımcılan ve profesyonelleri bir araya getirmek amacıyla 2008’de kumlan bir oluşum. Etohum Kurucusu Burak Büyükdemir, bugüne kadar 25 şirkete yatırım yaptıklarını belirterek, “Bu yıl, Etohum olarak belirleyeceğimiz girişimlere, girişim başına 10 bin-20 bin dolar arasında, ilk tohum yatırımlarını yapacağız. Önümüzdeki üç yıl içinde toplam 6 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz” diyor.

Lisanslı melek yatırım ağı olmak üzere gerekli adımlan atmaya başladıklarını ifade eden Burak Büyükdemir, “Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği ekseninde uygulama ile lisanslı yatırımcı ağlan, düzenli olarak yapılan yatırımlarla ilgili rapor verecek ve yatırımların Hazine Müsteşarlığı’nın çizdiği çerçeve içerisinde kalması sağlanacak. Tüm bu süreç boyunca uygulanacak kriterler, sektörde belirli standartların oluşmasını ve etik yaklaşımların yerleşmesini sağlayacak” diyor.

TEB’DEN MELEKLERE DESTEK

Melek yatırımcılığa devletten gelen teşvikten sonra bir destek de finans tarafından, TEB’den geldi. Melek Yatırım Platformu’nu kuran TEB, bu platfonn ile melek yatırım yapmak isteyen bireyler ile girişimleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mehdi, “Melek Yatırıma” kavramını, TEB Özel Melek Yatırım Platformu bünyesinde müşterilere alternatif bir yatırım aracı olarak sunduklarını ifade ediyor. Gökhan Mendi, “TEB Özel Melek Yatınm Platformu ile TEB özel müşterileri, girişimcilerle biraraya getiriliyor. Bu sayede varlıklarını, alışılmış finansal araçların dışındaki alanlarda değerlendimıek isteyen yatırımcılara, yani TEB özel müşterilerine farklı alanlarda yatırım fırsatı sunarken; gelecek vaat eden projelere de sennaye bularak ülkemizdeki girişimcilerin ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz” diyor.

Bu platfonnda şu anda iki kanalla müşterilerine Türkiye’de yapılmakta olan yeni girişimleri sunan banka, TEB Girişimcilik Evi kanalı ile desteklenen projeleri, TEB Özel Melek Yatırım Platformu aracılığıyla, TEB Özel müşterileri ile paylaşıyor. İkinci olarak, TEB Özel Melek Yatırım Platformu kapsamında Etohum’un bu platfonna vereceği destek sayesinde her yıl Türkiye’de seçilen ve öne çıkan start-up projelerinin tanıtımı yapılacak; projelerde yatırımcı olarak yer alabilmek için atılması gereken adımlar anlatılacak.

BKS’deki 11 kritik madde

Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği’nin öne çıkan 11 önemli maddeyi Kamil Kılıç özetledi.

1- Bireysel Katılım Yatırımcıları’nın (BKY) devlet teşvikinden yararlanabilmesi için BKY lisansına sahip olması gerekiyor.

2- Lisans, yüksek gelire veya servete sahip yatırımcılar ve tecrübeli yatırımcılar tarafından alınabiliyor.

3- Yüksek gelire sahip olan yatırımcıların lisans alabilmesi için son iki mali döneminin yıllık geliri toplamının en az 200 bin TL olması ve 1 milyon TL’lik menkul veya gayrimenkul varlığını beyan etmesi gerekiyor.

4- Tecrübeli yatırımcılardan, finans kurumlarında fon yöneticisi, KOBİ finansmanı departmanı ve/veya girişim sermayesi şirketlerinde en az iki yıllık müdür pozisyonunda çalışma koşulu aranıyor.

5- BKY lisansları beş yıl süreyle veriliyor.

6- Devlet teşvikinden yararlanmak isteyen bireysel yatırımcılar en fazla 10 farklı anonim şirkete yatırım yapabilecek.

7- Bireysel Katılım Yatırımcıları’nın yapacakları yatırımların 20 bin TL ile 1 milyon TL aralığında olması gerekiyor. Ortak yatırımlardaysa bu rakam yılda bir kez olmak üzere en fazla 2 milyon TL olarak belirlendi.

