İstiridye yetiştiriciliği yaparak para kazanmak ister misiniz?

Ana Sayfa » İş fikirleri - İstiridye yetiştiriciliği yaparak para kazanmak ister misiniz? - haber24

Mutfaklarımızda devrim yaratacak değişik bir lezzet. Yaşam döngüsü midyeye benzeyen istiridyenin kültüre alınması fırsat vaat ediyor!.. İstiridye‘ye bizim piyasa dilinde genellikle “tarak” adı veriliyor. Gurme restoranlarda ve balıkçı tezgâhlarında aranan bir deniz ürünü…

istiridye yetiştiriciliğiMidye’den değerli ve çok daha lezzetli! Alışkanlığa göre çiğ ya da pişmiş olarak yeniyor. İstiridyenin biyolojik anlamda birçok çeşidi var. Büyüklüklerine ve cinslerine göre sınıflandırılıyor. Dünyada “kültür üretimi” ise bir hayli yaygın…

Genellikle “lüks gıda” olarak değerlendirilen istiridyenin besleyici özelliklerinin yanı sıra “afrodizyak” niteliklerinin de bulunması onu çok daha değerli kılıyor. Doğal avcılığı yapılmakla birlikte her yerde rastlanmaması onu zengin sofralarının lezzeti yapmış. Dr. William K. Brooks‘un “The Oyster” adlı kitabından istiridyenin Romalılar devrinde kültür yetiştiriciliğine alındığını öğreniyoruz. O dönemde kamış çubuklara taşlar bağlanarak yapay yetiştirme ortamı yaratılmış; istiridye larvaları bu sopalara tutturularak büyütülmüş.

Halen Güneydoğu Asya, Avustralya, Japonya ve Amerika’da değişik yöntemlerle kültür yetiştiriciliği yapılıyor. İstiridye çiftliklerinin üretimi her geçen yıl biraz daha artıyor. Örneğin Güneydoğu Asya’da bu endüstri aile işletmeleri halinde.

Bambu kamışları kullanılarak sonsuz istiridye tarlaları oluşturulmuş. Çoğu kamıştan örülmüş yüzer tipte sistemler. Sal şeklinde inşa edilen bu yapılarda larvalar daha çabuk gelişip büyüyor.

ORTAMIN TEMİZ OLMASI ÖN KOŞUL
İstiridye temiz su isteyen bir ürün. Kirli sularda ağır metalleri bünyesinde toplayabiliyor. Bu açıdan endüstriyel yetiştiricilik halen en sağlıklı yöntem! Hastalıklara karşı dayanıklı türler tercih ediliyor. En tanınmışı “crassostrea gigas” adlı okyanus istiridyesi. Hem kolay ürüyor hem de eti çok kıymetli. İstiridyeler “fitoplankton” denilen mikroskobik canlılarla besleniyor. Ortamın oluşturulması ise yapay havuzlarda yapılıyor. Çoğaltılan mikroskobik canlılar yetiştirme sahasına periyodik olarak veriliyor. İri boy bir istiridye yaklaşık 18 ayda ticari ağırlığa erişiyor.

Avrupa’da ise başta Fransa olmak üzere kapalı sistemlerde yetiştiricilik gelişmiş. Özel havuzlar içine monte edilmiş raflarda istiridyeler kontrollü olarak besleniyor. En ileri teknikler ise Avustralya ve Japonya‘da. Burada sepetler içinde yetiştiricilik yaygın. En lezzetli istiridyelerin yetiştirildiği Pasifik Okyanusunda bu amaçla kıyılarda modern istiridye çiftlikleri kurulmuş.

Dünya ticaretinde önemli bir yere sahip olan istiridye ticaretinde fiyatlar dünya borsalarına göre oluşuyor. Yetiştiricilerin çoğu ürünlerini yüksek fiyatlarla gelişmiş ülkelere ihraç ediyor.

Türkiye’de henüz bu konuda çok gelişmiş bir endüstri yok. Ancak İtalyaYunanistan ve İspanya‘da kimi örnek çiftlikler kurulmuş. Buralarda yetiştirilen istiridyelerin yalnız etinden değil kabuğundan da yararlanılıyor. Yüzde 97′si “kalsiyum karbonat” olan kabuklar öğütülerek doğal kalsiyum içeren ilaçlar üretiliyor.

