Üniversiteye çökmüşler!


Kastamonu Üniversitesi‘ndeki yönetim değişikliği, üniversitede örülen yolsuzluk yumağını deşifre etti. Rektör Seyit Aydın‘ın görevlendirmesiyle işe başlayan Genel Sekreter Muhiddin Sağlam, öldürüldüğü güne dek, bazı memur ve şeflerin maaşlarıyla orantısız şekilde zenginleştiğini belirleyip skandalı ortaya çıkardı.

milyoner memur oldular.

LEVENT KEMAL / YENİ ŞAFAK

Kastamonu Üniversitesi’nde 2011 yılında rektörlük görevine gelen Prof. Dr. Seyit Aydın, eski yönetimin icraatını mercek altına alınca, bir diziyolsuzluk günyüzüne çıktı. Prof. Aydın ve daha sonra bir cinayete kurban giden Genel SekreterMuhiddin Sağlam’ın üniversitede göreve başlamasından sonra başlattıkları incelemede çok çarpıcı sonuçlara ulaşıldı. Bazı görevli, memur ve şeflerin kaynağı belirsiz gelirleri masaya yatırıldı. İhalelerdeki farklar sorgulandı. Üniversite çalışanlarının aldıkları maaşların kat kat üzerindeki mal varlıkları ortaya çıkarıldı.

MİLYONER MEMURLAR

Sağlam’ın incelemeleri ve idari süreçle başlayan araştırma sonucunda Yapı İşleri ve Teknik Daire eski Başkanı E.Ç’nin yarım milyon liraya varan malvarlığı dikkat çekti. E.Ç’nin daire başkanı olduğu dönemde aldığı 1844 lira maaş ile malvarlığında bildirmediği 2012 model lüks aracı 334 bin liraya nasıl aldığı bilinmiyor. E.Ç’nin raporlarda Konutkent İnşaat Limited Şirketi’ne yüzde 33 oranında ortak olduğu, ancak bu ortaklığı da bildirmediği anlaşıldı. Özser Yapı Limited Şirketi’ne de yüzde 33 oranında ortak olan E.Ç, bu ortaklığa 2008 yılında girdi. E.Ç, bu zaman zarfında 1844 liradan daha az maaş alıyordu. Hızla zenginleşen E.Ç., 2012 yılında beş adet gayrimenkul birden aldı ve bunları da mal beyanlarında gizledi. Bu gayrimenkullerin değeri raporlarda 240 bin lira olarak geçiyor.

ESKİ GENEL SEKRETER

Prof. Seyit Aydın ve Muhiddin Sağlam’ın başlattığı yolsuzlukla mücadele sürecinde yapılan incelemelerde eski genel sekreter M.G. de dikkat çeken isimlerden biri. M.G. hakkındaki ilk şüpheler 2010 yılında aldığı lüks araç ile başladı. Aracı kredi ile aldığını savunan M.G.’nin böyle bir kredi borcu olmadığı yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Yapılan araştırmalarda M.G.’nin genel sekreterliği sırasında yapılan ihaleler de incelendi. İhalelerde genel olarak yüzde 20’lik bir fark gözetilmesi nedeniyle M.G.’nin hesapları masaya yatırıldı.

PARAVAN HESAPLAR

M.G.’nin hesaplarındaki para trafiği, araştırmalar sonucu açığa kavuştu. İncelemede M.G.’nin ihalelerdeki farktan oluşan paraları farklı hesaplara böldüğü anlaşıldı. Z.C., N.Y. ve F.M. isimlerine açılan hesaplara düzenli para transferi yapılarak M.G’nin maaşının çok üstünde bir gelire sahip olduğu anlaşıldı. Araştırma, ilginç bilgileri de gözler önüne serdi. Buna göre M.G, üniversite bilgisayarları aracılığıyla mesai saatlerinde ücretli bahis sitelerine girdi. İki yıl içinde üniversite bilgisayarından 8500 kere bahis oynadı. M.G, bahis aracılığı ile kazandığı paraları da beyan etmedi. M.G. ve E.Ç’nin, aldıkları maaşlarla orantısız gayrimenkul ve banka hesabı varlıklarının yanısıra yurtdışına çıkışları da dikkat çekti. E.Ç., üç yıl içinde 56, M.G. ise 35 kez yurtdışına çıkmış. Bu zaman zarfında aldıkları maaşlar ile kıyaslanan bu harcamalar arasındaki kaynaklar ikili tarafından açıklanamıyor.

Tepeden tırnağa herkes zengin

Üniversitedeki yolsuzluk çarkında dikkat çeken birçok isimden biri de N.B. oldu. Bir önceki dönemrektörünün şoförü olan N.B.’nin 990 lira maaş ile hem araba hem motor hem de iki evi nasıl satın alabildiği merak konusu. Diğer bir örnek ise üniversitede şoför olarak işe başlayan ve daire başkanlığına kadar yükselen M.Ş.. Sağlık ve Kültür Dairesi eski Başkanı M.Ş.’nin eşinin de Personel Daire Başkanı olduğu öğrenildi. Ş. ailesinin, sahip olduğu üç arabayı ve Ankara’daki gayrımenkulleri resmi olarak neden beyan etmedikleri de merak konusu.

MAHKEME TEMİZLEDİ

Kastamonu’da yolsuzlukların diğer ucunda adı geçen firma ise Nursu Temizlik. M.G. ve E.Ç. döneminde pek çok ihale alan şirket açıklama yapmaktan kaçınıyor. Firma sahiplerinden Kısmet Keşçioğlu’nun 2009 yılında ihaleye fesat karıştırmaktan başlatılan soruşturmada tutuklanması ve 2013 Şubat’ında 28 yıl 14 hapis cezası alması ise soru işaretlerini daha da artırdı. Üniversitedeki incelemeler, Muhiddin Sağlam’ın 2012 Aralık ayında öldürülmesinden sonra da devam etti. Adı geçen kişiler görevlerinden alındı. Ancak idari yargı, görevden alınan kişiler için ‘üstünün kararını uyguladı’ derken, üst kademe yöneticiler için de ‘alt kademenin hatası’ diyerek yolsuzlukları temize çekti.

Cinayete kurban gitti

Kastamonu Üniversitesi’nde Rektör Seyit Aydın döneminin başlaması ile Genel Sekreter olarak göreve başlayan Muhiddin Sağlam, yolsuzlukların önüne geçmek için çalışıyordu. Bu çalışmalar sırasında geriye dönük kontrollerde rastlanılan usülsüzlükler nedeniyle inceleme başlattı. İnceleme sonucunda birçok memur, şef ve daire başkanının kaynakları belirsiz gelirlere sahip olduğu ortaya çıktı. Sağlam, idari soruşturmalar ile yolsuzluğa bulaşanları görevden aldı. Sağlam, daha sonra 27 Aralık 2012’de evinin önünde öldürüldü.


Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.