8- Yatırım yapılacak girişimin yatırım öncesi aktiflerinin toplam değeri 10 milyon TL’yi aşmayacak.

9- Yatırım yapılacak şirketlerin en fazla 50 çalışan bulunacak.

10- Yatırım ağı üzerinden gerçekleşen yatırımların altı aylık sürelerle Hazine Müsteşarlığıma rapor sunması gerekiyor.

11- Yönetmelik 31 Aralık 2017 tarihine kadar yürürlükte kalacak. Bakanlar Kurulu bu süreyi 2022 yılma kadar uzatabilecek.

ASLANOBA
Yatırım miktarım 35 milyon dolara çıkacak”

“Melek yatırımcı lisansını ilk alan ben oldum ancak henüz kullanmadım. Belki bazı projelerimde kullanabilirim. Bu teşvikin internet zenginlerini yaratmak için iyi bir destek olduğunu düşünüyorum. Bunun sonucunu sonraki yıllarda daha çok göreceğiz.

Ekibiyle ve iş modeli ile başarılı bulduğum girişimlere yatırım yapıyorum. Projenin ölçeklenebilir olması önemli. Genelde 250 bin-1 milyon dolar aralığında yatırım yapıyorum. Bugüne kadar 30 civarında şirkete 28 milyon dolar yatırım yaptım. Yıl sonuna kadar şirket sayısının 40 olmasını planlıyorum. Yatırım miktarı da 35 milyon dolara çıkacak. Yılbaşından beri, Boni, Ehil, Tablet Seminerler, AnyMeeting AlvvaysFashion, İncir, Etohum, Fırsat Bu Fırsat, HemenKiralık, tasit.com, Vivense, BiTaksi, ininal, MailMag, idemama.com, dugun.com gibi sitelerde hisse satın aldım”

“Vergisel avantaj lar getiriliyor”

“Bireysel katılım yatırımcısı lisansıyla ilgili düzenlemenin amacı yüksek risk içermesi nedeniyle finansmana erişimde sıkıntı yaşayan başlangıç veya büyüme aşamasındaki girişimciler için yeni bir finansman kaynağı sağlanması. Bireysel katılım yatırımcılarının vergi avantajlarından yararlanabilmeleri için tam mükellef bir kurumun hisse senetlerini satın alarak, bu şirketin sermayesine iştirak etmiş olmaları gerekiyor. Ancak bu hisseleri almadan önce Hazine Müsteşarlığına başvurarak bireysel katılım yatırımcısı lisansı almış olmaları ve lisans kapsamında ortaklık kurdukları kurumlar tarafından yapılacak faaliyetleri beyan etmeleri de şart Alınan bu hisse senetlerinin bedelinin yüzde 75′i, yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirden düşülebiliyor. Vergi avantajından yararlanılan hisse senetlerinin en az iki tam yıl elde tutulması da gerekiyor. Vergisel avantajların hepsi sadece gelir vergisi beyannamesi veren mükellefler için geçerli.”

“Her yıl en az 1 milyon dolar yatırım yapacağız”

“Türkiye’de melek yatırımcı lisansı olarak da bilinen Bireysel Katılım Yatırımcısı (BKY) lisansını alan ilk grupta yer aldım ve bu lisansı almaya hak kazanan ilk yabancıyım. Vergi teşvikinden yararlanabilmek için BKS’ye birey olarak başvurulması gerekiyor. Faaliyetlerimize Türkiye’de bu yıl başladık ve bu yıl için 1 milyon dolarla yola çıktık. Hedefimiz her yıl en az bu tutarda, ama tercihen artan miktarlarda, yatırımlarımıza devam etmek. Şimdiye kadar 20′nin üzerinde şirketle görüşme yaptık. Bu görüşmelerimizden iki tanesi yatırımla sonuçlandı ve anlaşmalarımızı imzaladık. Bunlar kaliteli yeme içmeye yönelik bir sadakat kulübü olan Gastro Club (ww.gastrodub.com.tr) ve cep telefonu aksesuarlarıyla ilgili inovatif ürünler üreten Kabuk (www.telefonkilifim.com). Çok yakında görüşmelerimiz devam eden bir şirketle daha anlaşmamızı imzalayarak duyurularını gerçekleştireceğiz.”