Güneydoğu Asya’da ise bazı istiridye tarlalarında “inci” üretimi çok yaygın. Ancak bu iş çok zahmetli ve zaman isteyen bir faaliyet!

Geleceği parlak bir alan
Eşeyli üreme özelliğine sahip istiridyelerde “döl verimi” oldukça yüksek. Örneğin bazı türlerden birey başına üreme mevsimi boyunca 100 milyon yumurta almak mümkün.

İstiridye yetiştiriciliği balık çiftliklerindeki sisteme benzerlik gösteriyor. Yavrular “kuluçkahanelerde” üretiliyor ve “genetik seleksiyonla” hızlı büyüyen türler selekte edilerek çoğaltılıyor. Yetiştiricilikte en önemli konu ise deniz suyunun temizliği! Bu amaçla yetiştirme sahası temiz tutuluyor, hatta filtre cihazlarıyla su sürekli temizleniyor.

Özellikle kuluçka devresindeki istiridyelerin bulunduğu ortama
besi materyali” dışında yabancı organizma girişine izin verilmiyor. Güneş ışığı ise bu filtreleme işinde en önemli yardımcı.

İstiridyelerden yumurta almak için ilginç teknikler geliştirilmiş. Japonya‘da uygulanan bir teknikle hafif “elektrik şoku” verilerek yumurtların alınması ve kuluçka aşamasına geçilmesi şimdi tercih edilen bir yöntem…
Burada belli bir süre beslenen yavrular daha sonra “kolektör” adı verilen çubuklara yapıştırılıyor.

Yavruların “kolektörler” üzerine tutunmasıyla yetiştirme işlemi başlamış oluyor. Daha sonra “kolektörlerden” alınarak sepetlere yerleştirilen bireyler büyüme alanlarına aktarılıyor. Bu konuda kullanılan çok sayıda teknik malzeme var. Özel “kiremitler“, “bambu materyali“,
tel ızgaralar“, “ahşap çubuklar” ve “plastik gereçler” en çok kullanılanlar arasında. İstiridye yavrularını özel aygıtlar üzerine yapıştırmak ve orada gelişmelerini sağlamak ise hem bilgi hem de tecrübe gerektiriyor.

Türkiye’de bazı denizel alanlar bu yetiştiricilik için oldukça uygun. Ancak sistem konusunda bilgi sahibi olmakta ve bu konudaki tüm uygulamaları yerinde görmekte yarar var.

İSTİRİDYE YETİŞTİRİCİLİĞİ NASIL YAPILIR?

İstiridye kültüründe yavru bireyler ya kuluçkahanelerde üretilerek ya da doğal alanlardan toplanarak elde edilmektedir. Kuluçkahaneden yavru üretimi gerçekleştirilirse, genetik seleksiyonlar yapılarak hızlı büyüyen, zor şartlara karşı dayanıklı, et verimi fazla, hastalıklara karşı dayanıklı bireylerin elde edilmesi söz konusu olabilmektedir(Rodriguez ve Frias, 1992). Doğal ortamdan toplanan yavrularda ise böyle bir seleksiyon şansı yoktur.

Kuluçkahaneden Yavru Temini

Bu kültür yönteminde kıyısal alanda bir kuçkahane binasının olması gerekmektedir. Bir istiridye kuluçkahanesinde filtre odası, fitoplankton üretim birimi, anaç, larva ve yavru üretim birimi olmalıdır.

Deniz Suyu

İstiridye kültüründe suyun filtrasyonu önemli bir konudur. Anaç ve yavru biriminde kullanılan suyun 40-60µm’lik kum filtrelerinden geçmesi yeterli olurken, fitoplankton ve larva üretiminde kullanılacak suyun 20, 10, 5, 1µm’lik kartuj filtrelerinden geçerek partiküllerden ve suda bulunabilecek diğer organizmalardan ayrılması gerekmektedir. Bazı üreticiler deniz suyu ile gelebilecek bazı organizmaların istiridye larvaları tarafından besin olarak değerlendirilebileceğini düşünerek kaba bir filtrasyon yapmaktadırlar. Fakat üretimi riske atmamak için iyi bir filtrasyon ve sterilizasyon önemlidir. Suyun iyi filtre edilmiş olması U.V. ışınları ile yapılacak sterilizasyon etkisini arttırmaktadır.

