Türkiye’de 513 bin hemşire olması gerekiyor

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, OECD’de yüz bin kişiye düşen hemşire sayısı ortalamasının 875, AB’de 836, Türkiye’de ise 197 olduğunu belirtti.

ANKARA – Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye’nin sadece doktor değil, sağlık personelinde de çok ciddi insan kaynağı açığı bulunduğunu, AB ve OECD ortalaması ile karşılaştırıldığında dahi çok gerilerde bulunulduğunu söyledi. Önder Kahveci, hemşirelerle ilgili yaptıkları anket çalışmalarının sonuçlarını açıkladığı basın toplantısında, sağlık personelinin motivasyonunu kaybettiğini ve performansa dayalı ödeme sisteminin kendilerini desteklemediğini söyledi.

Anket çalışmasında en öncelikli sorunların çalışma şartları, ücretler ile sözlü-fiziki şiddetin ön plana çıktığını belirten Kahveci, hemşireler başta olmak üzere sağlık çalışanlarının ciddi motivasyon kaybı yaşadığını vurguladı. Kahveci, hemşire ve ebelere yönelik anket çalışmalarının ardından, bütün sağlık çalışanlarını kapsayacak bir memnuniyet araştırması yapacaklarını ve bu üç çalışmanın sonuçlarını ve çözüm önerilerini kitap haline getirerek başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere bütün ilgililere sunacaklarını kaydetti.

Sağlıkta çalışma şartlarının ağırlığındaki ana etkenlerden birinin personel yetersizliği olduğunu, OECD, AB ve Türkiye’ye ilişkin veriler karşılaştırıldığında ciddi sayıda personel açığının görüldüğünü anlatan Kahveci, OECD’de yüz bin kişiye düşen hemşire sayısı ortalamasının 875, AB’de 836, Türkiye’de ise197 olduğunu belirtti. Bu veriler üzerinden yapılan hesaplamaya göre OECD ortalamasını yakalayabilmesi için Türkiye’nin 513 bin hemşiresi olması gerektiğini kaydeden Kahveci ortalamanın yarısına ulaşmanın da çözüm olduğunu söyledi.

Türkiye’de insan kaynağı planlamasına ivedilikle ihtiyaç bulunduğunu belirten Kahveci, doktor açığının tedrici kapatılması için tıp fakültesi sayısı artırıldığını, hemşirelikle ilgili özel sektörle birlikte sağlık meslek liselerinin sayısının artırıldığını, ancak birden bire sayı çok arttınca şimdi durdurulduğunu dile getirdi. Kahveci, Türkiye’nin ciddi bir insan kaynağı planlamasına ihtiyacı olduğunu ve bunun hızla yapılması gerektiğini söyledi.

Hemşirelerin yüzde 66.68’i mobbinge uğradığını söyledi 

Hemşirelerin, çalışma hayatına ilişkin en büyük endişesinin yüzde 36.8 ile amirlerinden baskı görmek olduğunu belirten Kahveci, 22.64 ile iş güvencesi endişesinin ikinci sırada geldiğini, bunu da yüzde 18.58 ile şiddet görme endişesinin izlediğini belirtti. Amir baskısının görüldüğü bir diğer unsurun da mobbing (çalışma koşullarının ağırlaştırılarak baskı kurulması-yıldırma) olduğunu kaydeden Kahveci, hemşirelerin yüzde 66.68’inin mobbinge uğradığını beyan ettiğini söyledi.

Ankete verilen yanıtlara göre, hemşirelerin yüzde 62.3’ünün son 1 yıl içinde en az bir kez olmak üzere sözlü ya da fiili şiddete maruz kaldığını belirten Kahveci, şiddet konusunun TBMM Komisyonu’nda da tartışılarak öneriler oluşturulmasına rağmen, cezaların artırılması ve tutuklu yargılama dışında bir çözümün uygulanmadığını kaydetti. Kahveci, hasta yakınlarının acil servislere girişinin engellenmesi, acil servislerin disiplin ve güvenliğinin artırılması gerektiğini söyledi.

Personel eksikliği %41.5 ile ilk sırada 

Çalışma koşullarını ağırlaştıran faktörler arasında yüzde 41.55 ile personel eksikliğinin, yüzde 23.95 ile ücret düşüklüğünün geldiğini vurgulayan Kahveci, özellikle hemşire ücretlerindeki düşüklüğün taşınamaz boyuta geldiğini, döner sermaye kaynaklı performans ödemelerinin hemşireler için çok düştüğünü söyledi. Kahveci, hemşirelerin çok yoğun nöbet tutan bir çalışma ortamı olduğunu, buna karşın ankette sadece yüzde 15.76’sının çalıştığı yerlerde kreş bulunduğunu, sağlık personelinin ailesine vakit ayırabilmesinin ve çocuklarıyla bir arada olabilmesinin neredeyse imkansız hale geldiğini kaydetti.

MEHMET KAYA / DÜNYA GAZETESİ