Ne kadar uzun konuşursunuz?

Ana Sayfa » İş hayatı - Ne kadar uzun konuşursunuz?

konuşma
Pırıl pırıl bir pazartesi sabahı bir müşteriyle erken bir toplantıya katılmak için evinden işine çıkmış iki farklı adamı hayal edin. Biri Almanya’da, ötekisi Türkiye’de yaşıyor. Bu iki yöneticinin de bir sebepten işe geç kaldığını düşünün. Türk yöneticiyle başlayalım. Büyük ihtimalle odaya oldukça üzgün bir şekilde girecek. “Başıma ne geldi inanmayacaksınız” benzeri bir girişle başlayıp o sabah yaşadıklarını bir bir anlatacak ve her geçen gün berbatlaşan İstanbul trafiğinden dert yanacak. Nihayet konuşmasını, geç kaldığı için toplantı odasındakilerden özür dileyerek bitirecek. Alman dostumuz ise büyük ihtimalle toplantı odasına en az paralel zaman dilimindeki Türk meslektaşı kadar üzgün girecek, faka bunu göstermemeye çalışacak. Mahcup bir şekilde geç kaldığı için özür dileyecek. Ve o kadar! Olan biteni ancak sorulduğu taktirde –ki bu çok nadir olur– açıklayacak!

İlişki yönetimli kültürler

İlk yaklaşıma yüksek içerikli (ayrıntılı), ikincisine ise düşük içerikli (kesin) iletişim diyoruz. Niye böyle farklı yaklaşımlar var? Üç temel sebepten dolayı. İlkine göre bu iki adam farklı iş kültürlerinden geliyorlar. Almanya’da kuralcı, Türkiye’de ise genelde ilişki yönelimi bir iş kültürü hâkim. İlişki yönelimli bir kültürde, sebepleri detaylı bir şekilde açıklamak karşı tarafa duyduğumuz saygının ifadesidir. Bu açıklamaları aynı zamanda anlatanın mahcubiyetini azaltmak için kullandığı can simitleri (veya günah keçileri) olarak da düşünebilirsiniz. Dışadönük kültürlerde ilişkiler, yüksek düzeyde bakım ister.

Farklı yaklaşımın ikinci sebebi ise Almanya’nın kesinlikle yönelimli bir iş kültüründen gelmesiyle ilgili. Buna göre her durumun farklı özellikleri kendi bağlamındadır; oysa dışa dönük kültürlerde her durum birbirinin etkilerler. Eğer bir toplantıya geç kalmışsanız, her kültürde bu sunuşunuzun başlangıcını etkiler. Ancak kesinlikle yönelimli kültürlerde bunun üstesinden gelip toplantının faydalarına tekrar odaklanmak daha kolaydır. İnsanlar net ayrımlarla kişiye, sunuma ve faydalara odaklanabilirler.

Ancak dışadönük kültürlerde kişi, sunum ve çıktıları bir bütündür. Dolayısıyla niye geç kaldığınızla ilgili tatmin edici cevaplar sunmanız işinizi olumsuz etkilenebilir.

Üçüncü sebep ise bize okulda öğretilenlerle alakalıdır. Türkiye’de öğrenciler kompozisyon ve sunumlarını giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluştururlar. Bu tür bir ortamda geçen 20 yıllık bir eğitim sürecinin sonunda, içedönük bir karakterin bile konuşma şekli bundan etkilenir. Önce iyi bir başlangıç yapmak istersiniz, meselenin ne olduğunu açıklar, ondan sonra niyetinizi anlatırsınız. Yönetici özeti ve metnin gövdesi, klasik Türk eğitim sisteminde öğretilmez. Gelecek sefer Türkiye’de iş konuşması yapmadan önce lafı dolandıran diyalogların neden bu kadar uzun sürdüğünün bir düşünün.

personel alımı 2016, memur alımı 2016, memur forum, memurlar.net, kpss, kaç puan,eleman.net, secretcv, kariyer.net, açıklandı mı, yenibiris.com, memurhaber.com, hürriyet gazetesi iş ilanları, takvim gazetesi, posta gazetesi iş ilanları sitesi.