“Gelecekyıl tekrar yatırım düşünüyorum”

“Melek yatırımcı olarak Dragon’s Den zamanında inploid.com’a yatırım yapmıştım, oradaki yatırımım devam ediyor. Şirket yeni bir yatırım daha aldı. Büyüyerek yoluna devam ediyor.

Şu dönem yeni bir yatırım düşüncem yok. Çünkü Big Chef s’e odaklandık, yurtdışı açılımını yapacağız. 2014 yılının sonuna doğru tekrar yatırım yapmayı düşünüyorum, internetin belli bir doygunluğa ulaştığını düşünüyorum, kısa vade de bu kadar çok hızlı bir büyüme olacağını düşünmüyorum. 0 nedenle temkinli olmakta fayda var. Gıda sektörü de olabilir. 0 zaman şartlarına bakıp değerlendireceğiz. Melek yatırımcılara getirilen teşvik faydalı bir uygulama oldu. Ben henüz lisans belgesi almadım. Belki 2014 döneminde yatırım yapmaya karar verdiğim zaman lisans almayı da düşünebilirim.”

“Melek yatırımcı ağı kuruyorum”

“Melek yatırımcı lisansı alan ilk sekiz kişiden biriyim. Bir yıl önce kendi girişimim olan sirketortağım.com’u kurdum.

Bin 800 üyesi olan bir iş ağım var. Bu tebliğ çıkınca benim yaptığım işin buna uyduğunu görüp melek yatırımcı ağını kurmanın önemli olduğunu düşündüm. Sanal ağımı daha resmi bir ağa çevirmeye karar verdim. Şimdi 10 ortağımla birlikte sirketortagim.com melek yatırımcı ağını kuruyorum. 30 projem var. Yeni projeler de geliyor. Eylül ayının ikinci yarısında 28 projeyle sunum yapılacak ve ay sonunda Hazine’ye başvuracağım. Beş melek ve beş yatırım gerekiyor ağ kurmak için. Ağ başkanı olarak ben bu şartları yerine getirip kuracağım. 28 projenin yüzde 25′ini seçeceğiz. Sadece e-ticarete yatırım yapmayacağım. Sanayiden geldiğim için farklı alanlara yatırım yapacağım. Üretime dönük inovatif ürünleri bulacağız. Yurtdışına da satış yapacağız. Gıda sektörünü özellikle tercih ediyorum. 20 bin ile 1 milyon TL arasında bir sermaye aralığı var. 2014’te 5 milyon TL fon oluşturacağız. Çok büyük bir fon olmayacağız ama bilgi aktarımı konusunda büyük tecrübe sağlayacağız.”

Gözde Yeniova / Ekonomist Dergisi

İş fikirleri,

Youtube’dan para kazanmak ister misiniz?

Youtube’dan nasıl para kazanmaya ne dersiniz? Sizde vlogger olarak para kazanabilirsiniz.

Günümüzde cidden bir çok kişi İnternet üzerinden sadece Türkiye ‘de değil dünyada bir çok ülkede para kazanılmakta.Bu kazanma yollarından biriside youtube . Dünya’da para kazandıran ve ülkemizde para kazanmaya başlayan bir çok kişi YOUTUBE ‘ dan   ciddi anlamada gelir elde etmekte.

   YOUTUBE dan para kazanmak için öncelikle bir Adsense hesabı için youtube dan başvuru yapmanız gerekmektedir. Onaylanması yada hali hazırda olan bir hesabınız var ise ve legal olmasa bile ABD ye ayarlamanız halinde youtube üzerinden para kazanmaya başlayabilirsiniz. Ancak kesinlikle para kazanacağınız bir iş olsa da Türkiye ‘de tam aktif olmadığı için bamlanma ihtimali söz konusu olabilir.

   YOUTUBE üzerinden yayımlayacağınız  farklı özelikle sizin çekmiş olduğunuz ve ilginç olan videolar size para kazandıracaktır. Ne kadar çok tıkanırsa videonuz dünyanın her yerinden tıklama sayısına göre kazanç elde etmeye başlarsınız.

Bu şekilde youtube üzerinden para kazanmak için çok detaylı ADSENSE hakkında bilgi için İnternet’ ten araştırmanız veya bu işi yapan arkadaşlarınızdan bilgi alarak yola çıkmanız daha sağlıklı olacaktır.