Anaç Özellikleri

Genellikle istiridye anaçları üretim zamanında doğal stok alanlarından döl almak amacıyla kuluçkahaneye getirilir ve döl alma işlemi tamamlandıktan sonra tekrar denize bırakılırlar. Bu anaçlar hızlı büyüyen, zor şartlara karşı dayanıklı, et oluşturma kapasitesi yüksek, düzgün kabuk şekilli gibi özelliklere sahip istiridye stoklarından seçilmesi tercih edilir.

Anaç istiridyelerden döl alım yöntemleri

Olgun istiridyelerden yumurta ve larva elde etmek için birkaç yöntem vardır. İstiridyenin yumurta ve larvalarını ortama normal olarak kendi isteği ile bırakması haricinde yumurtlamayı uyarıcı şok yöntemler de uygulanır. Bu şok yöntemler şöyledir;

Termik şok: Şok yöntemlerin en çok kullanılanıdır. Olgun istiridyelerin ani olarak sıcak sudan soğuk suya, soğuk sudan sıcak suya bırakılması ile olur (Field, 1922). Bu işlem birkaç defa tekrarlanır ve istiridyenin larva bırakması beklenir.

Kimyasal şok: İstiridyelerin manto boşluğuna 2cc, 0.5 mollük KCL solüsyonu enjekte etmek sureti ile yapılmaktadır. (Bayne; 1965)

Elektrik şok: İstiridyelere düşük voltta elektrik verilmek sureti ile uygulanır (Iwata, 1950; Sugiura, 1962).

Mekanik şok: İstiridyelerin adduktor kasına enjektör iğnesi ile dokunularak uyarı yapılmaktadır (Loosanoff ve Davis, 1963).

Diğer İstiridye Yetiştiricilik Yöntemleri

Diseksiyon yöntemi

Olgun İstiridyelerin kapama kasları kesilerek gonadlardaki yumurta veya spermler C.gigas’ta alınırken, O. edulis’te palial boşluktaki larvalar alınabilir.

Sperm solusyonu

Yumurtlamayı uyarmak için suya sperm solüsyonu verildiğinde de istiridyeler bir süre sonra yumurta bırakmış olur. Bu amaçla şok uygulamalar sonrasında elde edilecek fazla sperm solusyonu kullanılabilir.

Şok yönetemlerin uygulanmasından yaklaşık 30dk sonra istiridyeler döllerini su ortamına dökerler. Eğer istiridyeler döllerini bırakmaya hazır değiller ise şok yöntemler ile başarılı bir sonuç elde edilemez.

İstiridyeler bilindiği gibi yaz aylarını üreme için kullanılır. Kışın ise doğada üreme görülmez. Laboratuvarda uygun koşullar yaratılarak kış aylarında da istiridye üretimi yapılabilir. Bunun için doğal ortamdan alınan istiridyeler 10°C sıcaklıktaki suya bırakılırlar. Ortama alışan damızlıkların tutulduğu havuzdaki su sıcaklığı tedrici olarak 18°C’ye veya biraz daha yüksek sıcaklığa çıkartılır. Bu sıcaklıkta istiridyeler 2-4 hafta tutulur. Bu süre üretim mevsimine bağlı olarak değişir. İstiridyeler bu süre içerisinde gonadlarını olgunlaştırırlar ve sıcaklık 20°C’ye ulaştığında döllerini dökerler. Bu işleme gonad olgunlaştırarak döllerin alınması işlemi denilir. Burada kullanılan anaçlar genellikle genetik olarak istenilen özelliklere sahip özel anaçlardır.

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin hazırladığı istiridye biyolojisi ve yetiştirme teknikleri


personel alımı, memur alımı 2018, memur forum, memurlar.net, kpss, iş ilanları 2018, eleman.net, secretcv, kariyer.net, açıklandı mı, işçi alımı, yenibiris.com hürriyet gazetesi iş ilanları, takvim gazetesi, posta gazetesi iş ilanları sitesi.